ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Antibiyotik devri kapanıyor mu?

Münster Üniversitesi ve São Paulo Üniversitesi'nden araştırmacılar, Almanya ve Brezilya'da yürüttükleri projelerle meyve liflerinin enfeksiyon ve kanserle mücadelede yeni bir umut sunduğunu ortaya koydu. Bu çalışmalar, antibiyotik direncinin arttığı dönemde meyve liflerinin hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde önemli bir rol üstlenebileceğini gösteriyor.

Celal Musalli - | Son Güncelleme Tarihi:
Antibiyotik devri kapanıyor mu?

Almanya'daki Münster Üniversitesi ile Brezilya'daki São Paulo Üniversitesi'nden bilim insanları, meyve liflerinin enfeksiyon ve kanserle mücadelede sunduğu yeni olanakları gözler önüne serdi. Berlin'de düzenlenen FAPESP Haftası Almanya etkinliğinde sunulan bulgular, antibiyotiklere karşı dirençli hale gelen bakterilere karşı bitkisel kökenli meyve liflerinin etkili bir alternatif oluşturabileceğini gösterdi. Araştırma ekipleri, geleneksel ilaçların giderek yetersiz kaldığı bir dönemde, meyve liflerinin hastalıklara karşı koruyucu bir bariyer oluşturma potansiyelini vurguladı.

Münster Üniversitesi'nden bakterilere karşı meyve lifleri atağı

Münster Üniversitesi'nde yürütülen çalışmalarda, özellikle idrar yolu enfeksiyonlarına yol açan Escherichia coli bakterisinin insan mesane hücrelerine tutunmasını engelleyen bitkisel özler incelendi. Elde edilen verilere göre, Avrupa'da halk hekimliğinde yaygın olarak kullanılan dev altınotu (Solidago gigantea) ve at kuyruğu (Equiseti herba) gibi bitkilerden elde edilen su bazlı özlerin, bakterilerin hücrelere yapışma yeteneğini büyük oranda azalttığı görüldü. Ulrich Dobrindt liderliğindeki ekip, bu yaklaşımın bakterileri öldürmek yerine onları etkisiz hale getirdiğini ve böylece bakterilerin direnç geliştirme olasılığını önemli ölçüde düşürdüğünü belirtti. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 400 milyon kişinin, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu, idrar yolu enfeksiyonlarından etkilendiği göz önünde bulundurulduğunda, meyve liflerinin sunduğu bu yeni tedavi stratejisi büyük önem taşıyor. Araştırmacılar, bakterilerin mesane duvarına tutunmak için kullandığı FimH adlı proteinin hedef alınmasının, enfeksiyonun başlamasını zorlaştırdığını ve hastalığın yayılmasını önleyebileceğini ifade etti. Bu bulgular, antibiyotiklerin sınırlı kaldığı durumlarda meyve liflerinin koruyucu bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor.

São Paulo Üniversitesi'nden kanser tedavisinde pektin hamlesi

Yaklaşık 9.700 kilometre uzaklıktaki Brezilya'da, São Paulo Üniversitesi'nden bir diğer ekip ise, meyve liflerinin kanserle mücadeledeki potansiyelini araştırıyor. Papaya, çarkıfelek ve narenciye gibi meyvelerde bulunan ve sindirilemeyen pektinler üzerinde yapılan çalışmalar, bu liflerin kanser hücrelerinin yayılmasında kilit rol oynayan galektin-3 adlı yapışkan bir proteinle bağlanabileceğini gösterdi. Araştırmacılar, olgunlaşan meyvelerden elde edilen ve laboratuvar ortamında modifiye edilen pektinlerin, galektin-3 ile etkileşimini güçlendirerek kanser hücrelerinin bir araya gelmesini ve yayılmasını önleyebileceğini belirtti. Elde edilen pektinler, çoğunlukla meyve suyu fabrikalarının atık olarak değerlendirdiği portakal ve çarkıfelek meyvesinin beyaz kısmından çıkarılıyor. Bu sayede, atık olarak görülen bir yan ürünün sağlık alanında değerli bir bileşene dönüştürülmesi sağlanıyor. Modifiye pektinlerin, hayvan deneylerinde kolon kanseri tedavisinde ve bağırsak mikrobiyomunun dengelenmesinde etkili olduğu gözlemlendi. Araştırmacılar, insanların günlük beslenmelerine ekleyebilecekleri "modifiye pektin açısından zengin un" geliştirmeyi hedefliyor.

Meyve lifleriyle antibiyotik direncine karşı yeni dönem

Her iki araştırma ekibi de, meyve liflerinin ve bitkisel özlerin hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde sunduğu avantajlara dikkat çekiyor. Antibiyotik direncinin hızla arttığı günümüzde, enfeksiyonların kontrol altına alınması için alternatif stratejilere duyulan ihtiyaç her geçen gün büyüyor. Meyve lifleri, bakterilerin ve kanser hücrelerinin vücutta tutunmasını engelleyerek, hastalıkların yayılmasını önleyebilecek doğal bir savunma hattı oluşturuyor. Ayrıca, bağırsak sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunan bu lifler, yararlı mikroorganizmaların gelişimini destekliyor ve iltihaplanmayı azaltıyor. Araştırmacılar, laboratuvar ortamında elde edilen bulguların insan denemeleriyle desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak mevcut veriler, meyve liflerinin tıbbın geleceğinde önemli bir rol oynayabileceğine işaret ediyor.

Sonuç olarak, Münster Üniversitesi ve São Paulo Üniversitesi'nin yürüttüğü bu projeler, meyve liflerinin enfeksiyon ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına karşı yeni ve etkili çözümler sunabileceğini gösteriyor. Bilim insanları, atık olarak değerlendirilen meyve liflerinin sağlık alanında gerçek bir değere dönüştürülerek, hem hastalıkların önlenmesinde hem de tedavisinde çığır açabileceği görüşünde birleşiyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
meyve lifleri antibiyotik direnci enfeksiyon kanser bitkisel tedavi