ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

3 binden fazla kuş türü incelendi! Şarkıların temelinde aynı sekiz ses var

Talha Gül - | Son Güncelleme Tarihi:
3 binden fazla kuş türü incelendi! Şarkıların temelinde aynı sekiz ses var

Fransa'nın Saint-Étienne kentinde yürütülen kapsamlı bir araştırma, dünya genelinde 3.160 ötücü kuş türünün şarkılarının yalnızca sekiz temel sesten oluştuğunu ortaya koydu. Quentin Bacquelé liderliğindeki ekip, yağmur ormanlarından ılıman bölgelere kadar kuşların ses repertuvarını analiz ederek, kuş şarkılarında habitatın ve soyun belirleyici rol oynadığını gösterdi.

Fransa'nın Saint-Étienne kentindeki ENES Biyoakustik Araştırma Laboratuvarı'nda Quentin Bacquelé önderliğinde gerçekleştirilen yeni bir bilimsel araştırma, dünya genelinde ötücü kuşların şarkılarında şaşırtıcı bir ortaklık bulunduğunu gözler önüne serdi. Bacquelé ve uluslararası ekibi, 3.160 farklı şarkı kuşu türüne ait tam 116.792 ses kaydını inceleyerek, tüm bu kuşların şarkılarını yalnızca sekiz temel ses kategorisiyle oluşturduğunu tespit etti. Bu sekiz temel sesin, trillerden ıslıklara, karmaşık harmonik yığınlardan kaotik notalara kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsadığı belirtildi. Araştırmanın sonuçları, kuş şarkılarının evrensel bir dil gibi çalıştığını ve farklı kıtalardaki türlerin bile aynı ses yapılarını kullandığını gösterdi. Bu bulgular, kuş şarkılarının çeşitliliğinin ardındaki biyolojik ve çevresel dinamiklere dair önemli ipuçları sundu.

Quentin Bacquelé: 'Sekiz temel ses tüm dünyada geçerli'

Kuş şarkıları üzerine bugüne kadar yapılmış en kapsamlı analizlerden biri olan bu çalışma, Quentin Bacquelé ve ekibinin titiz veri toplama ve sınıflandırma süreciyle öne çıktı. Araştırmacılar, xeno-canto adlı halka açık bir arşivden elde edilen binlerce kaydı detaylı şekilde inceledi. Sekiz temel sesin üçü trillerden oluşuyor: yavaş, hızlı ve ultra hızlı. Diğer üçü ise ıslık: düz, yavaşça bükülen ve hızlıca bükülen. Kalan iki kategori ise kaotik notalar ve harmonik yığınlar olarak tanımlandı. Bacquelé'nin ekibi, bu sekiz sesin her birinin kuş türleri arasında tıpkı heceler gibi birleştirilerek kullanıldığını belirtti. Ortalama bir kuş türü, bu seslerden 4,6 tanesini kullanıyor ve şarkıların yüzde 65'i birden fazla sesi bir araya getiriyor. Özellikle bazı türler, şarkılarının yüzde 80'inden fazlasında tek bir sesi tercih ederken, diğerleri daha dengeli ve çeşitli kombinasyonlar sunuyor. Büyük baştankara gibi türler, iki sesi tekrar tekrar kullanırken, çöl kuytusu veya siyah kuş gibi türler çok daha fazla ses çeşitliliği sergiliyor. Bu bulgular, kuş şarkılarının evrimsel ve ekolojik süreçlerle nasıl şekillendiğine dair yeni soruları gündeme getirdi.

Yağmur ormanlarında sade kuş şarkıları öne çıkıyor

Araştırmada öne çıkan bir diğer önemli bulgu, habitat koşullarının kuş şarkılarındaki ses tercihini doğrudan etkilediği oldu. Yoğun yağmur ormanlarında, ağaçların ve yaprakların ses dalgalarını dağıtması, yankıların notalar arasındaki sessizliği bulanıklaştırması ve böceklerin ya da rakip kuşların ortamı doldurması nedeniyle, kuşlar daha sade ve net duyulan sesleri tercih ediyor. Bacquelé'nin ekibi, düz ıslıklar ve yavaş trillerin Amazon, Kongo Havzası ve Güneydoğu Asya gibi ormanlarda baskın olduğunu ortaya koydu. Elde edilen verilere göre, düz ıslıkların yerel varyasyonunun yüzde 47'si, yavaş trillerin ise yüzde 43'ü doğrudan habitat türüne bağlı. Ekip, nemin kuş şarkılarının yapısında belirleyici bir faktör olduğunu vurguladı. İnsan etkisinin yoğun olduğu bölgelerde ise, uzaktan duyulabilen bu basit seslerin kullanımının azaldığı gözlemlendi. Özellikle Avrupa ve Hindistan gibi uzun süredir insan faaliyetinin yoğun olduğu alanlarda, kuşların ses repertuvarı belirgin şekilde değişti. Bu durum, habitat değişikliklerinin kuş şarkılarını nasıl etkilediğine dair önemli bir kanıt sundu.

