ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Şoke eden psikoloji raporu! Kedi sevgisi kişiliğin gizli kodunu ele veriyor

Fatih Coşgun - | Son Güncelleme Tarihi:
Şoke eden psikoloji raporu! Kedi sevgisi kişiliğin gizli kodunu ele veriyor

Washington Eyalet Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen geniş çaplı araştırmada, kedilerle etkileşimin üniversite öğrencileri ve çalışanlarında stres seviyesini düşürdüğü bilimsel olarak ortaya kondu. Araştırma, özellikle yüksek duygusallık düzeyine sahip bireylerin kedilere yöneldiğini ve bu tercihin kişilik özellikleriyle yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Washington Eyalet Üniversitesi ve Belçika KU Leuven iş birliğiyle gerçekleştirilen yeni bir araştırma, üniversite kampüslerinde kedilerle kurulan temasın, özellikle duygusallığı yüksek bireylerde stresin azalmasına önemli katkı sağladığını ortaya koydu. Anthrozoös dergisinde yayımlanan çalışmada, 20'den fazla kurumdan 1.400'ü aşkın öğrenci ve personelle yapılan anket sonuçları, kedilere duyulan ilginin kişilik özellikleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösterdi. Araştırma, üniversite ortamında köpeklerin ağırlıkta olduğu stres azaltma etkinliklerinde kedilerin neden daha az yer aldığına dair önemli ipuçları sunarken, duygusallık düzeyi yüksek kişilerin kedi temasını özellikle tercih ettiğini bilimsel verilerle destekledi.

Pendry: 'Kedilere ilgi duygusallıkla şekilleniyor'

Çalışmanın ortak yazarı ve Washington Eyalet Üniversitesi İnsan Gelişimi Bölümü profesörü Patricia Pendry, elde edilen bulguların kişilik özelliklerinin, bir kişinin kampüste öğrenci ya da çalışan olmasından çok daha belirleyici olduğunu vurguladı. Araştırmada 'duygusallık' olarak tanımlanan kişilik özelliği, bir bireyin duyguları ne kadar yoğun yaşadığı ve bu duygulara ne kadar çabuk tepki verdiğiyle ilişkilendirildi. Pendry, "Duygusallık oldukça stabil bir kişilik boyutudur ve bireylerin kampüs ortamında kedilerle etkileşim kurmaya yönelik ilgisinin, bu özelliğin yüksek olduğu kişilerde belirgin şekilde arttığını gözlemledik" dedi. Anket sonuçları, hem öğrencilerde hem de personelde benzer eğilimler ortaya koyarken, kedi temasına yönelik ilginin demografik farklılıklardan ziyade kişilikle şekillendiği ortaya çıktı. Araştırmada, daha önce kedi sahipliği yapmış olmak, cinsiyet veya köpek programlarına açıklık gibi faktörler hesaba katıldığında dahi, duygusallık ile kedi ilgisi arasındaki bağlantı istatistiksel olarak anlamlı kaldı. Alerji ve fobi gibi sağlık temelli engeller ise ilgi üzerinde beklenen ölçüde kısıtlayıcı rol oynadı.

Kedilerle temas, stres hormonunu azaltıyor

Washington Eyalet Üniversitesi'nin bulguları, insan-kedi etkileşiminin fizyolojik etkilerine dair daha önceki bilimsel araştırmalarla da örtüşüyor. Cornell Kediler Sağlık Merkezi'nin vurguladığı gibi, bir kediyi ya da köpeği sadece on dakika sevmenin insan tükürüğünde bulunan stres hormonu kortizolü belirgin şekilde düşürdüğü tespit edildi. Üniversite öğrencileri ve çalışanları gibi yüksek baskı altında yaşayan bireyler için, kedilerle kurulan temas kısa sürede rahatlatıcı ve önleyici bir rol üstleniyor. Kedinin tüyünün dokusu, mırlama sesi ve sevgi dolu dokunuşun tekrar eden hareketi, hızlı bir şekilde duygusal denge sağlıyor. Araştırmada, bu etkileşimin yalnızca geçici bir rahatlama sunmakla kalmadığı, aynı zamanda oksitosin hormonunun salgılanmasını tetikleyerek uzun vadede güven ve bağlılık hissini güçlendirdiği de belirtildi. Kediyle geçirilen kısa seanslar, stresli dönemlerde güvenilir bir destek mekanizması oluşturuyor.

