Hititler gerçekten bir anda yok mu oldu? Bir imparatorluğun sırları

24 TV ekranlarında izleyici ile buluşan An ve Zaman programının 28 Mart tarihli bölümünde Anadolu'nun kalbinde binlerce yıl önce dev bir güç olan Hititler masaya yatırıldı. Peki, savaş, diplomasi ve devlet aklının yazıldığı yer, bu kadar büyük bir imparatorluk nasıl bir anda yıkıldı?
Programda İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Peker, Hititlerle ilgili kuruluştan yıkılışa merak edilenleri anlattı. Özgenur Reyhan Güler'in sorularını yanıtlayan ve Hititlerin sırlarını anlatan Peker, "Peki, bu kadar büyük bir imparatorluk Hititler bir anda tarih sahnesinden çekilmiş gibi görünüyorlar. Bu doğru mu bu algı sizce? Birden mi çöktü bu imparatorluk?" sorusunu da yanıtladı.
ÖZET
Prof. Dr. Peker'e göre Hititlerin bir anda tarih sahnesinden silindiği düşünülse de birbirini tetikleyen çok katmanlı nedenleri vardı.PROGRAMIN TAMAMINI VİDEODAN İZLEYEBİLİRSİNİZ
İklimsel Kriz: Sadece Anadolu'da değil, tüm Ege ve Yunanistan'da etkili olan uzun süreli bir kıtlık ve kuraklık dönemi.
Hanedan Çatışmaları: Son krallar döneminde taht kavgaları ve hanedandaki "soyun tükenmesi" veya meşruiyet tartışmaları devleti içeriden zayıflatmış.
Deniz Kavimleri Göçü: Bu bir askeri işgalden ziyade, hayatta kalmaya çalışan kitlelerin (kadın, çocuk, hayvanlarıyla birlikte) yarattığı devasa bir göç dalgası.
Hattuşa'nın Terk Edilmesi: Başkent yakılıp yıkılmaktan ziyade, değerli eşyalar alınarak bilinçli bir şekilde terk edilmiş gibi görünüyor.
Hititler Gerçekten Yok mu Oldu? İmparatorluk çökerken, Hitit hanedanının bir kolu olan Karkamış krallığı ayakta kalmaya devam etti. Hattuşa'daki "Büyük Kral" unvanı, Karkamış'taki yöneticilere geçti. Hitit kültürü, sanatı ve idari yapısı "Geç Hitit Krallıkları" adı altında yüzyıllarca daha yaşadı.

Prof. Dr. Peker'in o soruya verdiği yanıt şöyle:
Aslında birdenmiş gibi görünüyor. Çünkü Mısır'la bir barış yapılmış. Evet. Yani zenginlik vesaire. Mısır'la yapılan Kadeş Savaşı'na kadarki dönem Mısır barış dönemi Pax Egyptiaca. Mısır'la barış yapıldıktan sonraki dönem de Pax Hethitica. Hitit barış dönemi olarak, bayağı Pax Romana gibi Roma dönemindeki barış gibi isimler olan dönemler.
Birden bire yıkılmış gibi görünüyor ama hayır öyle bir şey yok tabii ki. Neden bahsettim; sürekli kan dökmeden bahsettik ve son iki Hitit kralı kardeşler. Bir çokça veri var aslında elimizde. Çünkü birden bire olan bir şey değil.
Birincisi aslında bir süredir devam eden, devletin son 10 ya da 20 yılında devam ettiğini söyleyebileceğimiz uzun süreli bir kıtlık ve kuraklık. Ama sadece Anadolu'da değil. Adalarda yani Ege'deki adalarda ve kıta Yunanistan'da da böyle bir kuraklık var. Kıtlık var. Bir.
İkincisi hanedan problemi var bir taraftan. Çünkü en nihayetinde son Hitit kralı kendisini şöyle savunuyor: "Hani tahta ben geçtim. Evet. Ama hareme de baktım, hamile bir kadın bile yoktu. O yüzden ben tahta geçtim" Hoş tabii kendini bu kadar savunması bazı şüpheleri de akla getiriyor ama haremde bile olsa abisinin herhangi bir çocuğunun olmadığını söylüyor. Yani hanedandaki tırnak içerisindeki bu eksiklik, bozulma, eksilmeyi neden olarak sayabiliriz.
