Basit bir kan testi, 6 yıl sonraki hafıza sorunlarına dair ipucu verebilir
Miami Üniversitesi Miller Tıp Okulu'nda yürütülen yeni bir araştırma, kanda tespit edilen p-tau181 ve GFAP biyomarkerlerinin, Alzheimer hastalığına bağlı hafıza kaybı riskini semptomlar başlamadan 6 yıl önce belirleyebileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, bu bulguların erken teşhis ve önleyici tedaviler için kritik bir adım olabileceğini vurguladı.

Miami Üniversitesi Miller Tıp Okulu'ndan bilim insanları, Alzheimer hastalığına ilişkin yürüttükleri kapsamlı bir araştırmada, kan yoluyla yapılan biyomarker testlerinin, hafıza kaybı gibi bilişsel bozulma riskini semptomlar başlamadan yıllar önce tespit edebileceğini duyurdu. 2016 ve 2022 yılları arasında 1.170 katılımcı üzerinde yapılan çalışmada, özellikle p-tau181 ve GFAP biyomarkerlerinin, gelecekteki bilişsel sorunların erken habercisi olabileceği gösterildi. Araştırma, Alzheimer'ın biyolojik belirtilerinin hafıza kaybı gibi klinik semptomlardan çok daha önce ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.
Miami Üniversitesi ekibi: p-tau181 ve GFAP erken teşhis için umut verdi
Alzheimer & Demans: Tanı, Değerlendirme ve Hastalık İzleme dergisinde yayımlanan araştırmanın merkezinde, kan testleriyle ölçülen dört farklı biyomarker yer aldı. Miami Üniversitesi'nden uzmanlar, p-tau181 ve GFAP'ın yanı sıra Aβ42/40 ve NfL biyomarkerlerini de inceledi. Katılımcıların ortalama yaşı 73 olarak belirlenirken, 2016 yılında alınan kan örnekleriyle yapılan analizler, altı yıl sonraki bilişsel performansla ilişkilendirildi. Özellikle p-tau181 seviyesinin yüksek olduğu bireylerde, altı yıl sonra hafıza ve genel biliş puanlarının daha düşük olduğu tespit edildi. GFAP ise yalnızca hafıza kaybı ile değil, yürütücü işlev ve genel bilişsel performansla da bağlantılı çıktı. Araştırmacılar, p-tau181 ve GFAP biyomarkerlerinin birlikte değerlendirilmesinin, Alzheimer riskini öngörmede daha etkili olabileceğini belirtti. Bu bulgu, hastalığın erken teşhisi ve müdahalesi açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
O'Shea: 'Kan testiyle gelecekteki bilişsel hassasiyet öngörülebilir'
Çalışmada görev alan bilişsel nörolog Deirdre O'Shea, p-tau181 biyomarkerinin ilk kan alımında hafıza ile doğrudan ilişkili olmadığını, ancak altı yıl sonra yapılan testlerde hafıza performansını öngörebildiğini açıkladı. O'Shea, biyomarker seviyelerinin sadece pozitif veya negatif olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, geniş bir aralıkta incelendiğinde daha kapsamlı bilgiler sunduğunu ifade etti. Araştırmada, katılımcıların çoğunda bilişsel sorun bulunmazken, bazıları hafif bilişsel bozulma veya demans tanısı aldı. Ancak, bilişsel olarak normal olan grupta da benzer biyomarker-biliş ilişkileri gözlendi. Bu durum, kan testiyle tespit edilen biyomarkerlerin, henüz semptom göstermeyen kişilerde bile gelecekteki bilişsel bozulma riskini gösterebileceğine işaret ediyor. O'Shea, biyomarkerlerin hafıza, yürütücü işlev ve diğer bilişsel beceriler üzerinde ayrı ayrı etkilerinin analiz edilmesinin, hastalığın seyrini daha iyi anlamaya yardımcı olacağını vurguladı.
Alzheimer için tek bir 'en iyi' kan testi olmayabilir
Araştırma ekibi, elde edilen sonuçların Alzheimer hastalığının erken teşhisinde devrim niteliğinde olabileceğini belirtirken, tek bir kan testinin tüm yaş grupları ve hastalık evreleri için yeterli olmayabileceğine dikkat çekti. Farklı biyomarkerlerin, farklı yaşlarda ve farklı hastalık evrelerinde öne çıkabileceği ifade edildi. Bilim insanları, ilerleyen dönemde kan testlerinin bilişsel testlerle birlikte daha sık ve düzenli aralıklarla yapılmasının, hastalığın ilerleyişini daha net ortaya koyacağını düşünüyor. Ayrıca, p-tau181 ve GFAP biyomarkerlerinin gerçek Alzheimer vakaları ve diğer demans türleriyle karşılaştırılması gerektiği vurgulandı. Bu sayede, testlerin doğruluğu ve güvenilirliği artırılabilir. Araştırmacılar, erken teşhis ve önleyici tedaviler için bu tür biyomarker testlerinin yaygınlaşmasının, toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Sonuç olarak, Miami Üniversitesi'nde yürütülen bu çalışma, kanda tespit edilen p-tau181 ve GFAP biyomarkerlerinin, Alzheimer hastalığına bağlı hafıza kaybı ve bilişsel gerileme riskinin yıllar öncesinden saptanabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu bulguların erken teşhis, kişiye özel tedavi ve önleyici sağlık politikaları geliştirilmesi için önemli bir fırsat sunduğunun altını çiziyor. Gelecekte yapılacak daha geniş ve uzun süreli araştırmalarla, kan testiyle Alzheimer riski belirleme yöntemlerinin daha da geliştirilmesi hedefleniyor.
- Popüler Haberler -
Meteorolojiden 12 il için kuvvetli sağanak uyarısı: Sel ve su baskınına karşı alarm verildi
Çamaşırlarınızı kurutucuya atmadan önce bunu yapın! Uzmanlar neden öneriyor?
Plan yapanlar dikkat! Meteorolojiden kuvvetli yağış alarmı: İl il uyardı
Sıcak havaya alışanlar dikkat: Soğuk sürpriz kapıda! Termometreler 5-6 derece düşecek
Soruşturmada kritik gelişme: Bebek eşyaları Büşra'ya mı ait?
Genç kadının sır ölümü! Tatil için gittiği Karadağ'da ölü bulundu



