İşlenmemiş gıdalar daha fazla yemek yemenize rağmen kalori alımını azaltıyor

Yeni araştırmalar, işlenmemiş gıdalardan oluşan bir diyetin insanları daha fazla yemesine rağmen günde ortalama 330 kalori daha az tüketmeye yönlendirdiğini gösteriyor. Bilim insanları, vücudumuzun mikro besinler açısından zengin gıdaları seçmemizi teşvik eden yerleşik bir mekanizmaya sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Yeni yılda kilo verme hedefiyle kararlı adımlar atan kişiler için, açlık hissi yaşamadan kalori alımını kontrol etmek oldukça zorlayıcı bir görev olabilir. Ancak son dönem araştırmalar, beslenme seçimlerimizin sadece kalori sayısıyla değil, gıdaların besinsel yapısıyla da yakından ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Uzmanlar, işlenmemiş gıdalardan oluşan bir beslenme düzeninin insanları daha fazla meyve ve sebze tüketmeye yönlendirerek, yüksek enerjili seçeneklerden uzak tutabildiğini belirtmektedir.
Araştırma bulguları: işlenmemiş diyette daha fazla yemek, daha az kalori
Salı günü The American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayınlanan yeni bir bilimsel çalışma, işlenmemiş gıdalar tüketen katılımcıların ilginç bir davranış sergilediğini ortaya koymaktadır. Araştırmaya katılan kişiler, pirinç, et ve tereyağı gibi doğal kaynakların yanı sıra meyve ve sebzelerden kütlesel olarak yüzde 50'den fazla daha fazla yiyecek tüketmişlerdir. Ancak bu yüksek miktardaki tüketim, aşırı işlenmiş gıdalar yiyen kontrol grubundan ortalama günde 330 kalori daha az alımla sonuçlanmıştır. Bu paradoksal bulgu, beslenme biliminde önemli bir keşif olarak kabul edilmektedir. Veriler, işlenmemiş gıdaların sadece doygunluk hissi vermekle kalmadığını, aynı zamanda vücudun doğal olarak daha az kalori almasını sağladığını göstermektedir.
Beslenme zekası: vücudumuz mikro besinleri nasıl seçiyor
Çalışmanın yazarlarından Profesör Jeff Brunstrom, bu fenomeni açıklarken "beslenme zekası" kavramını ortaya koymaktadır. Brunstrom'a göre, insanların yüksek kalorili gıdalara çekilmesi uzun zamandır bilinen bir durumdur; ancak araştırması, başka türde bir beslenme zekasının da var olduğunu göstermektedir. Yani biz sadece kalori için yemiyoruz; aynı zamanda vücudumuz mikro besinler açısından zengin gıdaları seçmemizi teşvik eden yerleşik bir mekanizmaya sahiptir. Bu mekanizma, işlenmemiş gıdalar tüketildiğinde daha etkili bir şekilde çalışmaktadır. Örneğin, aşırı işlenmiş diyetteki kişiler A vitamininin çoğunu Fransız tost çubuklarından ve krep'lerden alırken, işlenmemiş diyetteki bireyler aynı vitamini ıspanak ve havuçtan elde etmektedir. Bu seçim farkı, vücudun besinsel ihtiyaçlarını karşılamak için bilinçli bir tercih yaptığını göstermektedir.
Profesör Brunstrom, işlenmemiş gıdalar ve işlenmiş gıdalar arasındaki temel farkı şu şekilde açıklamaktadır: "Sağlıklı, işlenmemiş bir diyet yediğimizde, bir anlamda iki sisteme hizmet ediyoruz. Kalori için yiyoruz, ama muhtemelen aynı zamanda yüksek mikro besinli gıdalara da çekiliyoruz." Bu durum, makro besinler ve kalori alımı arasında doğal bir "gerilim" oluşturmaktadır. İşlenmiş gıdalarda belirli mikro besin gereksinimlerini karşılamak için kalorili porsiyonlar tüketmek gerekebilirken, doğal bir diyette bu gerilim, tükettiğimiz kalori miktarına doğal bir fren işlevi görmektedir.
İşlenmiş gıdaların aşırı kalori alımına yol açması
Araştırmacılar, 2019 yılında yayınlanan ve aşırı işlenmiş gıdalardan zengin bir diyetin nasıl aşırı kalori alımına ve kilo alımına yol açabileceğini gösteren bir çalışmanın verilerini yeniden analiz etmişlerdir. Bu yeniden analiz, işlenmemiş gıdaların seçim davranışımızı nasıl etkilediğini daha derinlemesine ortaya koymaktadır. Yalnızca tam gıdalardan oluşan bir diyet yiyen insanlar, sürekli olarak makarna ve krema gibi daha yüksek kalori yoğunluklu seçenekler yerine meyve ve sebze yemeyi tercih etmişlerdir. Bu tercih, tesadüfi değil; vücudumuzun mikro besinler açısından zengin gıdaları seçmemizi teşvik eden yerleşik bir "beslenme zekası"ndan kaynaklanmaktadır.
Profesör Brunstrom, işlenmemiş diyetlerin bu özel özelliğini vurgulayarak, "Makale, işlenmemiş diyetler hakkında kütlesel olarak daha fazla yiyecek yememize izin veren, ancak bu gerilim nedeniyle daha az kalori almamızı sağlayan özel bir şey olduğu hipotezini masaya koymaya çalışıyor" demiştir. Aşırı yemek yemenin mutlaka temel sorun olmadığını belirten araştırmacı, tüketicilerin tam gıda diyetinde aslında işlenmiş gıda diyetindekilere göre çok daha fazla yediklerini açıkça göstermiştir. Ancak gıdanın besinsel yapısı seçimleri etkilemektedir ve görünüşe göre ultra işlenmiş gıdalar insanları daha yüksek kalorili seçeneklere doğru itmektedir. Bu durum, çok daha düşük miktarlarda bile muhtemelen aşırı enerji alımına yol açmakta ve karşılığında obeziteyi körüklemektedir.
Beslenme yapısı ve kilo verme arasındaki bağlantı
Bilim insanları tarafından ortaya konan bu bulgular, kilo verme ve beslenme konusundaki geleneksel anlayışı yeniden şekillendirmektedir. Sadece kalori sayısını düşürmek yerine, tüketilen gıdaların kalitesi ve besinsel yapısı üzerinde odaklanmak daha etkili olabilir. İşlenmemiş gıdalar, vücudumuzun doğal olarak daha az kalori almasını sağlayan bir mekanizmayı tetiklemektedir. Bu mekanizma, mikro besinler açısından zengin gıdaları seçmemizi teşvik ederek, yüksek kalorili ancak besinsel değeri düşük seçeneklerden bizi uzak tutmaktadır. Sonuç olarak, işlenmemiş gıdalardan oluşan bir diyete geçiş yapan kişiler, daha fazla yemesine rağmen daha az kalori alarak kilo verme hedeflerine ulaşabilmektedir.
- Popüler Haberler -
Soğuk havanın gizemi: Hastalıkların asıl sebebi ne?
Kalp dokusunun krizden sonra yenilenebileceği keşfedildi
Düzenli yeşil çay tüketimi kalp sağlığını nasıl etkiliyor
Beyin hastalığı çölyakla bağlantılı: Giresun'da keşfedildi
Parmak eklemlerinin çıtlamasının sırrı çözüldü
Kan basıncı problemi yaşayanlar için pancar tüketiminin 7 yolu



