ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Erken sinyaller gözden mi kaçıyor? Kanser aslında yıllar önce başlıyor

Tunahan Köpüklü - | Son Güncelleme Tarihi:
Erken sinyaller gözden mi kaçıyor? Kanser aslında yıllar önce başlıyor

Cambridge Üniversitesi'nde yürütülen geniş kapsamlı araştırma, yemek borusu kanserinin en yaygın türü olan adenokarsinomun, Barrett özofagusu olmadan gelişmediğini ortaya koydu. Bilim insanları, Barrett özofagusunun görünür belirti vermese dahi tüm vakalarda temel risk kaynağı olduğunu vurguladı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Cambridge Üniversitesi Li Ka Shing Erken Kanser Enstitüsü öncülüğünde gerçekleştirilen geniş ölçekli araştırmada, yemek borusu kanserinin en yaygın türü olan adenokarsinomun, Barrett özofagusu olmadan gelişmediği tespit edildi. Araştırmacılar, 25 farklı merkezden toplanan 3.100 hastanın klinik ve genetik verilerini inceledi ve Barrett özofagusunun, görünür olmasa bile, tüm adenokarsinom vakalarında temel risk faktörü olduğunu net biçimde ortaya koydu. Bu bulgu, yemek borusu kanserinin erken teşhisi ve önlenmesi için Barrett özofagusunun daha hassas ve yaygın bir şekilde taranmasının gerekliliğine işaret ediyor.

Profesör Fitzgerald: 'Barrett özofagusu evrensel öncü, erken tespit hayat kurtarır'

Cambridge Üniversitesi'nden Profesör Rebecca Fitzgerald, yemek borusu kanserinin genellikle yıllar içinde geliştiğini ve bu sürecin erken evrede yakalanmasının hayat kurtarıcı olabileceğini belirtti. Fitzgerald, Barrett özofagusunun, özofagus adenokarsinomunun ortaya çıkmasında evrensel bir öncü olduğunu vurguladı. Araştırma kapsamında, ameliyat edilen 3.100 hastanın verileri detaylı şekilde analiz edildi. Ayrıca, 710 hastadan alınan tam genom dizileme sonuçları ve 87 hastadan birden fazla örnekle yapılan tam eksom dizileme çalışmaları, Barrett özofagusunun varlığının tümör gelişiminde kritik rol oynadığını gösterdi. Bu sonuçlar, yemek borusu kanseri riskinin, Barrett özofagusu tespit edilmediği durumlarda bile devam ettiğini ve kanserin kökeninde bu öncül durumun yer aldığını kanıtladı.

Genomik veriler Barrett özofagusunun kilit rolünü doğruladı

Araştırmada, Barrett özofagusunun endoskopiyle görünür olup olmamasına bakılmaksızın, tümörlerin DNA mutasyonları, genomik özellikleri ve hücresel kimlikleri neredeyse tamamen örtüştü. Katılımcıların yüzde 35'inde Barrett özofagusu tanısı kesin olarak kondu. Ancak, özofagus adenokarsinomu teşhisi alan hastaların yarısında, Barrett özofagusuna dair belirgin işaretler bulunmadı. Buna rağmen, genetik analizler, tümörlerin aynı kökenden geldiğini ortaya koydu. Özellikle TFF3 ve REG4 proteinlerinin, tümör oluşmadan önce bile özofagus hücrelerinde tespit edilmesi, Barrett özofagusunun erken dönemde moleküler düzeyde izlenebileceğini gösterdi. Bu biyomarkerlerin, gelecekte yemek borusu kanseri riski taşıyan bireylerin belirlenmesinde önemli bir rol üstlenebileceği düşünülüyor.

Barrett özofagusu olmayan hastalarda daha ileri evre kanser riski

Araştırma sonuçlarına göre, Barrett özofagusu endoskopide görünmeyen hastalarda, kanser genellikle daha ileri evrede teşhis edildi. Bu durum, Barrett dokusunun tümör büyüdükçe yok olabileceğine işaret ediyor. Cambridge Üniversitesi'nden Dr. Shahriar Zamani, Barrett özofagusu dışında özofagus adenokarsinomuna yol açan alternatif bir mekanizma bulamadıklarını açıkladı. Dr. Lianlian Wu ise, sadece endoskopiyle görülebilen değişikliklere dayanmanın yetersiz olduğunu, moleküler belirteçlere dayalı, daha hassas ve minimal invaziv testlerin geliştirilmesinin acil bir ihtiyaç olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım, erken teşhisin önünü açabilir ve hastaların yaşam süresini uzatabilir.

Yeni tarama yöntemleriyle yemek borusu kanseri kontrol altına alınabilir

Kanser Araştırmaları Birleşik Krallık'tan Dr. Dani Skirrow, yemek borusu kanserinin en erken belirtilerinin tespit edilmesinin, müdahale şansını artırdığını söyledi. Skirrow, yeni araştırmanın, yemek borusu kanserinin başlangıcını aydınlatarak, doktorların görünmeyen erken değişiklikleri de saptayabilmesine olanak sağladığını vurguladı. Profesör Fitzgerald ise, Cambridge Kanser Araştırma Hastanesi'nde yürütülen projeler kapsamında, Barrett özofagusunu tespit etmek için geliştirdikleri kapsül sünger testinin, aile hekimi ortamında bile uygulanabileceğini belirtti. Bu yenilikçi testin, erken teşhis oranlarını artırması ve yemek borusu kanseri kaynaklı ölümleri azaltması bekleniyor.

Sonuç olarak, Cambridge Üniversitesi'nin liderliğinde yürütülen bu kapsamlı araştırma, yemek borusu kanserinin önlenmesinde Barrett özofagusunun tespitinin hayati önem taşıdığını gösteriyor. Bilim insanları, moleküler belirteçlere dayalı yeni tarama yöntemlerinin geliştirilmesiyle, risk altındaki bireylerin daha erken tanımlanabileceğini ve hastalığın kontrol altına alınabileceğini belirtiyor. Yemek borusu kanseriyle mücadelede Barrett özofagusu, artık göz ardı edilemeyecek bir anahtar konumunda.


Etiketler:
Barrett özofagusu özofagus kanseri erken teşhis genomik araştırma kanser taraması