Yüksek tansiyon için güncellenen 6 kritik adım açıklandı

Amerikan Kalp Derneği ve Amerikan Kardiyoloji Koleji, ABD'de yüksek tansiyonla mücadele için hazırladıkları yeni kılavuzları kamuoyuyla paylaştı. Yeni rehberde, kan basıncını düşürmek için altı temel öneriye dikkat çekildi ve özellikle yüksek tansiyonun önlenebilir risk faktörleri arasındaki kritik rolü vurgulandı.
Amerikan Kalp Derneği (AHA) ile Amerikan Kardiyoloji Koleji, ABD'de yetişkinlerin neredeyse yarısını etkileyen yüksek tansiyon sorununa karşı hazırladıkları yeni kılavuzları duyurdu. Güncellenen rehberde, yüksek tansiyonun kalp hastalığı, inme, kalp krizi, kalp yetmezliği, böbrek hastalığı ve demans gibi birçok ciddi sağlık sorununa yol açabileceği hatırlatıldı. Uzmanlar, kan basıncını düşürmek ve daha sağlıklı bir yaşam sürmek için altı temel öneriyi öne çıkardı.
Kan basıncı ölçümünde değişiklik yok
Yayınlanan yeni kılavuzda, kan basıncı seviyelerinin belirlenmesinde kullanılan ölçütlerde herhangi bir değişiklik yapılmadı. Buna göre, normal kan basıncı değeri 120/80 mm Hg'nin altında kabul ediliyor. 120-129/80 mm Hg arası değerler yükselmiş kan basıncı olarak tanımlanırken, 130/80 mm Hg ve üzeri ise yüksek tansiyon olarak sınıflandırılıyor. Uzmanlar, bu sınırların hem teşhis hem de tedavi sürecinde önemli olduğunu belirtiyor. Kan basıncı ölçümlerinin doğru yapılması, hastaların sağlık durumunun izlenmesi ve uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesi açısından kritik bir rol oynuyor. Ayrıca, bireylerin kendi kan basıncı değerlerini düzenli olarak takip etmeleri ve değişiklikleri sağlık profesyonelleriyle paylaşmaları öneriliyor.
Yüksek tansiyona karşı altı temel öneri
Yeni kılavuzda, yüksek tansiyonun kontrol altına alınması için altı temel adım açıklandı. İlk olarak, yaşam tarzı değişikliklerinin üç ila altı ay içinde yeterli sonuç vermemesi durumunda, doktorların ilaç tedavisine daha erken başlaması tavsiye edildi. AHA yetkilileri, bu yaklaşımın özellikle yüksek tansiyonun bilişsel gerileme üzerindeki etkisinin bilimsel olarak kanıtlanmasıyla daha da önem kazandığını vurguladı. Ancak, ilaç tedavisine geçilse dahi, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme gibi sağlıklı alışkanlıkların sürdürülmesi gerektiği belirtildi.
İkinci olarak, tuz tüketiminin daha da azaltılması önerildi. Uzmanlar, günlük sodyum alımının 2.300 mg'ın altında tutulmasını, ideal olarak ise 1.500 mg seviyesinin hedeflenmesini tavsiye etti. ABD'de yetişkinlerin büyük çoğunluğunun sodyumu paketlenmiş ve restoran yiyeceklerinden aldığına dikkat çekildi. Bu nedenle, gıda etiketlerinin dikkatlice incelenmesi ve restoranlarda tuz miktarının sınırlandırılması önerildi. Evde yemek pişirirken potasyum içeren tuz alternatiflerinin tercih edilmesi ve potasyum açısından zengin gıdaların, örneğin muz, ıspanak, mantar ve kavun gibi besinlerin sofralarda daha fazla yer alması gerektiği ifade edildi.
