Füzyon enerjisinde devrim! Çin tokamağı yoğunluk bariyerini kırdı

Çin Bilimler Akademisi'nin Hefei kentindeki EAST tokamak reaktörü, uzun yıllar boyunca aşılamaz kabul edilen plazma yoğunluk bariyerini başarıyla aşarak, temiz enerji teknolojisinde çığır açan bir başarıya imza attı.
Nükleer füzyon alanında gerçekleştirilen son gelişmeler, insanlığın temiz ve sınırsız enerji kaynağına ulaşma yolunda önemli bir adım teşkil etmektedir. Bu bağlamda, Çin'in Hefei şehrinde bulunan Deneysel İleri Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, bilim dünyasında dikkate değer bir başarıya imza atmıştır. Reaktörü işleten Çin Bilimler Akademisi'ndeki araştırma ekibi, plazma yoğunluğu konusunda uzun süredir var olan ve aşılması imkansız görülen bir engeli ortadan kaldırmayı başarmıştır. Science Advances dergisinde yayınlanan çalışmada detaylandırılan bu başarı, tokamak teknolojisinin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.
Greenwald sınırı nedir ve neden önemlidir?
Plazma yoğunluk bariyeri olarak da bilinen Greenwald sınırı, 1988 yılında Amerikalı fizikçi Martin Greenwald tarafından keşfedilmiş ve onun adıyla anılmaya başlanmıştır. Bu sınır, tokamak reaktörlerinde plazmanın kararsızlaşmadan önce içerebileceği atom sayısının üst limitini matematiksel olarak tanımlamaktadır. Teknik açıdan bakıldığında, reaktörün metal duvarlarından gelen atomlar, plazmayla etkileşime girdikçe, sistemin istikrarını tehdit eden bir durumun ortaya çıkması söz konusudur. Ancak bu sınırın en önemli özelliği, fiziksel bir yasa olmayıp, iyi belgelenmiş bir olgunun matematiksel bir tanımı olmasıdır. Bu durum, mühendislik yoluyla bu bariyerin etrafından dolaşmanın veya onu aşmanın mümkün olabileceğini göstermektedir. Yıllar boyunca bilim insanları, bu sınırı aşmanın yollarını araştırmış, ancak başarılı sonuçlar elde etmekte zorlanmışlardır.
EAST reaktörünün devrim niteliğindeki başarısı
Çin Bilimler Akademisi'ndeki araştırmacılar, plazma-duvar kendi kendine organizasyonu (PWSO) adı verilen yeni bir yöntem geliştirerek, EAST reaktöründe Greenwald sınırını yüzde 65 oranında aşmayı başarmışlardır. Bu başarı, plazma ve reaktörün duvarları arasındaki etkileşimi dikkatle dengeleyerek mümkün kılınmıştır. Geleneksel tokamak işletme yöntemlerinde, plazma atom çorbası belirli bir noktaya ulaştığında, reaktörün duvarıyla olan atomlar etkileşime girerek soğutma sürecini hızlandırır ve sonunda sistemi kararsızlaştırır. Ancak EAST reaktöründe uygulanan yeni teknik, bu etkileşimi başlangıçtan itibaren kontrol altına almaktadır. Araştırma ekibi, başlangıç yakıt gazı basıncını dikkatli bir şekilde ayarlayarak ve her deşarj döngüsü için elektron siklotron rezonans ısıtması uygulayarak, plazma-duvar etkileşimlerini organize etmeyi başarmıştır. Sonuç olarak, tokamak reaktörü başarılı bir şekilde Greenwald sınırının çok ötesinde plazma yoğunluklarına ulaşabilmiştir.
Çalışmanın ortak yazarı olan Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden Ping Zhu, yaptıkları keşfin önemini vurgulayarak, bu bulguların tokamaklarda ve yeni nesil yanan plazma füzyon cihazlarında yoğunluk sınırlarını genişletmek için pratik ve ölçeklenebilir bir yol sunduğunu belirtmiştir. Bu açıklama, EAST reaktöründe elde edilen sonuçların sadece teorik değil, aynı zamanda uygulamada da işe yarar olduğunu göstermektedir.
EAST reaktörünün dünyadaki konumu ve gelecek hedefleri
Dünya çapında nükleer füzyon araştırmaları hızla ilerlerken, Fransa'nın güneyinde inşa edilmekte olan Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör (ITER), füzyon topluluğunun en büyük beklentisi haline gelmiştir. Bununla birlikte, Çin'in EAST reaktörü, dünyanın en ileri tokamak reaktörlerinden biri olarak kendisini kanıtlamıştır. Geçen yıl, EAST reaktörü yüksek hapsetme plazmasını yaklaşık 17 dakika boyunca başarıyla içeride tutmayı başarmış ve önceki 403 saniyelik rekorunu önemli ölçüde geçmiştir. Bu başarı, reaktörün teknolojik olarak ne kadar gelişmiş olduğunu açıkça göstermektedir. Araştırma ekibinin mevcut hedefi, bu yoğunluksuz rejimi yüksek performanslı plazma koşulları altında elde etmektir. Böyle bir başarı, füzyon enerjisinin ticari kullanıma hazır hale gelmesine doğru atılacak önemli bir adım olacaktır.
Greenwald sınırını güvenilir bir şekilde aşmak, tek başına füzyon tarafından güçlendirilen bir dünyanın kapılarını açmaya yeterli olmayacaktır. Nükleer füzyon teknolojisinin pratik uygulamaya geçirilmesi yolunda, halen birçok teknik engel bulunmaktadır. Özellikle, füzyonun ekstrem koşullarını (ideal olarak) uzun yıllar boyunca kaldırabilecek egzotik malzemelerin geliştirilmesi, bu alandaki en kritik zorluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Neyse ki, Çin ITER programında önemli bir ortaktır ve bu nedenle EAST reaktöründe elde edilen her bulgu ve öğrenilen her ders, insanlığın Güneş'i şişeye doldurma konusundaki en kapsamlı girişimi olan ITER projesine uygulanacaktır. Bu işbirliği, füzyon enerjisinin gelecekte gerçekçi bir enerji kaynağı haline gelmesinin olasılığını artırmaktadır.
- Popüler Haberler -
KAAN'a uygulanacak! 6'ncı nesil savaş uçağı müjdesi
Dişliler artık birbirine değmiyor! Devrim niteliğinde buluş
Tesla tam otonom sürüşü artık sadece abonelikle sunuyor
Apple iPhone'lardaki spyware saldırılarını doğruladı
Evrenin sırlarını çözmek için yapay zeka devreye girdi
Apple iPhone 18'i hazırlıyor, Pro versiyonlar radikal değişim getiriyor



