Çocukların kullandığı küçük kelimeler gelecekteki ruh sağlığı hakkında ipucu verdi
Çocukların konuşma tarzı, özellikle kullandıkları küçük işlevsel kelimeler, gelecekte kaygı ve depresyon riski hakkında önemli ipuçları veriyor. ABD'de yapılan araştırmada, 204 çocuğun konuşmaları dört yıl boyunca takip edildi ve konuşma analizinin ruh sağlığı sorunlarını öngörmede klasik değerlendirmelerden daha etkili olduğu ortaya çıktı.

ABD'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, çocukların konuşma biçimlerinin gelecekte karşılaşabilecekleri kaygı ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunlarını tahmin etmede önemli bir rol oynadığını gösterdi. 9 ila 13 yaşları arasındaki 204 çocukla gerçekleştirilen mülakatlarda, çocukların zorlayıcı olayları anlatırken kullandıkları dil detaylı şekilde incelendi. Araştırmacılar, çocukların konuşmalarında yer alan küçük işlevsel kelimelerin, örneğin edatlar, zamirler ve bağlaçların, yaşanan stresin uzman değerlendirmesinden daha fazla bilgi sunduğunu belirledi. Katılımcılar ilk değerlendirmeden dört yıl sonra tekrar incelendi ve iki yıl sonra bir kez daha takip edildi. Bu süre zarfında, 204 çocuğun 41'ine kaygı bozukluğu veya ruh hali bozukluğu tanısı kondu.
Araştırmacılar: Edat ve zamir kullanımı risk göstergesi olabilir
Çalışmanın öne çıkan bulgularına göre, konuşma analizinde özellikle edatların sonraki ruh sağlığı semptomlarıyla en güçlü şekilde ilişkili olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, daha belirgin psikolojik sorunları olan çocukların, eksiklik veya yokluk belirten kelimeleri daha sık kullandıkları gözlemlendi. Buna karşılık, olumlu ruh hali gösteren çocuklarda ise olumlu ifadeler ve üçüncü şahıs zamirlerinin daha yaygın olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, birinci şahıs zamirleriyle mutlak ifadelerin de dikkatle incelendiğini vurguladı. "Ben" ve "benim" gibi kelimelerin sıkça kullanılması, çocuğun kendine odaklandığını ve bu durumun kaygı ile depresyon riskini artırabileceğini gösterdi. "Her zaman" ya da "asla" gibi mutlak ifadeler ise daha katı düşünce kalıplarıyla bağlantı kurdu.
Konuşma analizi, klasik değerlendirmeleri geride bıraktı
Araştırmada kullanılan konuşma analiz modeli, çocuklarda ilerleyen dönemde ortaya çıkan semptom şiddetindeki farklılıkların yüzde 16,2'sini açıklayabildi. Buna karşılık, çocukların yaşadığı zorlukların uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmesi ve demografik göstergelerin birleşimi yalnızca yüzde 7'lik bir açıklama oranı sundu. Araştırmacılar, hikayelerin içeriğinin de önemli olduğunu ancak dil tarzının, yani konuşma biçiminin, daha fazla bilgi verdiğini belirtti. Fiziksel şiddet veya ağır sosyal izolasyon gibi konuların anlatıldığı hikayeler, artan riskle ilişkilendirildi. Öte yandan, spor, okul kulüpleri, hobiler ve sosyal destekle ilgili olumlu hikayeler, daha iyi ruh sağlığı sonuçlarıyla örtüştü. Şu anda bu tür konuşma analizleri tanı aracı olarak kullanılmasa da, uzmanlar bu yöntemin ileride daha büyük ve çeşitli gruplarda test edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca, yanlış risk ataması ve gizlilik gibi etik sorunların çözülmesi gerektiği vurgulandı.
Sonuç olarak, çocukların konuşma tarzı ve kelime seçimleri, kaygı ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunlarının erken tespiti için önemli bir gösterge olabilir. Uzmanlar, ailelerin ve eğitimcilerin çocukların konuşmalarına daha fazla dikkat etmesini ve bu tür analizlerin ileride ruh sağlığı taramalarında destekleyici bir araç olabileceğini belirtiyor.
- Popüler Haberler -
Uyanınca ilk iş bunu yapın! Nörobiyologdan dikkat çeken öneri
Elmanın en değerli kısmı kabuğu! Uzmanlar neden soyulmaması gerektiğini açıkladı
Gaz ve karın şişkinliği yaşayanlara üç farklı ekmek önerisi
Mutfak havlusu kaç günde bir yıkanmalı?
Dişlerin rengini sadece kahve ve çay değiştirmiyor! Uzman listeyi açıkladı
Çileklerin küflenmesini yavaşlatan yenilebilir kaplama geliştirildi



