Süper yaşlıların güçlü hafızasının sırrı genlerde olmayabilir
Chicago Üniversitesi ve ABD-Kanada merkezli araştırma ekipleri, Süper Yaşlılar olarak tanımlanan ileri yaştaki bireylerin hafıza yeteneklerini genetikten ziyade henüz keşfedilmemiş koruyucu beyin mekanizmalarına borçlu olabileceğini ortaya koydu. Araştırmada, Alzheimer riskini belirleyen genetik faktörlerin Süper Yaşlılar ile diğer yaşlılar arasında belirgin bir fark oluşturmadığı vurgulandı.

Chicago Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, 'Süper Yaşlılar' olarak adlandırılan ve hafıza performanslarıyla dikkat çeken 80 yaş üzeri bireylerin, Alzheimer hastalığına yol açan genetik risklerden ziyade, henüz tam olarak tanımlanamayan özel beyin koruma mekanizmalarına sahip olabileceğini gösterdi. ABD ve Kanada'nın önde gelen beş araştırma merkezinden elde edilen bulgular, genetik testlerin tek başına Süper Yaşlıların olağanüstü bilişsel yeteneklerini açıklamaya yetmediğini ortaya koydu. Araştırmacılar, genetik risk faktörlerinin ötesinde, biyolojik, sosyal ve çevresel etkenlerin de beyin sağlığında belirleyici rol oynayabileceğine dikkat çekti.
Chicago Üniversitesi: Genetik risk skorları Süper Yaşlıları ayırt edemedi
Chicago Üniversitesi Sağlıklı Yaşlanma ve Alzheimer Araştırma Merkezi (HAARC) ile City of Hope'a bağlı Çevirimsel Genomik Araştırma Enstitüsü (TGen) tarafından yürütülen çalışmada, 142 Süper Yaşlı ve 89 bilişsel olarak ortalama yaşlı yetişkinin genetik verileri karşılaştırıldı. Araştırmacılar, Alzheimer hastalığına genetik yatkınlığı belirleyen APOE geni ve binlerce genetik varyantı bir araya getiren poligenik risk skorlarını inceledi. Sonuçlar, Süper Yaşlılar ile diğer yaşlılar arasında bu risk skorları açısından anlamlı bir fark olmadığını gösterdi. Bu bulgu, alışılmadık derecede güçlü hafızaya sahip olmanın, klasik Alzheimer risk genlerinden kaçınmakla açıklanamayacağını ortaya koydu. Araştırmanın başındaki isimlerden Dr. Emily Rogalski, "Eğer sadece genetik belirleyici olsaydı, Süper Yaşlıların tespiti basit bir testle yapılabilirdi. Ancak durumun çok daha karmaşık olduğu anlaşıldı" ifadelerini kullandı. Çalışma, Alzheimer Araştırmaları ve Terapisi dergisinde yayımlandı.
Bilim insanları: Beyin sağlığında koruyucu mekanizmalar ön plana çıkıyor
Araştırmada, daha önce Alzheimer'a karşı koruyucu olduğu düşünülen nadir genetik varyantların da Süper Yaşlılar grubunda istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha fazla görülmediği tespit edildi. HAARC Merkezi'nden Dr. Ana Capuano, "Bu çalışma, bilişsel sağlığı korumanın yalnızca Alzheimer riskini azaltmakla sınırlı olmadığını açıkça gösteriyor. Olağanüstü bilişsel yaşlanmayı sağlayan biyolojik, davranışsal ve sosyal faktörlerin anlaşılması, gelecekte kişiselleştirilmiş beyin sağlığı stratejilerinin geliştirilmesine katkı sunabilir" dedi. TGen'den Dr. Matt Huentelman ise, "APOE ve mevcut poligenik risk skorları, Süper Yaşlanma fenotipini açıklamıyor. Bundan sonraki araştırmalar, genetik riskin ötesine geçip, beyin fonksiyonunu koruyan mekanizmaları ve çevresel etkenleri detaylı biçimde incelemeli" diye konuştu. Bilim insanları, Süper Yaşlıların beyinlerinde iltihaba karşı direnç, güçlü sosyal etkileşimler, düzenli fiziksel aktivite ve uyku düzeni gibi faktörlerin rol oynayabileceğini öne sürüyor.
Çalışmanın yazarlarından Dr. Ignazio S. Piras, "Uzun yıllardır yaşlanma araştırmaları hastalık riskini artıran faktörler üzerine yoğunlaştı. Ancak risk faktörlerinin yokluğu, kişinin olağanüstü beyin sağlığına sahip olduğu anlamına gelmiyor. Bu araştırma, koruyucu mekanizmaların önemini ortaya koyuyor" dedi. Araştırmacılar, gelecekte yapılacak çalışmalarda bilişsel testlerin yanı sıra, beyin görüntüleme, kan biyomarkerleri, bağışıklık profilleme ve sosyal-çevresel ölçümlerin de bir arada değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Böylece, Süper Yaşlılar örneğinde olduğu gibi, genetik riskin ötesinde kalan ve beyin sağlığını destekleyen tüm faktörler daha kapsamlı biçimde anlaşılabilecek.
Sonuç olarak, Chicago Üniversitesi'nin liderliğindeki bu araştırma, Süper Yaşlılar olarak bilinen bireylerin olağanüstü hafızalarını yalnızca genetik şansa borçlu olmadıklarını, bunun yerine henüz tam olarak tanımlanamayan biyolojik ve çevresel koruyucu mekanizmaların beyin sağlığında belirleyici olabileceğini ortaya koydu. Bu bulgu, hem Alzheimer araştırmalarında hem de sağlıklı yaşlanma stratejilerinde yeni bir bakış açısının kapılarını aralıyor.
- Popüler Haberler -
Uyanınca ilk iş bunu yapın! Nörobiyologdan dikkat çeken öneri
Elmanın en değerli kısmı kabuğu! Uzmanlar neden soyulmaması gerektiğini açıkladı
Gaz ve karın şişkinliği yaşayanlara üç farklı ekmek önerisi
Mutfak havlusu kaç günde bir yıkanmalı?
Dişlerin rengini sadece kahve ve çay değiştirmiyor! Uzman listeyi açıkladı
Çileklerin küflenmesini yavaşlatan yenilebilir kaplama geliştirildi



