ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Kahve tüketimi bağırsak bakterilerinde şaşırtıcı artışa yol açıyor

Deniz Zeybek - | Son Güncelleme Tarihi:
Kahve tüketimi bağırsak bakterilerinde şaşırtıcı artışa yol açıyor

Kahve tüketiminin, bağırsaklarda belirli bir bakteri türünün seviyesini ciddi oranda artırdığı ortaya çıktı. Harvard Üniversitesi'nin de aralarında bulunduğu ekip, Lawsonibacter asaccharolyticus adlı bakterinin, kahve içenlerde sekiz kata kadar daha fazla görüldüğünü belirledi.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Son dönemde yapılan kapsamlı bir araştırma, kahve tüketiminin insan bağırsak mikrobiyotasında dikkat çekici bir değişikliğe yol açtığını ortaya koydu. Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu'ndan bilim insanlarının liderliğinde yürütülen çalışmada, kahve içen bireylerin bağırsaklarında Lawsonibacter asaccharolyticus adlı bakterinin seviyesinin, içmeyenlere kıyasla sekiz kat daha fazla olduğu belirlendi. Araştırma, kahvenin yalnızca bir içecek olmanın ötesinde, bağırsak ekosistemini şekillendiren önemli bir etken olabileceğini gösteriyor.

Kahve ve bağırsak mikrobiyotasındaki değişim

Çalışmada, 22.867 yetişkinin dışkı örnekleri detaylı şekilde incelendi ve kahve tüketim alışkanlıkları ile bağırsak bakterileri arasındaki ilişki analiz edildi. Araştırmacılar, özellikle Lawsonibacter asaccharolyticus adlı bakterinin, kahve içenlerde belirgin biçimde arttığını tespit etti. Bu artış, düzenli kahve tüketenlerde sekiz kata kadar ulaşırken, kafeinsiz kahve içenlerde de benzer bir yükseliş gözlemlendi. Bu durum, bakterideki artışın yalnızca kafeinle açıklanamayacağını, kahvenin diğer bileşenlerinin de etkili olabileceğini ortaya koydu. Ayrıca, kahve tüketimi ile bakterinin artışı arasındaki en büyük farkın, hiç kahve içmeyenler ile orta düzeyde tüketenler arasında olduğu belirtildi. Araştırmanın başındaki Mingyang Song, bu kadar net bir birebir eşleşmenin bilim dünyasında nadir görüldüğünü vurguladı.

Kahvenin bağırsak bakterileri üzerindeki doğrudan etkisi

Laboratuvar ortamında yapılan deneyler, kahvenin Lawsonibacter asaccharolyticus bakterisinin büyümesini hızlandırdığını gösterdi. Araştırmacılar, insan dışkısından izole ettikleri bakteri suşlarına hem demlenmiş hem de anlık kahve ekleyerek kolonilerin genişlemesini gözlemledi. Kafeinsiz kahve de benzer şekilde bakterinin çoğalmasını destekledi. İlginç bir şekilde, orta düzeyde kahve tüketimi, yüksek dozlara kıyasla bakterinin büyümesine daha fazla katkı sağladı. Yüksek konsantrasyonlarda ise kahve, bağırsakta bulunan diğer yaygın bakterilerin büyümesini yavaşlattı. Bu bulgular, kahvenin içerdiği çeşitli bileşenlerin bağırsak mikrobiyotasını farklı şekillerde etkileyebileceğini gösteriyor.

Kahve, kan kimyası ve bağırsak bakterileri arasındaki bağlantı

Araştırma kapsamında 438 kişinin kan örnekleri de incelendi ve kahve içenlerin kanında, bağırsakta tespit edilen Lawsonibacter asaccharolyticus bakterisiyle örtüşen kimyasal bir desen belirlendi. Bu bulgu, bakterinin kahvedeki bazı bileşenleri vücutta işleyerek, kana geçebilecek yeni moleküller oluşturduğunu düşündürdü. Özellikle kahve çekirdeklerinde bulunan ve sindirim sırasında parçalanan bitki kimyasallarının, bakteriler tarafından daha küçük moleküllere dönüştürüldüğü tespit edildi. Bu süreçte sürekli olarak ortaya çıkan kinik asit ve henüz tam olarak tanımlanmamış bazı bileşenler, kahve ile mikroplar arasında yakın bir kimyasal aktarım olduğunu işaret ediyor. Araştırmacılar, bu aktarımın tüm detaylarının henüz haritalanmadığını belirtti.