Kedi sevgisi, kişilik yapısının bir yansıması

Çalışmaya göre, kedileri sıkça seven ve onlarla temas kuran bireyler, genellikle duygusal hassasiyetleri ve empati düzeyleriyle öne çıkıyor. Bu kişiler, sakin ve düşük uyarım ortamlarını tercih ediyor; talepkâr olmayan, gerçekçi bağları daha güvenli buluyor. Kediler, sevgi gösterisinde bulunurken seçici davranıyor ve nadiren sürekli ilgi talep ediyor. Bu özellik, daha yoğun sosyal beklentilerden kaçınan, aşırı uyarıcı ortamlardan rahatsız olan kişiler için kedileri cazip kılıyor. Kedi-insan ilişkisi, karşılıklı bir temponun hakim olduğu, bireyin ihtiyaç duyduğu anda temas kurabildiği ve istemediğinde geri çekilebildiği bir dinamiğe sahip. Araştırmacılar, bu ilişkinin günlük duygusal düzenleme ve stres yönetimi için etkili bir araç sunduğunu belirtti.

Köpek odaklı programlara karşı kedi terapisi önerisi

Üniversite kampüslerinde düzenlenen hayvan destekli stres azaltma programlarının yüzde 85'inden fazlası yalnızca köpekleri içeriyor. Ancak çalışmanın başyazarı Joni Delanoeije ve ekibi, kedilerin bu etkinliklerde daha fazla yer almasının, özellikle köpeklerle etkileşime girmek istemeyen veya bundan fayda görmeyen katılımcılar için yeni bir alternatif sunduğunu savundu. Araştırmacılar, insanların bir kedi, bir köpek ya da her ikisi arasında seçim yapmasına olanak tanıyan programların, daha geniş bir katılımcı yelpazesi için ilgi çekici olabileceğini belirtti. Pendry, "Köpekler genellikle insanları memnun etmeye yatkın olarak görülüyor, ancak kediler seçici ve öngörülemez olarak algılanıyor. Bu durum, bazıları için zorlayıcı olabilir. Ancak verilerimiz, kedilerin dışlanmasının, tam da bu tür etkileşimden en çok fayda sağlayacak kişileri programların dışında bıraktığını gösteriyor" diye konuştu.

Güvenli kedi teması için CDC'den öneriler

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), kedilerle temasın duygusal faydalarını vurgularken, güvenlik konusunda da uyarılarda bulunuyor. CDC, kedilere, onların mama ve su kaplarına ya da kum kutularına dokunduktan sonra mutlaka ellerin sabun ve suyla yıkanmasını öneriyor. Çünkü kediler, dışarıdan sağlıklı görünseler bile insanlara bulaşabilen mikropları taşıyabiliyor. Bu basit hijyen önlemleri, kedilerle kurulan temasın güvenli ve sürdürülebilir olmasını sağlıyor. Araştırmacılar, bu tür pratik yaklaşımların, kedilerle kurulan duygusal bağın ve stres azaltıcı etkinin önünde bir engel oluşturmadığını, aksine uzun vadeli ve sağlıklı bir ilişki için temel oluşturduğunu ifade ediyor.

Sonuç olarak, Washington Eyalet Üniversitesi'nin öncülük ettiği bu araştırma, kişilik özelliklerinin kedilere duyulan ilgide belirleyici olduğunu, kedilerle temasın ise hem fiziksel hem de psikolojik olarak stresin azalmasına katkı sunduğunu bilimsel olarak ortaya koydu. Üniversite kampüslerinde hayvan destekli programlarda kedilere daha fazla yer verilmesi, farklı kişilik yapılarına sahip bireylerin ihtiyaçlarına cevap verme potansiyeliyle dikkat çekiyor. Kedilerle temas, duygusal hassasiyeti yüksek olanlar için güvenli, etkili ve sürdürülebilir bir stres azaltma yöntemi olarak öne çıkıyor.


Etiketler:
kediler psikoloji stres azaltma üniversite araştırması duygusallık