Milyar yıl öncesinden kalma gizem: Denizanaları neden bizim gibi uyuyor?

İsrail'deki Bar-Ilan Üniversitesi araştırmacıları, beyin ve merkezi sinir sistemi olmayan denizanalarının da insan gibi uyku ihtiyacı duyduğunu keşfetti. Bu bulgu, uykunun milyar yıl öncesine kadar uzandığını gösteriyor.
Kemiksiz ve jelatinimsi yapısıyla bilinen denizanaları, tıpkı insanlar gibi günün üçte birini uyuyarak geçirmektedir. Bu şaşırtıcı bulgu, İsrail'deki Bar-Ilan Üniversitesi'nden gelen araştırmacılar tarafından yapılan yeni bir çalışmada ortaya konmuştur. Denizanaları, fizyolojik olarak son derece farklı olmasına rağmen, uyku ihtiyacı açısından insanlarla benzer davranışlar sergilemektedir. Bu keşif, uykunun kökeninin ne kadar eski olduğunu ve bilimsel açıdan ne kadar temel bir işleve sahip olduğunu göstermektedir.
Denizanaları neden uyuyor?
Denizanaları, Cnidaria filumuna ait bir hayvan grubudur ve insan ataları ile bu canlılar yaklaşık bir milyar yıl öncesinde bilimsel olarak ayrılmıştır. Bu uzun zaman dilimi içinde, denizanaları merkezi bir beyin geliştirmemiş, bunun yerine vücutlarının tamamına yayılan sinir ağlarıyla işlevlerini sürdürmüştür. Cnidaria'nın bu basit sinirsel yapısına rağmen, araştırmacılar bu su sürüklenenlerin uyku döngüleri gösterdiğini gözlemlemişlerdir. Kronobiyolog Raphaël Aguillon ve meslektaşları, uykunun gelişiminin çevrenin farkındalığının azalması ve yırtıcılara karşı savunmasızlık gibi büyük uygunluk uzlaşmalarıyla geldiğini belirtmişlerdir. Ancak bu riskler göz önüne alındığında, uykunun hayatta kalma açısından ne kadar kritik bir rol oynadığı anlaşılmaktadır.
Uyku düzeni ve DNA koruması
Denizanaları, insanlar gibi gece boyunca uyuma eğilimindedir ve öğle saatlerinde de şekerleme yapmaktadır. Buna karşılık, denizanalarının yakın akrabaları olan deniz anemonları, gece vardiyasını tercih ederek gündüz saatlerinde uyumaktadır. Bu farklılık, uykunun basit bir fizyolojik ihtiyaç olmaktan ziyade, çevresel koşullara uyarlanmış bir mekanizma olduğunu göstermektedir. Araştırmacılar, baş aşağı denizanası (Cassiopea andromeda) ve yıldız deniz anemonunun (Nematostella vectensis) örnekleri üzerinde çalışmışlardır. Uykudan mahrum bırakılan bu hayvanlar, nöronal DNA hasarında belirgin bir artış yaşamışlardır. Bu gözlem, hem laboratuvar ortamında hem de doğal koşullar altında tekrarlanmıştır ve sonuçlar tutarlı bulunmuştur.
Dış çevrenin artan nöronal DNA hasarına neden olduğu durumlarda, her iki Cnidaria türü de daha fazla uyumaya başlamıştır. Bu davranış değişikliği, uykunun hücreleri hasardan koruma yolu olarak bilimsel olabileceğini güçlü bir şekilde desteklemektedir. Melatonin ile tedavi edilen hayvanlar, daha fazla uyumuş ve DNA hasarı sonraki ölçümlerde azalmıştır. Araştırmacılar, Cnidaria'ların uyku döngülerini gün ışığı döngüleriyle senkronize etmek için insanlar gibi bir melatonin sistemi kullandığından şüphelenmiştir. Uyku yoksunluğu, ultraviyole radyasyonu ve mutajenlerin nöronal DNA hasarını ve uyku baskısını artırdığı gözlenmiştir. Kendiliğinden ve uyarılmış uyku ise, genom kararlılığını kolaylaştırmıştır.
Uykunun bilimsel kökenine dair yeni perspektif
Basit sinir sistemlerine sahip hayvanlar bile, uyanıklığa eşlik eden kaçınılmaz DNA hasarını azaltmak için dinlenmeye ihtiyaç duymaktadır. Aguillon, Harduf ve ekipleri, DNA hasarı ve onarımı arasındaki dengenin uyanıklık sırasında yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. Uyku, bireysel nöronlarda verimli hücresel bakım için konsolide bir dönem sağlamaktadır. Bu sonuçlar, basit sinir ağlarındaki DNA hasarı ve hücresel stresin uykunun yönlendirmiş olabileceğini güçlü bir şekilde öne sürmektedir. Denizanaları üzerindeki bu araştırma, uykunun sadece karmaşık beyin yapısına sahip hayvanlar için değil, hatta en basit sinir sistemlerine sahip canlılar için de hayati bir işlev olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, uykunun bilimsel tarihinin ne kadar derinlere uzandığını ve yaşamın temel mekanizmalarının ne kadar eski olduğunu ortaya koymaktadır.
- Popüler Haberler -
Şaşırtıcı keşif! İnsan vücudu ölürken görünür ışık yayıyor
Nane ağzınızı neden soğutur? Bilim insanı açıklıyor
Kavrulmuş kahvede diyabet kontrolü için yeni bileşikler keşfedildi
Ankara'da Emniyete ait otoparkta çıkan yangın söndürüldü
Ses kaydında kendinizi tanıyamıyor musunuz? İşte nedeni
Kış aylarında şapka takmamak ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor



