Sosyal medya ergenlerde dikkat sorunlarının asıl kaynağı olduğu belirlendi

Geniş çaplı bir araştırma, sosyal medya kullanımının ergenlerde dikkatsizliğin artmasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koymış, ancak video oyunları ve video izlemenin böyle bir etkiye sahip olmadığını göstermiştir.
Dijital çağda gençlerin ekran başında geçirdikleri zamanın artması, birçok ebeveyn ve eğitimcinin endişesini çekmektedir. Özellikle dikkat sorunlarının giderek yaygınlaşması, bu konudaki kaygıları daha da derinleştirmektedir. Ancak yeni bir bilimsel çalışma, tüm dijital aktivitelerin aynı ölçüde zararlı olmadığını ve sosyal medyanın bu sorunun gerçek kaynağı olduğunu göstermektedir.
Sekiz bin çocuk üzerinde yapılan uzun süreli gözlem
Medical Xpress platformasında sonuçları yayınlanan araştırma, oldukça kapsamlı bir çalışmanın ürünüdür. Araştırmaya sekiz binden fazla çocuk katılmış ve bu gençler on yaşından on dört yaşına kadar birkaç yıl boyunca yakından izlenmiştir. Gözlem süresi içerisinde katılımcılara düzenli aralıklarla ekran başında zamanlarını nasıl geçirdikleri sorulmuş ve detaylı veriler toplanmıştır. Bu kapsamlı veri toplama süreci, araştırmanın güvenilirliğini ve sonuçlarının geçerliliğini önemli ölçüde artırmıştır.
Araştırmacılar, dijital aktiviteleri üç ana kategoriye ayırarak inceleme yapmışlardır. Bu kategoriler video oyunları, video içerik izleme ve sosyal medya kullanımı olarak belirlenmiştir. Her bir kategori ayrı ayrı analiz edilmiş ve bunların ergenlerin dikkat düzeyine olan etkileri karşılaştırılmıştır. Bu sistematik yaklaşım, hangi dijital aktivitenin gerçekten sorunlu olduğunu belirlemek için kritik öneme sahip olmuştur.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun belirtileri incelendi
Bilim insanları, çalışmalarında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu sendromunun iki temel belirtisine odaklanmışlardır. Bu belirtiler dikkatsizlik ve hiperaktivite olarak tanımlanmıştır. Araştırmacılar, bu belirtilerin zaman içinde nasıl değiştiğini ve hangi dijital aktivitelerin bu değişimle ilişkili olduğunu incelemişlerdir. Böylece, her bir dijital aktivitenin ergenlerin davranışsal ve bilişsel gelişimi üzerindeki spesifik etkisini ölçebilmişlerdir.
Yapılan analiz, sosyal medyada geçirilen sürenin artmasının tam olarak dikkatsizliğin güçlenmesiyle birlikte gittiğini açık biçimde göstermiştir. Bu bulgu, sosyal medya kullanımı ile dikkat sorunları arasında güçlü bir korelasyon olduğunu işaret etmektedir. Ancak çalışmanın en ilginç bulgusu, ne video oyunları ne de video izlemenin karşılaştırılabilir bir olumsuz etki göstermemiş olmasıdır. Bu sonuç, genel kanının aksine, tüm dijital aktivitelerin aynı düzeyde zararlı olmadığını göstermektedir.
Sosyal medyanın dikkat dağıtıcı yapısı sorunun kökü
Elde edilen sonuçlar, herhangi bir dijital içeriğin evrensel dopamin mekanizmaları aracılığıyla beyin üzerinde aynı şekilde etki ettiği görüşünü sorgulamaktadır. Bu bulgu, dijital aktivitelerin etkisinin çok daha nuanslı ve spesifik olduğunu göstermektedir. Çalışmanın yazarları, sosyal medyanın özelliğinin çok sayıda dikkat dağıtıcı uyaranda yattığını varsaymaktadırlar. Bu uyaranlar arasında bildirimler, yeni mesaj beklentisi ve arayüzün farklı öğeleri arasında sürekli geçiş yapma gerekliliği bulunmaktadır.
Sosyal medya platformlarının tasarımı, kullanıcıları sürekli olarak yeni içeriğe maruz bırakmak için optimize edilmiştir. Ekranda birden fazla bilgi akışı, reklam, yorum ve paylaşım aynı anda yer almaktadır. Bu yapı, ergenlerin dikkatini parçalı hale getirerek, uzun süreli konsantrasyonu zorlaştırmaktadır. Araştırmacılar bu durumu sürekli bilişsel gürültü olarak tanımlamışlardır ve bu gürültünün zamanla dikkat becerilerini zayıflatması muhtemeldir.
Video oyunları ve video izleme farklı bir etki gösteriyor
Video oyunları ise aksine, daha sık zaman açısından sınırlıdır ve tek bir göreve odaklanmayı gerektirir. Oyuncu, belirli bir hedefi gerçekleştirmek için dikkatini oyunun mekaniklerine yoğunlaştırmak zorundadır. Bu durum, beynin konsantrasyonu geliştirmesine ve dikkat süresini uzatmasına yardımcı olabilir. Benzer şekilde, video izleme de genellikle tek bir içeriğe odaklanmayı gerektirmektedir ve sosyal medya kadar parçalı bir yapı sunmamaktadır.
Sosyal medya ise ergenlere gün boyunca eşlik ederek, kesintisiz bir sinyal akışı oluşturmaktadır. Bildirimler, mesajlar ve yeni içerikler, kullanıcıyı sürekli olarak uyararak dikkatini dağıtmaktadır. Bu kesintisiz uyarım döngüsü, ergenlerin beyninin dikkat mekanizmalarını olumsuz yönde etkilemektedir. Araştırmanın sonuçları, bu mekanizmanın video oyunları veya video izlemede bulunmadığını açıkça göstermektedir.
Bulguların eğitim ve aile hayatına yansıması
Bu araştırma sonuçları, ebeveynler ve eğitimciler için önemli bir rehber niteliğindedir. Sosyal medya kullanımının sınırlandırılması, ergenlerin dikkat becerilerini korumak için kritik bir adım olarak görülmektedir. Aynı zamanda, video oyunları ve video izleme gibi aktivitelerin tamamen yasaklanmasının gerekli olmadığını göstermektedir. Daha ziyade, bu aktivitelerin kontrollü ve dengeli bir şekilde kullanılması önerilmektedir.
Araştırmacılar, sosyal medya platformlarının tasarımında değişiklik yapılması gerektiğini ve ergenler için daha sağlıklı dijital ortamlar oluşturulması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Ayrıca, gençlerin dijital okuryazarlığı artırılarak, sosyal medyanın olumsuz etkilerinden korunmaları sağlanabilir. Bu çalışma, dijital çağda gençlerin sağlığını korumak için yapılması gereken adımları daha net bir şekilde ortaya koymaktadır.
- Popüler Haberler -
Neden aniden süt içmek istiyorsunuz? Bilim cevap veriyor
Feci kaza kamerada! Kontrolden çıktı, bahçeye uçtu
Polen alerjileri iklim değişikliği tartışmalarını nasıl etkiliyor?
Veterinerlerden dikkat çeken uyarı! Yaşlı köpeklerde beyin hastalığına dikkat!
Ödüllü yönetmen Seren Yüce'ye silahlı saldırı! Saldırgan kargocu kılığına girmiş
Deniz ulaşımını fırtına vurdu! BUDO'nun 4 seferi daha iptal edildi



