ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bilim insanları cilt kanserini besleyen gizemli molekülü ortaya çıkardı

Fatih Coşgun - | Son Güncelleme Tarihi:
Bilim insanları cilt kanserini besleyen gizemli molekülü ortaya çıkardı

ABD merkezli NYU Langone Health ve Perlmutter Kanser Merkezi'nde yapılan araştırmada, cilt kanserinin en agresif türlerinden melanomada HOXD13 isimli molekülün hem tümör büyümesinde hem de bağışıklık sistemini aşmada kilit rol oynadığı tespit edildi. Bu bulgu, cilt kanseri tedavisinde yeni stratejilerin önünü açıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

ABD'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, cilt kanserinin en tehlikeli formlarından biri olan melanomada, HOXD13 adlı bir molekülün tümörlerin büyümesini hızlandırmak ve bağışıklık sisteminden saklanmak için kritik bir rol oynadığını ortaya koydu. NYU Langone Health ve Perlmutter Kanser Merkezi'nde görevli bilim insanlarının yürüttüğü bu çalışma, cilt kanseriyle mücadelede yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine ışık tutuyor. Araştırma sonuçları, HOXD13'ün yalnızca tümörlerin kan damarlarını artırmakla kalmadığını, aynı zamanda bağışıklık hücrelerinin kansere karşı etkin mücadelesini de engellediğini gösteriyor.

HOXD13: Melanomada büyümenin ve bağışıklık kaçışının anahtarı

NYU Langone Health ve Perlmutter Kanser Merkezi'nden bilim insanları, HOXD13 molekülünün melanom tümörlerinde gen aktivitesini kontrol eden bir transkripsiyon faktörü olarak öne çıktığını belirledi. Transkripsiyon faktörleri, hücrelerin genetik kodunu proteinlere dönüştürerek dokuların oluşumunu ve hücreler arası iletişimi düzenler. Araştırma ekibi, HOXD13'ün özellikle tümörlere oksijen ve besin taşıyan yeni kan damarlarının oluşumunda (angiogenez) merkezi bir rol oynadığını saptadı. Bu süreçte HOXD13, vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF), semaforin-3A (SEMA3A) ve CD73 gibi biyolojik yolları aktive ederek kanserin hızla büyümesine katkı sağlıyor. Deneysel modellerde HOXD13'ün baskılanması, tümör boyutlarında belirgin bir azalma ile sonuçlandı.

HOXD13'ün etkileri yalnızca tümör büyümesiyle sınırlı kalmıyor. Araştırmacılar, HOXD13 düzeyi yüksek olan melanom hastalarının kanında, kanser hücrelerini tanıyıp yok eden sitotoksik T hücrelerinin daha düşük seviyelerde bulunduğunu ortaya koydu. Ayrıca, bu T hücrelerinin tümör dokusuna nüfuz etme kapasitesinin de HOXD13 yüksekliğinde azaldığı belirlendi. Bu bulgular, HOXD13'ün melanomun bağışıklık sisteminden kaçışında da başrol oynadığını gösteriyor.

Bağışıklık sistemi üzerindeki etkiler ve tedavi potansiyeli

Çalışmanın bir diğer önemli bulgusu, HOXD13'ün tümör çevresinde bağışıklık yanıtını zayıflatacak şekilde ortamı değiştirmesi oldu. Özellikle CD73 üretimini artırarak adenozin seviyesini yükselten HOXD13, T hücrelerinin işlevini yavaşlatıyor ve tümör dokusuna girişini sınırlandırıyor. Adenozin, bağışıklık hücrelerinin kanserli dokuları hedef almasını engelleyen bir bariyer görevi görüyor. Araştırmacılar, HOXD13'ün devre dışı bırakılmasıyla birlikte, T hücrelerinin tümörlere daha etkin biçimde ulaşabildiğini gözlemledi.

NYU Grossman Tıp Okulu ve Perlmutter Kanser Merkezi'nden Dr. Pietro Berico, araştırmanın HOXD13'ün melanom büyümesini tetiklediğine ve bağışıklık sisteminin kansere karşı savaşma kapasitesini azalttığına dair güçlü kanıtlar sunduğunu vurguladı. Çalışmanın kıdemli araştırmacısı Prof. Dr. Eva Hernando-Monge ise, HOXD13 kaynaklı melanomda angiogenez ve adenozin-reseptör yollarının birlikte hedeflenmesinin, yeni ve umut verici bir tedavi yaklaşımı olabileceğini belirtti. Halen devam eden bazı klinik denemelerde, VEGF ve adenozin reseptörlerini bloke eden ilaçların güvenliği ve etkinliği test ediliyor. Eğer bu denemeler olumlu sonuç verirse, araştırmacılar yüksek HOXD13 aktivitesine sahip melanom hastalarında kombinasyon tedavileri denemeyi planlıyor.

Geniş çaplı analizler ve gelecek planları

Araştırma kapsamında ABD, Brezilya ve Meksika'dan 200'den fazla melanom hastasının tümör örnekleri incelendi. Bilim insanları, HOXD13'ün öne çıkan bir molekül olduğunu ve hem farelerde hem de insan hücre hatlarında kanserin büyümesi ile bağışıklık kaçışında belirleyici rol oynadığını doğruladı. Ayrıca, HOXD13'ün yalnızca melanomda değil, bazı glioblastomlar, sarkomlar ve osteosarkomlar gibi diğer kanser türlerinde de yüksek düzeyde bulunabileceği ve benzer mekanizmalarla etkili olabileceği düşünülüyor. Bu nedenle, araştırma ekibi ilerleyen dönemde HOXD13'ün farklı kanser türlerindeki rolünü ve VEGF ile adenozin yollarının bu hastalıklarda da hedeflenip hedeflenemeyeceğini incelemeyi planlıyor.

Sonuç olarak, HOXD13'ün cilt kanseri tedavisinde yeni bir hedef olarak öne çıkması, hem mevcut tedavilere dirençli melanom vakalarında hem de diğer agresif kanser türlerinde umut vadediyor. Araştırmacılar, HOXD13'ün baskılanmasının, kanserin büyümesini yavaşlatmanın yanı sıra bağışıklık sisteminin tümöre karşı daha etkili mücadele etmesini sağlayabileceğini düşünüyor. Bu bulgular, cilt kanseriyle mücadelede yeni nesil tedavi stratejilerinin geliştirilmesine önemli katkılar sunabilir.


Etiketler:
cilt kanseri HOXD13 bağışıklık sistemi melanom kanser tedavisi