Demansın üçte biri beyin dışı hastalıklara bağlı! bilim insanlarından çarpıcı tespit

Çin'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, demans vakalarının üçte birinin beyin dışındaki hastalıklarla ilişkili olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, periferik hastalıkların demans riskini artırdığına dikkat çekiyor.
Çin'deki Sun Yat-sen Üniversitesi'nden bilim insanlarının liderliğinde gerçekleştirilen geniş çaplı bir inceleme, demansın yalnızca merkezi sinir sistemiyle sınırlı olmadığını, hatta bazı durumlarda beyinle bile başlamadığını gözler önüne serdi. Dünya genelinden 200'ü aşkın çalışmanın analiz edildiği araştırmaya göre, tüm demans vakalarının yaklaşık üçte biri, beyin dışı hastalıklarla bağlantılı. Bu oran, küresel ölçekte neredeyse 19 milyon kişiye karşılık geliyor. Araştırmanın sonuçları, demansın çok sayıda alt türü bulunduğunu ve bu türlerin tamamının doğrudan beyin kaynaklı olmayabileceğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Periferik hastalıkların demans üzerindeki etkisi
Bilim dünyasında "periferik hastalıklar" olarak adlandırılan ve vücudun farklı organlarını etkileyen rahatsızlıkların, demans gelişiminde önemli bir rol oynayabileceği uzun süredir tartışılıyordu. Çinli araştırmacıların yürüttüğü bu son küresel inceleme, demans riskiyle en yakından ilişkili olan 16 hastalığı belirledi. Özellikle diş eti hastalığı, kronik karaciğer rahatsızlıkları, işitme ve görme kaybı ile tip 2 diyabet, demans riskini en fazla artıran periferik hastalıklar arasında yer aldı. Osteoartrit, böbrek hastalıkları, kalp-damar sistemi bozuklukları, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve bağışıklık sistemi aracılı iltihaplı bağırsak hastalıkları da risk faktörleri arasında sıralandı. Araştırmada, bu hastalıkların demans üzerindeki etkisinin doğrudan nedensellik taşımadığı, ancak güçlü bir ilişki bulunduğu vurgulandı.
Demans ve periferik hastalıklar arasındaki karmaşık ilişki
Son yıllarda yapılan çeşitli bilimsel çalışmalar, demans ile kan şekeri dalgalanmaları, tip 2 diyabet, işitme kaybı, görme bozuklukları, bağırsak iltihabı ve diş eti hastalığı gibi periferik sağlık sorunları arasında yakın bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, işitme cihazı kullanımının demansı önlemeye katkı sağlayabileceğini ve karaciğer sirozunun tedavisinin bilişsel gerilemeyi yavaşlatabileceğini öne sürüyor. Ayrıca, diyabet veya insülinle ilgili sorunlar için kullanılan bazı ilaçların, beklenmedik şekilde beyin fonksiyonlarını olumlu etkileyebileceği ve bilişsel sağlığı destekleyebileceği belirtiliyor. Ancak bilim insanları, demans ile bu periferik hastalıklar arasındaki bağlantının tam olarak nasıl işlediğini henüz kesin olarak açıklayamıyor. Bu nedenle, demansın yalnızca nörolojik bir hastalık olarak değerlendirilmesinin yetersiz olabileceği vurgulanıyor.
Beyin ve vücut arasındaki bağlantının önemi
Beyin, uzun yıllar boyunca vücudun geri kalanından izole edilmiş bir organ olarak düşünülse de, günümüzde yapılan araştırmalar beyin ile periferik organlar arasındaki karmaşık ilişkileri ortaya koyuyor. Beyin-bağırsak ekseni, beyin-kemik ekseni, beyin-bağışıklık sistemi ve beynin karaciğer, kalp, böbrekler, cilt, yağ dokusu, lenf sistemi ve kaslarla olan bağlantıları, nörobilim alanında yeni bakış açıları kazandırıyor. Bu çok yönlü ilişkiler, demans gibi karmaşık hastalıkların anlaşılmasında önemli bir rol oynuyor. Çin'deki incelemede, başlangıçta 26 yaygın periferik hastalık incelendi; ancak meta-analizler sonucunda yalnızca 16 hastalığın demans riskiyle anlamlı şekilde bağlantılı olduğu tespit edildi. Hipertansiyon, obezite, yüksek kolesterol, depresyon ve tiroid hastalığı ise bu bağlantıyı göstermeyen hastalıklar arasında yer aldı.
Demans tedavisinde yeni yaklaşımlar gündemde
Çalışmanın yazarları, elde edilen bulguların, periferik hastalıkların proaktif bir şekilde önlenmesinin demans insidansını azaltma potansiyeline işaret ettiğini belirtiyor. Bu yaklaşım, bugüne kadar yalnızca beyin hastalıklarına odaklanan demans tedavilerinin neden çoğu zaman başarısız olduğunu da açıklayabilir. Uzmanlar, bilişsel gerilemenin beynin içinde başladığı varsayımının, ilaç araştırmalarında yanlış hedeflere odaklanılmasına neden olabileceğini düşünüyor. Son yıllarda, Alzheimer hastalığının bir bağışıklık sistemi bozukluğu olabileceği yönünde teoriler de gündeme geldi. Bağışıklık sisteminin vücuttaki tüm organlarda bulunması, herhangi bir aksaklıkta çok çeşitli etkilere yol açabiliyor ve bu da demans benzeri semptomların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Ayrıca, bazı bilim insanları demansın hücrelerdeki enerji üretimindeki bozukluklardan kaynaklanan metabolik bir sorun olabileceğini de savunuyor.
Sonuç olarak, demansın yalnızca merkezi sinir sistemiyle sınırlı bir hastalık olmadığı, vücudun diğer organlarındaki sağlık sorunlarının da demans gelişiminde etkili olabileceği giderek daha fazla kabul görüyor. Bu nedenle, demansla mücadelede sadece beyin odaklı yaklaşımlar yerine, tüm vücut sağlığının korunmasına yönelik bütüncül stratejiler geliştirilmesi büyük önem taşıyor.
- Popüler Haberler -
Diş çürüklerinde devrim! Tükürükteki arjininin etkisi şaşırttı!
Kahve tüketimi bağırsak bakterilerinde şaşırtıcı artışa yol açıyor
Gece geç uyuyanlarda kalp krizi riski düşündüğünüzden yüksek olabilir
Ailede duygusal olarak ihmal edilen çocukların suça yönelme riski artıyor
Ani ölüm riskiyle ilgili çarpıcı uyarı! İşlenmiş besinler tehlike saçıyor
Artrit hastalarına kritik uyarı! Bu 4 takviyeye dikkat



