ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Uzmanlar uyarıyor! D vitamini fazlalığına dikkat!

Ada Kahriman - | Son Güncelleme Tarihi:
Uzmanlar uyarıyor! D vitamini fazlalığına dikkat!

Son yıllarda artan D vitamini takviyesi kullanımı, aşırı alımın yol açabileceği sağlık risklerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, D vitamini fazlalığının ciddi belirtilerle kendini gösterebileceği ve mutlaka tıbbi gözetim gerektirdiği konusunda uyarıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

D vitamini takviyesi kullanımı giderek yaygınlaşırken, aşırı alımın yol açabileceği sağlık sorunları da dikkat çekiyor. D vitamini, kemik sağlığının korunmasında ve bağışıklık sisteminin desteklenmesinde önemli rol oynasa da, fazla miktarda alınması halinde vücutta çeşitli olumsuz etkiler ortaya çıkabiliyor. Özellikle bilinçsizce ve uzun süreli takviye kullanımı, D vitamini toksisitesi adı verilen ve ciddi sağlık problemlerine yol açabilen bir duruma neden olabiliyor. Uzmanlar, D vitamini fazlalığının başta bulantı, iştah kaybı, kafa karışıklığı ve depresyon gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini, bu nedenle takviye kullanımında mutlaka doktor kontrolünün şart olduğunu vurguluyor.

D vitamini toksisitesinin belirlenmesi ve kan düzeylerinin önemi

D vitaminin vücutta aşırı birikimi, kan testleriyle tespit edilebiliyor. Normalde serumda D vitamini düzeylerinin 30 ile 60 ng/mL arasında olması yeterli kabul edilirken, 100 ng/mL'nin üzerindeki değerler yüksek, 150 ng/mL'nin üzerindeki seviyeler ise toksik olarak değerlendiriliyor. Türkiye'de de son yıllarda artan takviye kullanımıyla birlikte, sağlık kuruluşlarına D vitamini fazlalığı şikayetiyle başvuranların sayısında artış gözleniyor. Uzmanlar, güneş ışığıyla alınan D vitamininin toksisiteye yol açmadığını, ancak yüksek dozda ve uzun süreli takviye kullanımının ciddi riskler taşıdığını belirtiyor. Özellikle reçetesiz ve kontrolsüz şekilde alınan D vitamini preparatları, yanlış doz uygulamaları ve sağlık profesyoneli gözetimi olmadan yapılan takviyeler, toksisite vakalarının temel nedenleri arasında yer alıyor. Bu nedenle, kan düzeylerinin düzenli olarak izlenmesi ve takviye ihtiyacının mutlaka hekim tarafından belirlenmesi gerekiyor.

Yüksek kalsiyum seviyeleri ve vücutta yol açtığı sorunlar

D vitamininin en önemli işlevlerinden biri, bağırsaklardan kalsiyum emilimini artırmak. Ancak aşırı D vitamini alımı, kanda ve idrarda kalsiyum seviyelerinin yükselmesine (hiperkalsemi ve hiperkalsiüri) yol açabiliyor. Normalde kan kalsiyum düzeyleri 8,4 ile 10,2 mg/dL arasında olmalı. 10,5 mg/dL'nin üzerindeki değerler hiperkalsemi olarak tanımlanıyor ve bu durum, hayatı tehdit edebilecek ciddi komplikasyonlara neden olabiliyor. Hiperkalseminin başlıca belirtileri arasında bulantı, kusma, kas zayıflığı, nöropsikiyatrik bozukluklar, vücut ağrıları, iştah kaybı, dehidrasyon, sık idrara çıkma, aşırı susama ve böbrek taşı oluşumu yer alıyor. Araştırmalar, bu tür komplikasyonların genellikle günde 10.000 IU'dan fazla D vitamini alımıyla ortaya çıktığını gösteriyor. Türkiye'de de bazı hastalarda, özellikle yüksek doz takviye kullananlarda bu tür belirtilerle karşılaşıldığı bildiriliyor. Bu nedenle, D vitamini takviyesi kullananların kalsiyum düzeylerini de düzenli olarak kontrol ettirmeleri büyük önem taşıyor.

Gastrointestinal ve zihinsel belirtiler: Dikkat edilmesi gereken işaretler

Aşırı D vitamini alımı, sindirim sistemi üzerinde de olumsuz etkilere yol açabiliyor. Hiperkalsemiye bağlı olarak bulantı, kusma, iştah kaybı ve kabızlık gibi şikayetler sıkça görülüyor. Bu belirtiler, genellikle D vitamini toksisitesinin ilk işaretleri arasında yer alıyor ve çoğu zaman takviye kullanımının kesilmesiyle birlikte gerileyebiliyor. Ancak, bazı durumlarda daha ciddi nöropsikiyatrik bulgular da ortaya çıkabiliyor. Kafa karışıklığı, ilgisizlik, depresyon, sinirlilik, halüsinasyonlar, psikoz ve ileri vakalarda stupor gibi zihinsel durum değişiklikleri, D vitamini fazlalığının sinir sistemi üzerindeki etkilerini gösteriyor. Özellikle yaşlı bireylerde, bu tür belirtiler daha belirgin olabiliyor ve hastaneye yatış gerektirecek kadar ağır seyredebilir. Uzmanlar, bu tür şikayetlerin görülmesi halinde derhal tıbbi yardım alınması gerektiğini vurguluyor.