Başka ne var? Kıtlık, kuraklığın sonucunda muazzam bir göç hareketi. Ama bu askeri bir göç değil. Literatürde deniz kavimleri olarak, Mısır kaynaklarında da deniz insanları olarak nitelendirilen kitlesel göç hareketleri var. Kitlesel göç hareketleri nereden? Kıta Yunanistan, Anadolu'nun batısından, Batı Anadolu'dan. Kitleler Anadolu, Mezopotamya ve hatta Mısır'ın kapılarına dayanıyor. Deniz kavimleri eğer bakacak olursak detaylarına orada görebiliriz. Asker değiller. Mısır firavunu, III. Ramses sayıyor. 2 büyük kitlesel hareket Mısır'ın kapılarına kadar dayanıyor. Bizim Tunç Çağı olarak nitelendirdiğimiz dönemin sonu aslında büyük imparatorlukların sonu oluyor bu dönem için. Hitit devleti yıkılıyor.
Mısır'ın raporuna göre bakacak olursanız karşısında hiç kimse kalmıyor.
Ama biz biliyoruz Karkamış krallığı ayakta kalıyor. Çünkü 2011 yılından beri orada -Türk-İtalyan ortak ekip olarak, yeniden başladığımız kazılarda, buradaki devamlılığı arkeolojik kazılar sonucunda hem de filolojik belgelerin de desteğiyle devletin devam ettiğini, Karkamış krallığının devam ettiğini biliyoruz.
BAŞKENT TERK EDİLİYOR
Ve Hititçe konuşanlar bir süre daha gündemdeydiler. Ancak az önce konuştuğumuz gibi bu sefer dil değişti. Var olan kayıt edilmiş olan Luvice bizimle konuşmaya başlıyor. Ve bakın buradaki gemilerin içerisinde, gördükleriniz daha büyük sahnelerde ise kadın, çocuk, yanlarında getirdikleri hayvanlarla birlikte. Yani ne oluyor? Kitlesel göç tutarlılığı, stabil durumu bozuyor. Kıtlık, kuraklık, kitlesel göç, hanedan derken başkent zaten geride hiçbir şey bırakılmayan, değerli olabilecek hiçbir şey bırakılmadan terk ediliyor. Nereye gittiler diye soracaksınız.
KİM NEREYE GİTTİ?
Karkamış demiştik. Mesela burada bir kral listesi görebiliriz belki. Hattusa'dan Karkamış'a 16 numaraya bakabiliriz. Hitit İmparatorluğu kurulduğunda, eyalet merkezi olarak Karkamış Krallığı, Karkamış kenti merkezi Karkamış Krallığı'nın, bakın en tepede görüyorsunuz, Devletin, Hitit Devleti'ni imparatorluk halini getiren kral, I. Şuppiluliuma, büyük kral, oğlunu oraya kral olarak atıyor.
Bu yeni bir yöntem. Yani ikinci kuşağın, kralın oğullarının başka bir krallıkta hüküm sürmesi durumu.
Ve bakın, 1, 2, 3, arada Mazi-Kurti var, 4, 5. 5 kuşak aralıksız olarak Karkamış Krallığı'nu, büyük kralın soyundan gelen krallar yönetiyor.
Peki devlet yıkılıyor, büyük kral kalmıyor ortada. Kim büyük kral oluyor? Büyük kral, son Karkamış Kralı, büyük kral ünvanıyla, bizim karşımıza Malatya'da ve haliyle Karkamış'ta karşımıza çıkıyor. Aslında baktığınızda bakın, nasıl kayıyor hanedan, Kuzi-Teşub, 5. kuşak, I. Şuppiluliuma'nın torunu.
Onun torunu ise Malatya'da yönetici. Malatya, Geç Hitit Krallığı olarak, yani biz Geç Hitit Krallıkları diyoruz. Hitit Devleti yıkıldıktan sonra, bu Hitit idari sisteminin ve sanat kültürünün temsilcileri, Geç Hitit Krallıkları dediğimiz, bu krallıklarda yaşamaya devam ediyorlar.
Ve Malatya Krallığı'nın bir başka kolu ise, bu sefer Karkamış'ta karşımıza çıkıyor. Karkamış'TA zaten maalesef 12. yüzyılla, 10. yüzyıl, yani 200 yıllık dönem içerisinde kimlerin hakimiyeti olduğunu tam olarak söyleyemiyoruz. Ancak devam eden kazılar herhalde, bize bu karanlık kısımları da sağlayacaktır.
- Popüler Haberler -
Osmanlı dönemi evleriyle ziyaretçilerini bekliyor: Orta Mahalle
Türkiye'de bulunuyor: Binlerce yıllık kalenin izleri havadan görüntülendi
Osman Gazi'nin ilk fetihlerinden biriydi: O kalenin izleri bulundu
Yeniden ayağa kaldırılacak: Ani Köprüsü hakkında neler biliniyor?
Sarp kayalıkların üzerindeki binlerce yıllık kale: Görenleri çok etkiliyor
Bu ilçe binlerce yıllık tarihiyle açık hava müzesi gibi