Kahve kültürü ve bakteri dağılımı

Çalışmada, modern ABD ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde yetişkinlerin büyük kısmının Lawsonibacter asaccharolyticus bakterisini taşıdığı, buna karşın çocuklarda ve kırsal topluluklarda bakterinin neredeyse hiç görülmediği ortaya çıktı. 43 ülkeden elde edilen kamuya açık veri setleri incelendiğinde, bu bakterinin antik insan dışkısı örneklerinde de yok denecek kadar az olduğu saptandı. Ülke düzeyinde kahve tüketimi arttıkça, bakterinin görülme sıklığının da paralel şekilde yükseldiği gözlemlendi. Bu bulgu, bakterinin sadece laboratuvar ortamına özgü olmadığını, aynı zamanda kahve kültürünün bir işareti haline geldiğini gösteriyor.

Sağlık üzerindeki etkiler ve bilinmeyenler

Lawsonibacter asaccharolyticus bakterisinin sağlık üzerindeki etkileri ise henüz netlik kazanmış değil. Uzun süreli gözlemler, kahve tüketiminin genel olarak daha düşük ölüm oranlarıyla ilişkili olduğunu gösterse de, bu çalışma doğrudan sağlık sonuçlarını test etmedi. Bakterinin ilk tanımında, lifleri parçalayarak kısa zincirli yağ asitleri ürettiği ve bunun da bağırsak sağlığı için faydalı olabileceği belirtilmişti. Ancak, aynı bakteri bazı hastalıklara sahip bireylerde de tespit edildiği için, varlığının tek başına olumlu ya da olumsuz bir sağlık göstergesi olduğu söylenemiyor. Şu an için, Lawsonibacter asaccharolyticus'un kahve metabolizmasının bir işareti olduğu, fakat doğrudan koruyucu bir etki sunduğuna dair yeterli kanıt bulunmadığı ifade ediliyor.

Kahve alışkanlıklarının biyolojik izleri

Çalışmada elde edilen veriler, yalnızca bağırsak mikrobiyotasına bakılarak, bir kişinin kahve içip içmediğinin yaklaşık sekiz vakadan dokuzunda doğru şekilde tahmin edilebildiğini gösterdi. Lawsonibacter asaccharolyticus'un kahve tüketenlerde güvenilir biçimde artması, uzun vadeli kahve alışkanlıklarının biyolojik bir belirteci olarak kullanılabileceğini düşündürüyor. Günümüzde klinik uygulamalarda bazı alışkanlıklar için kan belirteçleri kullanılırken, bağırsak mikropları da kişilerin gerçek tüketim alışkanlıklarını yansıtan yeni bir okuma yöntemi olarak öne çıkıyor. Ancak, tek bir mikrobiyal belirtecin, kişinin tüm diyetini yansıtamayacağı ve daha geniş desenlerin sağlık tavsiyeleri için önemli olacağı vurgulanıyor.

Nedensellik ve gelecek araştırmalar

Mevcut bulgular, kahve tüketimi ile Lawsonibacter asaccharolyticus bakterisinin artışı arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koysa da, bu ilişkinin neden-sonuç bağlantısı henüz kesin olarak kanıtlanmış değil. Laboratuvar deneyleri doğrudan bir artışı desteklerken, araştırmacılar kontrollü denemelerle yeni kahve içmeye başlayan bireyleri haftalar boyunca izleyerek, bakterinin sağlık üzerindeki etkilerini daha net şekilde ortaya koymayı hedefliyor. Harvard Üniversitesi'nden Mingyang Song, bu tür çalışmaların, bakterilerin gerçekten kahvenin sağlık üzerindeki potansiyel faydalarını aracılık edip etmediğini anlamak için kritik önemde olduğunu belirtti.

Sonuç olarak, kahve tüketiminin bağırsak mikrobiyotasında önemli değişikliklere yol açtığı ve Lawsonibacter asaccharolyticus bakterisinin bu süreçte öne çıkan bir biyolojik belirteç olabileceği görülüyor. Ancak, bu bakterinin sağlık üzerindeki kesin etkileri ve kahveyle ilişkili olası faydaları konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor. Bilim insanları, ilerleyen dönemde yapılacak çalışmalarla, kahve ve bağırsak bakterileri arasındaki bu ilginç ilişkinin insan sağlığına yansımalarını daha detaylı şekilde aydınlatmayı amaçlıyor.


Etiketler:
kahve bağırsak bakterisi Lawsonibacter asaccharolyticus mikrobiyota sağlık