Böbrek komplikasyonları ve uzun vadeli sağlık riskleri

D vitamini fazlalığı, böbrek sağlığını da olumsuz etkileyebiliyor. Aşırı D vitamini ve buna bağlı gelişen hiperkalsemi, böbrek fonksiyonlarında azalma, böbrek hasarı, böbrek yetmezliği ve böbrek taşı oluşumu gibi ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Özellikle böbrek hastalığı olan bireylerde, D vitamini takviyelerinin kontrolsüz kullanımı hayati riskler taşıyor. Türkiye'de bildirilen bazı vakalarda, uzun süre yüksek doz D vitamini alan hastalarda akut böbrek hasarı ve kalıcı böbrek yetmezliği geliştiği görülüyor. Örneğin, bir yıl boyunca haftada 50.000 IU D vitamini enjeksiyonu yapılan bir hastada, akut böbrek hasarı ve diğer komplikasyonlar ortaya çıkmış, hızlı tıbbi müdahale ile böbrek fonksiyonları kısmen korunabilmiş. Başka bir vakada ise, yaklaşık 2,5 yıl boyunca günlük 8.000-12.000 IU D vitamini D damlası kullanan bir hastada, tedaviye rağmen kronik böbrek hastalığı gelişmiş. Bu örnekler, D vitamini takviyelerinin mutlaka doktor gözetiminde ve düzenli kontrollerle kullanılması gerektiğini gösteriyor.

Günlük D vitamini ihtiyacı ve doğal kaynaklar

Sağlıklı bireylerde D vitamini ihtiyacı yaşa göre değişiklik gösteriyor. 1-70 yaş arası bireyler için önerilen günlük alım miktarı 600 IU (15 mikrogram), 70 yaş üzerindekiler için ise 800 IU (20 mikrogram) olarak belirlenmiş durumda. Bu miktar, hem besinlerle hem de takviyelerle alınan toplam D vitaminini kapsıyor. D vitamini, doğal olarak en çok yağlı balıklarda (somon, ton balığı, alabalık), sığır karaciğerinde, yumurta sarısında ve ultraviyole ışıkla işlenmiş mantarlarda bulunuyor. Ayrıca, süt ve kahvaltılık tahıllar gibi bazı gıdalara da D vitamini eklenerek zenginleştiriliyor. Türkiye'de güneşli gün sayısının fazla olması, doğal yoldan D vitamini sentezini kolaylaştırsa da, özellikle kış aylarında veya kapalı ortamlarda yaşayan bireylerde eksiklik görülebiliyor. Eksiklik tespit edilen bireylerde, gerekli dozun belirlenmesi ve takviye başlanması için mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurulması öneriliyor.

D vitamini seviyesinin ölçülmesi ve yan etkiler

D vitamini düzeylerinin değerlendirilmesi için kanda 25(OH)D adı verilen metabolitin ölçümü yapılıyor. Bu test, vücuttaki toplam D vitamini miktarını en doğru şekilde yansıtıyor. Kan örneği genellikle kol damarından alınarak laboratuvarda analiz ediliyor ve işlem kısa sürede tamamlanıyor. D vitamini açısından zengin gıdaların tüketimi genellikle güvenli kabul edilse de, takviye olarak alınan yüksek doz D3 vitamini bazı yan etkilere yol açabiliyor. İştah kaybı, kilo kaybı, bulantı, kusma ve kabızlık gibi şikayetler, takviye kullanımına bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Bu tür belirtiler görüldüğünde, takviye kullanımının durdurulması ve bir sağlık profesyoneline danışılması gerekiyor. Türkiye'de de son dönemde bu tür vakaların arttığı, özellikle reçetesiz D vitamini kullanımının yaygınlaşmasının riskleri artırdığı belirtiliyor.

Sonuç: D vitamini takviyelerinde bilinçli kullanım şart

D vitamini, insan sağlığı için vazgeçilmez bir vitamin olmakla birlikte, gereğinden fazla alındığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Türkiye'de artan takviye kullanımı, D vitamini toksisitesi riskini de beraberinde getiriyor. Aşırı alımın yol açabileceği belirtiler ve komplikasyonlar, hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı açısından önemli riskler içeriyor. Bu nedenle, D vitamini takviyeleri yalnızca hekim önerisiyle ve düzenli kan kontrolleriyle kullanılmalı. Herhangi bir yan etki veya alışılmadık belirti görüldüğünde, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması büyük önem taşıyor. Bilinçli ve kontrollü D vitamini kullanımı, hem kemik sağlığının korunması hem de olası komplikasyonların önlenmesi açısından hayati bir gereklilik olarak öne çıkıyor.


Etiketler:
vitamin D sağlık toksisite takviye belirtiler