ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Düşük karbonhidrat diyeti için kritik genetik risk uyarısı

Stanford Üniversitesi'nde yürütülen yeni araştırma, düşük karbonhidrat diyeti uygulayan bireylerde kolesterol seviyelerindeki değişimin genetik faktörlerle yakından ilişkili olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle doymuş yağ tüketiminin genetik olarak yüksek kolesterole yatkın kişilerde ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Behram Yıldız - | Son Güncelleme Tarihi:
Düşük karbonhidrat diyeti için kritik genetik risk uyarısı

Stanford Üniversitesi'nde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, düşük karbonhidrat diyeti ile kolesterol arasındaki ilişkinin kişisel genetik yapıya bağlı olarak önemli ölçüde değişebileceğini gösterdi. Araştırmacılar, genetik olarak yüksek kolesterole yatkın bireylerin, özellikle doymuş yağ oranı yüksek besinler tükettiklerinde, LDL kolesterol seviyelerinde belirgin artışlar yaşadığını tespit etti. Bu bulgu, aynı diyeti uygulayan kişiler arasında neden çok farklı sonuçların ortaya çıktığına dair önemli bir açıklama sunuyor. Çalışma, Amerikan Beslenme Derneği'nin NUTRITION 2026 toplantısında sunularak bilim dünyasında dikkat çekti.

Stanford Üniversitesi'nden genetik ve diyet ilişkisine dair yeni bulgular

Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden doktora sonrası araştırmacı Alexa Barad ve ekibi tarafından yürütülen araştırmada, düşük karbonhidrat diyeti uygulayan bireylerin kolesterol seviyelerindeki değişimin genetik faktörlerle bağlantılı olduğu ortaya kondu. Araştırmacılar, 600'den fazla yetişkinin katıldığı DIETFITS adlı randomize kontrollü denemenin verilerini analiz etti. Bu katılımcılar bir yıl boyunca ya sağlıklı bir düşük karbonhidrat diyeti ya da düşük yağ diyeti uyguladı. Araştırmanın odak noktası ise genetik verileri bulunan 431 katılımcı oldu. Barad, bulguların, bazı bireylerin genetik geçmişleri nedeniyle doymuş yağın LDL kolesterol üzerindeki etkilerine karşı daha hassas olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Bu durum, düşük karbonhidrat diyeti uygulayan iki kişinin neden tamamen farklı kolesterol tepkileri gösterebildiğini açıklamaya yardımcı oluyor. Barad, "Bir kişi düşük karbonhidrat diyetiyle kolesterolünde artış yaşarken, bir başkası hiçbir değişiklik görmeyebilir. Bu farklılıkların altında yatan nedenin genetik yapı olabileceğini düşünüyoruz" dedi.

431 katılımcı üzerinde yapılan analizde çarpıcı kolesterol sonuçları

Çalışmada, katılımcıların genetik eğilimleri poligenik skorlar aracılığıyla belirlendi. Araştırmacılar, binlerce genetik varyantı bir araya getirerek her bireyin LDL kolesterolüne yatkınlığını hesapladı. Sonuçlar, düşük karbonhidrat diyeti uygulayan ve genetik olarak yüksek LDL kolesterolüne yatkın olan kişilerde, özellikle doymuş yağ tüketimi fazla olduğunda, LDL seviyelerinde ciddi artışlar yaşandığını gösterdi. Aynı ilişki, düşük yağ diyeti uygulayanlarda ise gözlenmedi. Bu bulgular, diyet ve genetik etkileşiminin, kolesterol seviyeleri üzerinde sanılandan çok daha büyük bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Araştırmacılar, doymuş yağa karşı duyarlılığın bu tabloda belirleyici olduğunu vurguladı. En yüksek genetik risk grubundaki kişiler, doymuş yağ oranı yüksek besinleri daha fazla tükettiklerinde, LDL kolesterolde en büyük yükselişi yaşadı.

Uzmanlar: Düşük karbonhidrat diyetinde kolesterol takibi şart

Stanford Üniversitesi'nden Alexa Barad, genetik test yapılmasa bile bireylerin diyet değişikliklerine vücudunun nasıl yanıt verdiğini dikkatle izlemeleri gerektiğini belirtti. Barad, "Herkesin düşük karbonhidrat diyetiyle aynı sonucu alması beklenmemeli. Kolesterol seviyelerini düzenli takip etmek, tek bir diyetin herkese uygun olacağına inanmaktan daha önemli" diyerek uyarıda bulundu. Araştırmanın sonuçlarının farklı topluluklarda da geçerli olup olmadığının belirlenmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor. Mevcut diyet rehberlerinde, doymuş yağın toplam kalorinin yüzde 10'unun altında tutulması ve doymamış yağların tercih edilmesi öneriliyor. Barad, düşük karbonhidrat diyeti uygulayanların tereyağı, sığır yağı, yağlı et ve işlenmiş etler yerine fındık, tohum, zeytinyağı ve avokado gibi sağlıklı yağ kaynaklarını seçmesinin kolesterol artışı riskini azaltabileceğini ifade etti. Bu öneriler, genetik yatkınlığı yüksek bireyler için özellikle büyük önem taşıyor.

Genetik ve düşük karbonhidrat diyeti: Kişiye özel yaklaşım önerisi

Stanford Üniversitesi'nin bu araştırması, düşük karbonhidrat diyeti ile kolesterol arasındaki ilişkinin kişisel genetik faktörlerle yakından bağlantılı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, diyet tercihlerinde tek tip yaklaşımdan ziyade, bireysel farklılıkların dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Kolesterol seviyelerindeki değişimi sadece diyet türüne bağlamak yerine, genetik risk faktörlerinin de hesaba katılması gerektiği belirtiliyor. Araştırmacılar, poligenik skorların klinik uygulamalarda kullanılmasıyla, hangi bireylerin diyet değişikliklerinden olumsuz etkilenebileceğinin önceden belirlenebileceğini düşünüyor. Bu sayede, düşük karbonhidrat diyeti uygulayan kişilerde kolesterol artışı riski daha etkili şekilde yönetilebilir.

Sonuç olarak, düşük karbonhidrat diyeti uygulamayı düşünen veya sürdüren kişilerin, genetik yatkınlıklarını ve kolesterol seviyelerini göz önünde bulundurmaları büyük önem taşıyor. Uzmanlar, kişiye özel beslenme stratejilerinin hem sağlık risklerini azaltabileceğini hem de daha etkili sonuçlar alınmasını sağlayabileceğini belirtiyor. Araştırma, diyet ve sağlık alanında bireyselleştirilmiş yaklaşımların gelecekte daha fazla önem kazanacağına işaret ediyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
düşük karbonhidrat diyeti kolesterol genetik doymuş yağ Stanford Üniversitesi