ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Depresyon Parkinson ve demans hastalığının erken uyarısı olabilir

Cihat Çelik - | Son Güncelleme Tarihi:
Depresyon Parkinson ve demans hastalığının erken uyarısı olabilir

Danimarka'da yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, yaşlı yetişkinlerde ortaya çıkan depresyonun yalnızca duygusal bir sorun olmayıp, Parkinson hastalığı ve Lewy cisimcikli demans gibi ciddi nörolojik hastalıkların erken belirtisi olabileceğini ortaya koymaktadır.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Yaşlı insanlarda görülen depresyon, çoğu zaman fiziksel sağlık sorunlarının getirdiği psikolojik bir tepki olarak değerlendirilir. Ancak son dönemde yapılan bilimsel çalışmalar, bu durumun çok daha derin ve endişe verici bir nedeni olabileceğini göstermektedir. Depresyon, beyin dokusunda meydana gelen ileri düzey nörodejeneratif değişikliklerin habercisi niteliğinde olabilir ve bu, Parkinson hastalığı ile Lewy cisimcikli demans gibi ağır hastalıkların gelişiminden yıllar öncesinde ortaya çıkabilmektedir.

Danimarka araştırması depresyon ile nörolojik hastalıklar arasındaki bağlantıyı ortaya koydu

General Psychiatry dergisinde yayınlanan kapsamlı bir çalışma, bu konuda şimdiye kadar elde edilen en güçlü uzun vadeli kanıtları sunmaktadır. Araştırmacılar, Danimarka'nın ulusal sağlık kayıtlarını detaylı bir şekilde inceleyerek, 2007 ile 2019 yılları arasında Parkinson hastalığı veya Lewy cisimcikli demans tanısı alan 17 bin 711 kişiyi takip etmiştir. Bu hastaların tıbbi geçmişleri, romatoid artrit, kronik böbrek hastalığı ve osteoporoz gibi diğer uzun süreli hastalıkları olan kontrol grubu ile yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilerek karşılaştırılmıştır. Yapılan bu kapsamlı analiz, depresif belirtilerin genellikle Parkinson hastalığı veya Lewy cisimcikli demans tanısından çok öncesinde başladığını ve hastalığın seyrince yüksek seviyelerde kaldığını göstermiştir.

Araştırmanın bulgularına göre, depresyon tanı öncesi dönemde daha sık görülmüş ve tanı anına yaklaştıkça giderek artmıştır. Özellikle hastalık tanısından önceki son üç yıl içinde depresyon oranları en yüksek seviyelere ulaşmıştır. Tanıdan sonra da bu yüksek depresyon oranları devam etmiş ve Parkinson hastalığı veya Lewy cisimcikli demans hastalarında, karşılaştırma gruplarına kıyasla belirgin şekilde daha yüksek kalmıştır. Bu bulgu, depresyonun sadece kronik bir hastalığa uyum sağlama sürecinin duygusal bir sonucu olmadığını, aksine beyin kimyasında meydana gelen derin değişikliklerin bir göstergesi olabileceğini işaret etmektedir.

Depresyon yalnızca fiziksel kısıtlamalara karşı bir tepki değil

Araştırmanın en önemli bulgusu, depresyon artışının yalnızca fiziksel sağlık sorunlarının yönetilmesinin getirdiği duygusal zorlukla açıklanamayacağı yönündedir. Çünkü romatoid artrit, kronik böbrek hastalığı ve osteoporoz gibi ciddi fiziksel kısıtlamalar yaratan diğer kronik hastalıklar, depresyon oranlarında benzer bir artış göstermemiştir. Bu önemli fark, depresyonun Parkinson hastalığı ve Lewy cisimcikli demans vakalarında, beyindeki erken nörodejeneratif süreçlerle doğrudan ilişkili olabileceğini güçlü bir şekilde göstermektedir. Başka bir deyişle, depresyon bu hastalıklarda sadece psikolojik bir sonuç değil, nörolojik değişikliklerin kendisinin bir parçası olabilmektedir.

Çalışmaya katılan araştırmacılar, bu bulguların klinik uygulamada önemli sonuçlar doğuracağını vurgulamaktadır. Özellikle Lewy cisimcikli demans hastalarında depresyon oranları, Parkinson hastalığı olanlardan daha yüksek bulunmuştur. Bu fark, her iki hastalığın beyin kimyasını farklı şekillerde etkilemesi ve ilerleme mekanizmalarının birbirinden farklı olmasından kaynaklanabilmektedir. Araştırmanın başında yer alan Christopher Rohde, depresyonun bu hastalıklarda kalıcı olarak yüksek seviyelerde kaldığını belirtmiş ve depresif belirtiler için artan klinik farkındalık ve sistematik tarama yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

Erken tanı ve müdahale yaşam kalitesini iyileştirebilir

Araştırmacılar, önemli bir uyarıda bulunarak, depresyon yaşayan herkesin Parkinson hastalığı veya demans geliştireceği anlamına gelmediğini açıkça belirtmektedir. Ancak yaşlı yetişkinlerde depresyon ilk kez ortaya çıktığında, bu duruma daha fazla dikkat edilmesi ve daha yakın tıbbi izleme alınması gerektiğini tavsiye etmektedir. Şu anda Parkinson hastalığı ve Lewy cisimcikli demans için kesin bir tedavi yöntemi bulunmamakla birlikte, depresyonun erken aşamada teşhis edilip tedavi edilmesi, bu hastalıkların ilerlemesi sırasında hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirebilmektedir.

Depresyon tedavisinin zamanında başlatılması, hastaların fiziksel ve ruhsal sağlığının korunmasında kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle Parkinson hastalığı veya Lewy cisimcikli demans gibi ilerleyici nörolojik hastalıklarda, depresyonun yönetilmesi genel bakım kalitesini ve hastanın yaşam standartlarını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, tıp camiası tarafından depresyon ve nörolojik hastalıklar arasındaki bu bağlantının daha iyi anlaşılması ve klinik uygulamalara yansıtılması, gelecekte hastaların daha iyi bir şekilde korunmasını sağlayacaktır.


Etiketler:
depresyon Parkinson hastalığı Lewy cisimcikli demans nörolojik hastalıklar sağlık araştırması