ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

DSÖ'den hükümetlere uyarı! Kanser riskini azaltmak için harekete geçin

Özkan Özcan - | Son Güncelleme Tarihi:
DSÖ'den hükümetlere uyarı! Kanser riskini azaltmak için harekete geçin

Dünya Sağlık Örgütü'nün son analizine göre, dünya genelinde 2022 yılında görülen 19 milyon yeni kanser vakasının yüzde 38'i, değiştirilebilir risk faktörlerine bağlı olarak ortaya çıktı. DSÖ, tütün ve alkol kullanımının önlenebilir kanser vakalarının neredeyse yarısında belirleyici rol oynadığını vurguladı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2022 yılında dünya genelinde kaydedilen 19 milyon yeni kanser vakasının yüzde 38'inin, değiştirilebilir risk faktörleriyle ilişkili olduğunu açıkladı. DSÖ'nün yayımladığı kapsamlı analizde, tütün ve alkol kullanımı başta olmak üzere, yaşam tarzı ve çevresel etkenlerin milyonlarca kanser vakasına yol açtığına dikkat çekildi. Tütün kullanımı, tek başına tüm kanser vakalarının yüzde 15'inden sorumlu olurken, alkol tüketimi de önemli bir risk unsuru olarak öne çıktı. Uzmanlar, alınacak önlemlerle kanser vakalarının önemli bir bölümünün engellenebileceğine işaret etti.

DSÖ: 'Tütün ve alkol, önlenebilir kanserlerin yüzde 48'ini oluşturuyor'

DSÖ'nün analizine göre, 2022 yılında teşhis edilen 19 milyon yeni kanser vakasının yaklaşık yüzde 38'i, 30 farklı değiştirilebilir risk faktörüne bağlandı. Bu faktörler arasında tütün kullanımı, alkol tüketimi, yüksek vücut kitle indeksi, yetersiz fiziksel aktivite, hava kirliliği ve enfeksiyonlar yer aldı. Tütün kullanımı, 2022'deki tüm kanser vakalarının yüzde 15'ine, alkol ise yüzde 3,2'sine neden oldu. Araştırma, tütün ve alkolün birlikte, önlenebilir kanserlerin neredeyse yarısını (yaklaşık yüzde 48) oluşturduğunu ortaya koydu. Özellikle erkeklerde tütün kullanımı kaynaklı kanser riski daha yüksek seyretti; dünya genelindeki yeni kanser vakalarının yüzde 23'ü erkeklerde tütünle bağlantılı olarak tespit edildi. DSÖ yetkilileri, bu bulguların, kanserle mücadelede sigara ve alkol kullanımının azaltılmasının ne kadar kritik olduğunu gösterdiğini belirtti.

Hava kirliliği ve enfeksiyonlar da risk faktörleri arasında

DSÖ raporunda, tütün ve alkol dışında, hava kirliliği ve enfeksiyonların da önemli risk faktörleri arasında bulunduğu vurgulandı. Özellikle Doğu Asya'da kadınlarda akciğer kanseri vakalarının yüzde 15'i, Kuzey Afrika ve Batı Asya'da ise erkeklerde akciğer kanseri vakalarının yüzde 20'si hava kirliliğiyle ilişkilendirildi. Enfeksiyonlar ise yeni kanser vakalarının yaklaşık yüzde 10'unu oluşturdu. Kadınlar arasında, insan papillomavirüsü (HPV) kaynaklı serviks kanseri başı çekti. HPV aşısının bu kanser türüne karşı etkili bir koruma sağladığı, ancak aşıya erişimin dünya genelinde halen yetersiz olduğu belirtildi. Mide kanseri ise erkeklerde daha sık görülürken, sigara kullanımı ve yetersiz sanitasyon gibi faktörlerle bağlantılı olduğu ifade edildi. DSÖ uzmanları, ülkelerin ve toplumların bu risk faktörlerine karşı daha etkili mücadele yürütmesi gerektiğine dikkat çekti.

Uzmanlardan küresel önlem çağrısı: Kanser riskini azaltmak mümkün

DSÖ Kanser Kontrolü Takım Lideri André Ilbawi ve tıbbi epidemiyolog Isabelle Soerjomataram, yayımlanan analizle önlenebilir kanser nedenlerinin ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde ele alındığını vurguladı. Araştırmacılar, ülkeler ve nüfus grupları arasındaki farklılıkların incelenmesiyle, hükümetlere ve bireylere kanser riskini düşürmek için daha spesifik ve etkili bilgiler sunulabileceğini belirtti. 2022 yılında kaydedilen kanser vakalarının neredeyse dörtte birinin, risk faktörlerine maruziyetin ortadan kaldırılmasıyla önlenebileceği bildirildi. DSÖ, sürdürülebilir siyasi taahhütler ve toplumların özel risk profillerine uygun yatırımlar sayesinde küresel kanser yükünün önemli ölçüde azaltılabileceğini açıkladı. Uzmanlar, kanserle mücadelede önleyici adımların hızla hayata geçirilmesi gerektiğini ve toplumun bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi.

DSÖ'nün verileri, kanserle mücadelede bireysel ve toplumsal düzeyde alınacak önlemlerin etkili sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne seriyor. Tütün ve alkol kullanımının azaltılması, hava kirliliğiyle mücadele ve aşı uygulamalarının yaygınlaştırılması, önlenebilir kanser vakalarının önemli ölçüde düşmesini sağlayabilir. Uzmanlar, kanser riskini azaltmak için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguluyor.


Etiketler:
kanser DSÖ önlenebilir kanser tütün kullanımı risk faktörleri