Ilıman bölgelerde kuşlar karmaşık sesler kullanıyor

1975 yılında E. S. Morton'un ortaya koyduğu teoriye göre, bir kuşun yaşadığı habitat, ses repertuvarını şekillendiriyor. Bacquelé'nin bulguları, yağmur ormanlarında bu teoriyi doğrularken, ılıman bölgelerde farklı bir tablo ortaya çıkardı. Avrupa ve kuzey Asya'da yaşayan kuşlar, hızlı modüle edilen ıslıklar ve ultra hızlı triller gibi karmaşık ve fiziksel olarak üretimi zor sesleri daha sık kullanıyor. Araştırmacılar, bu durumun iki temel nedeni olabileceğini düşünüyor. İlk olarak, ılıman bölgelerde kuşlar birbirine daha yakın yaşadığından, şarkıların uzak mesafelere ulaşması gerekmiyor. İkinci olarak ise, kısa üreme sezonlarında eşler için daha yoğun bir rekabet yaşanıyor ve bu da hızlı, karmaşık şarkıların avantaj sağlamasına yol açıyor. Hızlı ve karmaşık şarkıların üretimi, kuşun fiziksel kapasitesinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle, bu tür şarkıları başarıyla söyleyebilen kuşlar, potansiyel eşlerine üstünlük sinyali veriyor. Bacquelé'nin ekibi, bu karmaşık seslerin özellikle küçük kuşlarda ve çok eşli sistemlerde daha sık görüldüğünü de belirtti.

Soy ve yaşam tarzı kuş şarkılarını şekillendiriyor

Bacquelé'nin ekibi, kuş şarkılarındaki varyasyonun yüzde 82'sinin ortak soydan, kalan yüzde 18'inin ise yaşam tarzı ve davranışsal özelliklerden kaynaklandığını saptadı. Şarkı kuşlarının şarkılarını yetişkinlerden öğrenmeleri, aile benzerliğinin zayıf olmasına yol açıyor. Araştırmacılar, sosyal davranışların, vücut büyüklüğünün, gaga şeklinin ve çiftleşme sisteminin kuş şarkılarında belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Uzun mesafelerde seslenen kuşlar, şarkılarının yaklaşık yüzde 5'inde düz ıslıklar ve yavaş triller kullanırken, daha büyük kuşlar basit sesleri daha sık tercih ediyor. Yan yana yaşayan türlerin ise, şansa göre daha benzer sesler çıkardığı gözlemlendi. Hatta en kalabalık bölgelerde bile, komşu türler sekiz sesi birbirleri arasında paylaşarak, seslerin birbirine karışmasını ve iletişimin bozulmasını önlüyor. Bu bulgular, kuş şarkılarının evrimsel geçmişi ve ekolojik uyum süreçleri hakkında yeni bilgiler sundu.

Kuşlar sekiz sesi nasıl algılıyor? Bilimsel testler gündemde

Çalışmada ortaya çıkan sekiz temel ses kategorisinin, bilgisayar analizleriyle belirlendiği, ancak kuşların bu sesleri nasıl algıladığı henüz kesinleşmiş değil. Kopenhag Üniversitesi'nden Elodie Briefer, Science dergisindeki yorumunda, sahada yapılacak geri çalma testlerinin eksikliğine dikkat çekti. Araştırmacılar, gönüllüler tarafından yapılan kayıtların doğruluğuna özen gösterdi ve yalnızca yüksek kaliteli dosyaları analiz etti. Buna rağmen, analiz edilen kayıtlar passerine ailesinin yüzde 80'inden fazlasını ve tüm ötücü kuş türlerinin yarısından fazlasını kapsadı. Bacquelé'nin ekibi, analiz edilen tüm ses kliplerini Nisan ayında Zenodo'ya yükleyerek, analiz kodlarıyla birlikte bilim dünyasının erişimine açtı. Ayrıca, sekiz temel sesi dinlemeye olanak tanıyan interaktif bir web aracı da yayımlandı. Bu kaynaklar, gelecekte kuşların gerçekten bu sekiz sesi nasıl algıladığını test etmeye yardımcı olacak. Araştırmanın sonuçları, hem kuş şarkıları üzerine çalışan bilim insanlarına hem de doğa gözlemcilerine yeni bir bakış açısı kazandırdı.

Sonuç olarak, Quentin Bacquelé ve ekibinin yürüttüğü bu kapsamlı araştırma, kuş şarkılarının yapısında evrensel bir düzen bulunduğunu ve sekiz temel sesin dünya genelinde kuşlar arasında ortak bir dil oluşturduğunu gösterdi. Habitat koşulları, soy ilişkileri ve yaşam tarzı gibi faktörlerin kuş şarkılarını şekillendirmede önemli rol oynadığı anlaşıldı. Araştırmanın yayımlanan verileri ve interaktif araçları, bu alandaki yeni çalışmalar için sağlam bir temel oluşturuyor. Kuş şarkılarının ardındaki bu evrensel kodun çözülmesi, hem ekoloji hem de evrimsel biyoloji açısından büyük bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
kuş şarkıları bioakustik Quentin Bacquelé yağmur ormanı şarkı kuşları