ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Tonga patlaması stratosferde eşi görülmemiş soğumaya yol açtı

Neslişah Yumak - | Son Güncelleme Tarihi:
Tonga patlaması stratosferde eşi görülmemiş soğumaya yol açtı

Güney Pasifik'teki Tonga'da 2022'de yaşanan dev volkanik patlama, stratosferde alışılmışın dışında bir soğumaya yol açtı. Bilim insanları, bu patlamanın stratosfere rekor miktarda su buharı enjekte ettiğini ve atmosferin hâlâ eski dengesine ulaşamadığını açıkladı. Tonga patlaması, atmosfer bilimi ve iklim araştırmaları açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

15 Ocak 2022'de Güney Pasifik'te bulunan Hunga Tonga-Hunga Haʻapai yanardağı, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir volkanik patlamaya sahne oldu. Patlama, 35 mil yüksekliğe ulaşan devasa bir buhar sütunu oluşturdu ve bilim dünyasında büyük şaşkınlık yarattı. Uzmanlar, bu tür büyük volkanik olaylarda genellikle stratosfere yükselen kükürt aerosollerinin atmosferi ısıtmasını ve yüzey sıcaklıklarını düşürmesini beklerken, Tonga patlaması tam tersi bir etki yarattı. Stratosferde beklenmedik bir soğuma kaydedildi ve bu durumun nedenini anlamak için üç yıl boyunca uluslararası araştırmalar yürütüldü. Sonuçlar, patlamanın stratosfere bugüne kadar ölçülen en yüksek su buharı miktarını enjekte ettiğini ve bu etkinin hâlâ sürdüğünü ortaya koydu.

NASA ve üniversiteler: 'Tonga patlaması atmosferde rekor su buharı bıraktı'

Patlamanın ardından yapılan bilimsel çalışmalar, Hunga Tonga-Hunga Haʻapai'nin stratosfere yaklaşık 146 teragram su buharı gönderdiğini doğruladı. Bu miktar, o atmosfer katmanında zaten bulunan nemin yaklaşık yüzde 10'una denk geliyor ve modern ölçüm kayıtlarında bir volkanik patlamadan kaynaklanan en yüksek değer olarak kayıtlara geçti. NASA'nın Jet Propulsion Laboratory'den atmosfer bilimcisi Luis Millán'ın öncülüğünde yürütülen ve Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu su buharı miktarı, 1991'deki ünlü Mount Pinatubo patlamasının dört katına ulaşıyor. Pinatubo, atmosferik bozulma konusunda bugüne dek bir ölçüt olarak kabul ediliyordu. Tonga patlamasının ulaştığı değerler ise bilim dünyasında yeni bir referans noktası oluşturdu. Bilim insanları, bu olağanüstü su buharı artışının, atmosferin üst katmanlarında beklenen ısınma yerine soğuma yarattığını belirtti. Bu gelişme, iklim modellemeleri ve atmosfer dinamikleri açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Stratosfer soğudu, yüzeyde etki sınırlı kaldı

Patlamanın en önemli özelliği, stratosferde beklenen ısı artışı yerine belirgin bir soğuma yaratması oldu. Genellikle büyük volkanik patlamalarda kükürt dioksit stratosfere yükselerek güneş ışığını emen aerosol parçacıklarını oluşturur ve bu katmanın ısınmasına neden olur. Ancak Tonga patlamasında, kalderanın okyanus yüzeyinin yaklaşık 490 feet altında yer alması, patlayan magmanın devasa miktarda deniz suyunu buharlaştırmasını sağladı. Bu su buharı, kükürt dioksitin büyük bölümünü yukarıya kaçmadan önce engelledi ve sonuçta stratosfere ulaşan sülfat miktarı son derece düşük seviyede kaldı. Bilimsel değerlendirmelere göre, su buharı yüksek irtifada ısıyı uzaya geri yayarak stratosferin 0,5 ila 1 derece Celsius arasında soğumasına yol açtı. Bu etki, modern volkanik patlama kayıtlarında eşi benzeri görülmemiş bir durum olarak nitelendirildi. Yüzeyde ise bu devasa patlamanın etkisi oldukça sınırlı kaldı; ortalama sıcaklık değişimi yaklaşık 0,05 dereceyle sınırlı oldu. Buna karşılık, Pinatubo patlaması yüzey sıcaklığında 0,25 ila 0,5 derece arasında bir düşüşe yol açmıştı.

