ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bu şeker süper bakterilere karşı çare olabilir mi? Avustralyalı ekipten çarpıcı buluş

Deniz Zeybek - | Son Güncelleme Tarihi:
Bu şeker süper bakterilere karşı çare olabilir mi? Avustralyalı ekipten çarpıcı buluş

Avustralya'da bilim insanları, antibiyotiklere dirençli süper bakterilere karşı yalnızca bakterilerde bulunan özel bir şeker molekülünü hedef alan yeni bir immünoterapi geliştirdi. Bu yenilikçi yaklaşım, hastane enfeksiyonlarına karşı umut vadediyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Avustralya'da yürütülen kapsamlı bir araştırma, antibiyotiklere karşı direnç geliştiren ve hastanelerde ciddi sağlık tehditlerine yol açan süper bakterilere karşı yeni bir umut doğurdu. Bilim insanları, yalnızca bakteriyel hücrelerde bulunan ve insan vücudunda bulunmayan özel bir şeker molekülünü hedefleyen antikorlar tasarlayarak, çoklu ilaç direncine sahip enfeksiyonlara karşı etkili bir immünoterapi yöntemi geliştirdi. Bu gelişme, özellikle hastane kaynaklı enfeksiyonların tedavisinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Bakteriyel şeker: süper bakterilere karşı yeni hedef

Çalışmanın merkezinde yer alan "bakteriyel şeker" kavramı, antibiyotik direnciyle mücadelede yeni bir strateji sunuyor. Araştırmada, yalnızca bakteriler tarafından üretilen ve insan hücrelerinde bulunmayan pseudaminik asit adlı şeker molekülü hedef alındı. Bu molekül, birçok tehlikeli patojenin dış yüzeyinde yer alıyor ve bakterilerin bağışıklık sisteminden kaçmasına yardımcı oluyor. Bilim insanları, insan vücudunda bulunmayan bu şekerin, sağlıklı hücrelere zarar vermeden yalnızca bakterileri hedef alacak tedaviler için ideal bir anahtar kelime olduğunu vurguladı. Bu sayede, immünoterapi uygulamalarında yan etki riski en aza indirilirken, tedavi etkinliği de artırılmış oldu.

Avustralya'daki ekip, bakteriyel şekeri ve bu şekerle kaplanmış peptitleri laboratuvar ortamında sentezleyerek, molekülün üç boyutlu yapısını ayrıntılı biçimde analiz etti. Bu analizler, bakteriyel şekerin farklı patojenlerdeki rolünü ve yapısını anlamak açısından büyük önem taşıyor. Elde edilen bilgiler ışığında, "pan-spesifik" olarak adlandırılan ve birçok farklı bakteri türünde aynı şeker molekülünü tanıyabilen özel bir antikor geliştirildi. Bu antikor, laboratuvar ortamında yapılan deneylerde, özellikle çoklu ilaç direncine sahip Acinetobacter baumannii bakterisini etkili şekilde ortadan kaldırdı. Söz konusu bakteri, hastane kaynaklı zatürre ve kan dolaşımı enfeksiyonlarının başlıca sebepleri arasında yer alıyor ve mevcut antibiyotik tedavilerine karşı yüksek direnç gösteriyor.

Antikor tabanlı immünoterapide yeni dönem

Geliştirilen yeni antikor, bakteriyel şeker molekülüne bağlanarak bağışıklık sistemine saldırgan patojeni yok etmesi için sinyal gönderiyor. Bu yaklaşım, özellikle antibiyotiklerin yetersiz kaldığı durumlarda pasif immünoterapi olarak adlandırılan bir tedavi seçeneği sunuyor. Pasif immünoterapide, hastalara doğrudan hazır antikorlar verilerek, bağışıklık sisteminin yanıt vermesini beklemeden enfeksiyonun hızlıca kontrol altına alınması hedefleniyor. Bu yöntem, hem mevcut enfeksiyonların tedavisinde hem de yoğun bakım gibi riskli ortamlarda savunmasız hastaların korunmasında önemli avantajlar sağlıyor.

Çalışmanın yürütücülerinden Profesör Richard Payne, kimyasal sentezi biyokimya, immünoloji, mikrobiyoloji ve enfeksiyon biyolojisiyle birleştirerek bakteriyel şekerlerin hassas biçimde sentezlenebildiğini ve bu sayede yüksek özgüllüğe sahip antikorların geliştirilebildiğini belirtti. Profesör Ethan Goddard-Borger ise, çoklu ilaç dirençli Acinetobacter baumannii'nin dünya genelinde modern hastanelerde kritik bir tehdit oluşturduğunu ve yeni geliştirilen antikorun yaşam kurtarıcı pasif immünoterapilerin önünü açtığını ifade etti. Doçent Profesör Nichollas Scott da, bakteriyel şekerlerin patojenlerin hastalık yapıcı özellikleri açısından merkezi rol oynadığını ve geliştirilen antikorların, bu moleküllerin farklı bakterilerdeki dağılımını haritalamada önemli bir araç sunduğunu vurguladı.

Klinik uygulamalara doğru: antimikrobiyal dirençle mücadelede yeni adım

Avustralyalı araştırmacılar, elde ettikleri bulguları önümüzdeki beş yıl içinde klinik testlere taşımayı ve çoklu ilaç dirençli A. baumannii'ye karşı kullanılabilecek antikor bazlı tedaviler geliştirmeyi hedefliyor. Bu hedefin gerçekleşmesi, ESKAPE patojenleri olarak bilinen ve hastanelerde ciddi enfeksiyonlara yol açan en tehlikeli bakteri gruplarından birine karşı önemli bir başarı anlamına gelecek. Ayrıca, antimikrobiyal dirence karşı yürütülen küresel mücadelede de kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Yeni geliştirilen antikor tabanlı immünoterapinin, mevcut antibiyotiklerin etkisiz kaldığı durumlarda alternatif bir tedavi seçeneği sunması bekleniyor. Özellikle yoğun bakım ünitelerinde ve bağışıklık sistemi zayıf hastalarda, bakteriyel şeker molekülünü hedef alan bu yaklaşımın, enfeksiyonların yayılmasını önlemede ve ölümcül vakaların azaltılmasında etkili olacağı öngörülüyor. Ayrıca, bu teknoloji sayesinde bakterilerin hastalık yapıcı mekanizmaları daha ayrıntılı biçimde incelenebilecek ve yeni tanı yöntemleri geliştirilebilecek.

Sonuç: bakteriyel şeker odaklı tedavilerde yeni bir çağ başlıyor

Avustralya'da geliştirilen ve bakteriyel şeker molekülünü hedef alan bu yenilikçi immünoterapi yöntemi, antibiyotik direncine sahip süper bakterilere karşı mücadelede umut verici bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, temel moleküler bilgiyi gerçek dünya uygulamalarına dönüştürerek, sağlık sistemindeki en savunmasız hastaları korumayı amaçlıyor. Önümüzdeki dönemde klinik uygulamalara geçilmesiyle birlikte, hastane enfeksiyonlarının önlenmesi ve tedavisinde önemli ilerlemeler kaydedilmesi bekleniyor. Bu gelişme, antibiyotik direnciyle mücadelede küresel ölçekte yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.


Etiketler:
süper bakteri antibiyotik direnci immünoterapi bakteriyel şeker Avustralya