Çinli araştırmacılardan oturma süresiyle ilgili çarpıcı sonuçlar

Çin'de 41 bin yetişkin üzerinde yapılan geniş çaplı araştırma, günde 4 saat oturmanın kalp hastalığı ve ölüm riskini en aza indirdiğini ortaya koydu. Araştırma, oturma süresi ve kalp sağlığı arasındaki ilişkinin sanılandan daha karmaşık olduğunu gösteriyor.
Çin'de gerçekleştirilen ve 41 bin yetişkinin katılımıyla yürütülen yeni bir araştırma, oturma süresiyle kalp hastalığı ve ölüm riski arasındaki bağlantıya ışık tuttu. Araştırmaya göre, günde 4 saat oturmak, kalp hastalığı ve ölüm riskinin en düşük olduğu süre olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu sürenin en düşük değer değil, ideal bir sınır olduğuna dikkat çekiyor. Elde edilen veriler, günde 2 saatten az ya da 6 saatten fazla oturan bireylerde riskin belirgin şekilde arttığını gösteriyor. Araştırmacılar, oturma süresiyle ilgili eğrinin J harfine benzediğini belirtiyor ve bu durumun, daha az oturmanın her zaman daha iyi olduğu yönündeki yaygın görüşle çeliştiğini vurguluyor.
Çinli bilim insanları: 'Ilımlı oturma vücuda fayda sağlayabilir'
Çalışmada, çok aktif bireylerin günlük oturma süresinden 30 dakikalık bir bölümü fiziksel aktiviteye ayırmasının, risk oranını yüzde 4 ila 10 arasında düşürdüğü gözlemlendi. Bu bulgu, önceki tavsiyelerle örtüşmüyor ve fiziksel aktivite düzeyinin oturma süresiyle olan ilişkisini yeniden değerlendirmeye açıyor. Araştırmacılar, ılımlı oturmanın vücudun yüklerden sonra toparlanmasına yardımcı olabileceğini öne sürüyor. Önceki araştırmalar genellikle günde 6 saatten fazla oturulan ülkelerden elde edilen verilere dayanırken, Çin'de yetişkinlerin büyük kısmının günde 4 saatten az oturduğu belirtiliyor. Bu durum, ülke bazında farklılıkların dikkate alınmasının önemini ortaya koyuyor.
Kalp sağlığı için evrensel reçete yok: Oturma süresi kişiye göre değişiyor
Bilim insanları, fiziksel aktivite paradoksunun (boş zaman egzersizlerinin koruyucu etkisi, ancak işteki oturmanın aynı etkiyi göstermemesi) bu sonuçları açıklayabileceğini ifade ediyor. Ancak bu mekanizma hâlâ bir hipotez olarak kalıyor. Araştırma, uzun süreli oturmayı haklı çıkarmasa da, "ne kadar az oturursan o kadar iyi" yaklaşımının her ülke ve birey için geçerli olmadığını ortaya koyuyor. Özellikle düşük ve orta düzeyde oturma alışkanlığına sahip ülkelerde, kişisel aktivite seviyesinin göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanıyor. Sonuç olarak, oturma süresi ile kalp sağlığı arasındaki ilişkinin karmaşık yapısı, bireysel ve toplumsal düzeyde yeni önerilere kapı aralıyor.
- Popüler Haberler -
Avcılar'da 132 kilo 600 gram uyuşturucu ele geçirildi
Yargıtay, DNA testi isteyen kocaya açılan 'ayrılık' davasını kabul etti
Bursa'da seyir halindeki tır alev alev yandı
Hatay'ın Altınözü ilçesindeki trafik kazasında 2 kişi yaralandı
Evde çilek reçeli tarifiyle mükemmel kıvamın sırrı
Karpuzun yaz aylarında sağladığı sıvı dengesi şaşırtıyor



