Küresel felaket uyarısı! Nehir ekosistemleri çöküşe gidiyor

Çin Bilimler Akademisi öncülüğünde yürütülen kapsamlı araştırma, dünya genelindeki nehirlerin yüzde 80'inde ciddi oksijen kaybı yaşandığını ortaya koydu. Özellikle Ganj ve Amazon gibi büyük nehirlerde kayıp oranları rekor seviyelere ulaştı. Araştırmacılar, iklim değişikliği ve insan faaliyetlerinin bu süreci hızlandırdığına dikkat çekiyor.
Dünya genelinde yapılan kapsamlı bir araştırma, nehirlerdeki çözünmüş oksijen seviyelerinin 1985'ten bu yana hızla azaldığını gözler önüne serdi. Çin Bilimler Akademisi'nden çevre bilimcisi Qi Guan ve ekibi tarafından yürütülen çalışmada, 16 binden fazla nehirde oksijen seviyelerinin ortalama yüzde 80 oranında düştüğü belirlendi. Araştırmacılar, bu düşüşün devam etmesi halinde, su altı yaşamı ve bu kaynaklara bağımlı toplulukların ciddi bir tehdit altında kalacağı uyarısında bulunuyor. Bilim insanları, yüzyılın sonuna kadar önlem alınmazsa, özellikle Güney Amerika, Hindistan, Arktik ve Doğu Amerika Birleşik Devletleri'ndeki nehirlerin yaklaşık yüzde 10 oranında daha fazla oksijen kaybedeceğini öngörüyor.
Çin Bilimler Akademisi: 'Oksijen kaybı su altı ekosistemlerini tehdit ediyor'
Çin Bilimler Akademisi'nin öncülük ettiği araştırmada, 1985 ile 2023 yılları arasında toplanan 3,4 milyon uydu görüntüsü analiz edildi. Bu dev veri seti, nehirlerdeki çözünmüş oksijen seviyelerinin on yıllık periyotlarda ortalama 0,045 miligram azaldığını ortaya koydu. Araştırma ekibi, oksijen kaybının özellikle Ganj ve Amazon gibi tropikal nehirlerde hızlandığını belirledi. Ganj Nehri'nde oksijen kaybı, dünya ortalamasının 20 katına ulaştı. Bu bölgelerde suyun doğal olarak daha sıcak olması, çözünmüş oksijen seviyelerini düşürüyor ve hipoksi riskini artırıyor. Bilim insanları, sıcaklık artışının ve suyun bileşimindeki değişikliklerin, oksijen çözünürlüğünü azaltarak su altı ekosistemlerinde kitlesel ölümlere yol açabileceğini vurguluyor.
İklim değişikliği ve insan etkisi oksijen kaybını hızlandırıyor
Çalışmada, nehirlerdeki oksijen kaybının ana nedeni olarak iklim değişikliği gösterildi. Araştırmaya göre, insan faaliyetlerinin tetiklediği iklim değişikliği, küresel nehir deoksijenasyonunun yaklaşık yüzde 63'ünden sorumlu. Su sıcaklığındaki artış, oksijenin suda çözünürlüğünü azaltıyor. Sıcak hava dalgaları ve azalan su akışı, nehirlerdeki oksijen seviyelerini daha da düşürüyor. Ayrıca, barajlar ve su yollarındaki diğer insan müdahaleleri, havadan suya oksijen geçişini azaltarak bu süreci hızlandırıyor. Su bileşimi de önemli bir rol oynuyor; nehirlerdeki tuz, besin ve organik madde yükü arttıkça, oksijen tutma kapasitesi düşüyor. Bu durum, su altı yaşamının hayatta kalmasını zorlaştırıyor ve ekosistemlerde biyolojik çeşitliliğin azalmasına neden oluyor.
Ganj ve Amazon nehirlerinde rekor oksijen kaybı
Araştırmanın çarpıcı bulgularından biri, tropikal nehirlerdeki oksijen kaybının beklenenden çok daha hızlı gerçekleşmesi oldu. Özellikle Hindistan'daki Ganj Nehri ve Güney Amerika'daki Amazon Nehri, oksijen kaybında dünya genelinde başı çekiyor. Ganj Nehri'nde yaşanan oksijen kaybı, dünya ortalamasının 20 katı hızında ilerliyor. Bu bölgelerde, sıcak suyun oksijen tutma kapasitesi düşük olduğu için, su altı canlıları hipoksiye daha yakın durumda. Oksijen seviyelerindeki küçük bir düşüş bile, balık ve diğer su altı türlerinin topluca ölmesine yol açabiliyor. Bu ölümler, geride kalan organik maddelerin bakteriler tarafından hızla parçalanmasına ve kalan oksijenin de hızla tükenmesine neden oluyor. Bu süreç, nehirlerde ölü bölgelerin oluşmasına yol açıyor ve su kalitesini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Uzmanlardan acil önlem çağrısı: 'Nehirlerde ölü bölgeler yaygınlaşabilir'
Çin Bilimler Akademisi'nden Qi Guan ve ekibi, nehirlerdeki oksijen kaybının yavaş ilerleyen ancak etkisi derin olan bir süreç olduğunu belirtiyor. Araştırmacılar, düşük oksijen seviyelerinin biyolojik çeşitlilikte azalmaya ve su kalitesinin bozulmasına yol açtığını ifade ediyor. Önümüzdeki yedi on yıl içinde, insanlık acil önlemler almazsa, nehirlerin çözünmüş oksijeninin yüzde 4 ila 5 oranında daha kaybetmesi bekleniyor. Bu da, ölü balıklar ve alglerle dolu nehirlerin daha sık görülmesine ve su altı ekosistemlerinde geri dönüşü olmayan zararların oluşmasına neden olabilir. Bilim insanları, bu değişikliklerin sistematik olarak anlaşılması ve hedeflenmiş stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak bu şekilde, küresel nehirlerin sürdürülebilir yönetimi ve su altı yaşamının korunması sağlanabilir.
Nehirlerdeki oksijen kaybı, yalnızca su altı ekosistemlerini değil, aynı zamanda bu kaynaklara bağlı olan insan topluluklarını da doğrudan etkiliyor. Araştırmacılar, iklim değişikliğiyle mücadele ve nehirlerin sürdürülebilir yönetimi için uluslararası iş birliğinin ve acil önlemlerin hayati önem taşıdığının altını çiziyor. Aksi takdirde, önümüzdeki yıllarda dünya genelinde nehirlerde ölü bölgelerin artması ve su kaynaklarının hızla tükenmesi kaçınılmaz hale gelebilir.
- Popüler Haberler -
Soykırımcı İsrail ateşkese rağmen saldırılarını sürdürüyor! Gazze'de can kaybı 72 bin 773'ye yükseldi
Uzmanlardan uluslararası ebola uyarısı! Yayılma hızı endişe yaratıyor
60 yıllık sır çözüldü! Kayıp bitki sosyal medyada ortaya çıktı
İsrailli aşırı sağcı Bakan, Sumud Filosu aktivistlerini provoke etmeye çalıştı
5 süper tanker Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapacak
Mavi trafik ışığı detayı gündem oldu! Sebebi herkesi şaşırttı