Üçüncü öneri olarak, alkol tüketiminin bırakılması veya sınırlandırılması gündeme getirildi. Kılavuzda, alkol tüketen erkeklerin günde en fazla iki, kadınların ise bir içkiyle sınırlandırması gerektiği belirtildi. 2023 yılında yayımlanan bilimsel bir derlemede, alkol tüketiminin yıllar içinde kan basıncını artırabildiği ve bu etkinin yüksek tansiyonu olmayan bireylerde bile görülebildiği ortaya kondu. Bu nedenle, alkolün kan basıncı üzerindeki olumsuz etkilerine karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı.
Dördüncü olarak, stres yönetiminin önemi öne çıkarıldı. Stresin kalp hastalığı ile doğrudan ilişkili olduğu, bu nedenle egzersiz, yoga, derin nefes alma ve meditasyon gibi stres azaltıcı tekniklerin günlük rutine dahil edilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca, haftada 75 ila 150 dakika arasında yapılan egzersizlerin, hızlı yürüyüş gibi aerobik aktivitelerin ve direnç antrenmanlarının yüksek tansiyonun kontrolünde etkili olduğu kaydedildi.
Beşinci öneri ise vücut ağırlığının en az yüzde 5'inin kaybedilmesi oldu. Fazla kilolu veya obez bireylerin, diyet değişiklikleri, kilo kaybı ilaçları veya cerrahi yöntemler hakkında doktorlarıyla görüşerek kilo vermeleri tavsiye edildi. Uzmanlar, vücut ağırlığındaki küçük bir azalmanın bile kan basıncında anlamlı bir düşüş sağlayabileceğini belirtti.
Altıncı ve son öneri olarak, DASH diyeti öne çıkarıldı. Bu diyet, tuzun azaltıldığı, sebze, tam tahıl, baklagil, kuruyemiş, tohum, az yağlı süt ürünleri, kümes hayvanları ve balığın ön planda olduğu bir beslenme modelini içeriyor. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının, yüksek tansiyonun önlenmesi ve kontrol altına alınmasında temel bir rol oynadığı vurgulandı.
Kan basıncı değerlerinin takibi hayati önem taşıyor
Uzmanlar, yüksek tansiyonla mücadelede en önemli adımlardan birinin bireylerin kendi kan basıncı değerlerini bilmesi olduğunu belirtti. Pek çok kişinin kan basıncı değerlerinden habersiz olduğuna dikkat çekildi. Evde kan basıncı ölçüm cihazı bulundurulması, düzenli ölçüm yapılması ve bu verilerin doktorlarla paylaşılması önerildi. Böylece, hem yaşam tarzı değişikliklerinin hem de ilaç tedavisinin etkinliği yakından izlenebiliyor ve gerekli durumlarda hızlıca müdahale edilebiliyor. Kan basıncı takibinin, yüksek tansiyonun uzun vadeli etkilerinin önlenmesinde ve sağlığın korunmasında kilit bir unsur olduğu ifade edildi.
Sonuç olarak, Amerikan Kalp Derneği ve Amerikan Kardiyoloji Koleji'nin açıkladığı yeni kılavuzlar, yüksek tansiyonun kontrol altına alınmasında bilimsel kanıtlara dayalı, pratik ve uygulanabilir öneriler sunuyor. Kan basıncı değerlerinin düzenli takibi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi ve gerektiğinde erken ilaç tedavisiyle, yüksek tansiyona bağlı sağlık risklerinin azaltılması hedefleniyor. Uzmanlar, bireylerin bu önerilere uyarak daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmelerinin mümkün olduğunu belirtiyor.
- Popüler Haberler -
Kolajen mi kemik suyu mu? Hangisi daha etkili?
Kalp sağlığını korumak için hangi takviyeler risk taşıyor?
Alıç sirkesi zayıflatır mı? Alıç meyvesiyle ilgili şaşırtıcı gerçekler!
Ağız bakterilerinin gizli dünyası! Diş sağlığında devrim yaratacak keşif
Erkeklerin kalp sağlığı için kritik dönüm noktası ne?
Bağırsak mikrobiyomu yaşlanmayı nasıl etkiliyor?