Tonga patlaması atmosferde kalıcı izler bıraktı

Patlama sırasında oluşan devasa sütun, sadece stratosferde kalmadı, aynı zamanda mesosfere kadar ulaştı. National Geographic'in raporlarına göre, 35,4 mil yüksekliğe çıkan bu volkanik bulut, kayıtlardaki en yüksek volkanik pluma olarak tarihe geçti. Patlamanın gücü, atmosferde basınç dalgalarının gezegenin çevresinde altı gün boyunca dört kez dönmesine neden oldu. Bu dalgalar, Akdeniz gibi uzak bölgelerde deniz seviyesinin yaklaşık bir foot yükselmesine yol açtı. Bilim insanları, bu olayı 'meteor tsunamisi' olarak adlandırdı ve böyle bir fenomenin en son 1883'teki Krakatau patlamasında gözlendiğini belirtti. Tonga'ya yakın bölgelerde ise kaldera tabanının çökmesiyle birlikte geleneksel bir tsunami meydana geldi. Dalgalar, bazı kıyılarda 50 feet'in üzerine çıkarak ciddi tahribat yarattı. Tek bir volkanik patlamadan hem atmosferik hem de deniz kaynaklı bu tür etkilerin aynı anda görülmesi, enstrümantal kayıtlarda daha önce rastlanmayan bir durum olarak kayıtlara geçti.

Stratosferde su buharı seviyesi hâlâ yüksek

2025 yılına yaklaşırken, Tonga patlamasının stratosferde bıraktığı su buharı seviyeleri hâlâ normalin üzerinde seyrediyor. Leeds Üniversitesi'nden Dr. Sandip Dhomse, bu yükselmiş nemin birkaç yıl daha atmosferde kalmasının beklendiğini vurguladı. Bu süre, sülfat kaynaklı volkanik patlamaların atmosferde bıraktığı etkinin çok ötesine geçiyor. Patlamadan sonraki aylarda Güney Yarımküre'de, hava akımlarındaki değişikliklere bağlı olarak kısa süreli ozon kayıpları tespit edildi. Ancak bu kayıplar, doğrudan kimyasal bir parçalanmadan çok, atmosferdeki dinamik değişikliklerle ilişkilendirildi. Antarktika üzerindeki ozon tabakası ise mevsimsel sınırlar içinde kaldı. Colorado Boulder Üniversitesi'nden Dr. Yunqian Zhu, Tonga patlamasının, bilim insanlarının su açısından zengin volkanik olayları modelleme biçimlerinde önemli bir boşluğu ortaya çıkardığını ve stratosferik koşulların yeniden şekillenmesinde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Uzmanlar, Tonga patlamasının enjekte ettiği nemin, 2020'lerin sonlarına kadar atmosferik kimya üzerinde etkili olmasını bekliyor.

Bilim dünyasında Tonga patlaması tartışması sürüyor

Hunga Tonga-Hunga Haʻapai patlaması, atmosfer bilimi ve iklim araştırmaları açısından yeni soruları gündeme getirdi. Bilim insanları, bu tür olağanüstü volkanik olayların küresel iklim üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Tonga patlaması, hem su buharı miktarı hem de stratosferde yarattığı soğuma ile iklim modellemelerinde dikkate alınması gereken önemli bir örnek olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, gelecekte benzer volkanik olayların atmosferde nasıl etkiler yaratabileceğini tahmin etmek için Tonga patlamasından elde edilen verilerin kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. Ayrıca, bu patlamanın ortaya çıkardığı sıra dışı atmosferik koşullar, iklim değişikliğiyle mücadele ve atmosferin gelecekteki dengesinin korunması açısından da dikkatle izleniyor.

Sonuç olarak, Tonga'da yaşanan bu devasa volkanik patlama, atmosferde eşi benzeri görülmemiş bir su buharı artışı ve stratosferde beklenmedik bir soğuma ile bilim dünyasında uzun süre tartışılacak bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Araştırmalar, bu etkinin 2020'lerin sonuna kadar atmosferde iz bırakmaya devam edeceğini gösteriyor. Tonga patlaması, atmosfer bilimi ve iklim araştırmalarında yeni bir çağın kapılarını araladı.


Etiketler:
Tonga patlaması stratosfer soğuması su buharı volkanik etki iklim değişikliği