ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Yalnızlık sadece bir his değil, ölçülebilir bir ölüm riski! Uzmanlar hayati tehlikeyi duyurdu

UK Biobank tarafından 500 binden fazla katılımcıyla yürütülen geniş kapsamlı araştırma, sosyal izolasyonun ve yalnızlığın, kronik hastalık olmadan geçirilen sağlıklı yaşam süresini önemli ölçüde kısalttığını ortaya koydu. Uzmanlar, sosyal ilişkilerin diyet ve egzersiz kadar kritik olduğunu vurguluyor.

Celal Musalli - | Son Güncelleme Tarihi:
Yalnızlık sadece bir his değil, ölçülebilir bir ölüm riski! Uzmanlar hayati tehlikeyi duyurdu

İngiltere merkezli UK Biobank'ın 500 bini aşkın katılımcı üzerinde gerçekleştirdiği yeni araştırma, sosyal izolasyon ve yalnızlık gibi faktörlerin, kronik hastalıklar olmadan geçen sağlıklı yaşam süresini ciddi oranda kısalttığını gösterdi. Araştırmacılar, sosyal bağlantıların yalnızca duygusal ve zihinsel sağlıkla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bireylerin yaşam süreleri üzerinde de doğrudan etkili olduğunu belirtiyor. Elde edilen bulgular, sosyal ilişkilerin diyet ve egzersiz kadar hayati bir rol oynadığını ortaya koyarak, sosyal izolasyonun ve yalnızlığın ölüm oranlarını artırdığına dikkat çekiyor.

UK Biobank verileri: sosyal izolasyon sağlıklı yaşamı kısaltıyor

UK Biobank'ın biyomedikal veri tabanından elde edilen bilgilerle yürütülen araştırmada, katılımcılar yalnızlık ve sosyal izolasyon düzeylerine göre dört gruba ayrıldı. Araştırmacılar, hem yalnızlık hem de sosyal izolasyon yaşayan bireylerin, bu sorunları yaşamayanlara kıyasla kronik hastalıksız geçirdikleri yılların daha kısa olduğunu tespit etti. Üstelik bu etki, yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı kalmadı; zihinsel sağlık açısından da benzer sonuçlar gözlendi. Yalnızlık ve sosyal izolasyonun birlikte görülmesi, hastalıksız yaşam beklentisini kayda değer biçimde azaltırken, bu durumun erken ölüm riskini de artırdığı vurgulandı. Araştırmaya göre, diyabet, kalp hastalığı, akciğer rahatsızlıkları, demans, kanser, depresyon ve anksiyete gibi kronik hastalıklardan bağımsız olarak sosyal izolasyonun olumsuz etkileri ölçülebilir düzeyde ortaya çıktı.

Uzmanlar: sosyal ilişkiler sağlıklı yaşam için kritik

Çalışmaya katkı sağlayan uzmanlar, sosyal izolasyon ve yalnızlık kavramlarının genellikle birbiriyle karıştırıldığını, ancak farklı boyutları bulunduğunu belirtiyor. Los Angeles'ta görev yapan somatik travma terapisti Chloë Bean, sosyal izolasyonun bireylerin başkalarıyla ne kadar sık vakit geçirdiğiyle ilgili olduğunu, yalnızlığın ise ilişkilerin kalitesi ve kişinin kendini ne kadar tanınmış hissettiğiyle bağlantılı olduğunu ifade ediyor. Kaiser Permanente Northern California'dan psikiyatrist Drew Maygren ise, sosyal izolasyonun bazen öz koruma amacıyla ortaya çıkabileceğini, yalnızlığın ise ilişkilerden beklenen duygusal desteğin karşılanmaması halinde ortaya çıktığını söylüyor. Her iki durumun da, özellikle depresyon ve anksiyete gibi ruhsal bozuklukların gelişiminde etkili olduğu vurgulanıyor.

Sosyal izolasyonun sağlığa etkileri: stres ve alışkanlıklar bozuluyor

Lisanslı evlilik ve aile terapisti Saba Harouni Lurie, sosyal bağlantı eksikliğinin bireylerin stresle başa çıkmasını zorlaştırdığını, bunun da uyku düzeni, günlük alışkanlıklar ve genel fiziksel sağlığı olumsuz etkilediğini belirtiyor. Lurie, destek alınabilecek sosyal çevrenin, kişisel bakım ve sağlık takibi açısından büyük önem taşıdığını, örneğin bir arkadaşın kişinin kötü hissettiğini fark ederek doktora gitmesi için teşvik edebileceğini söylüyor. Öte yandan, kötü sağlık durumu, ağrı veya hareket kısıtlılığı gibi nedenlerle sosyal bağlantıların sürdürülmesi zorlaşabiliyor. Yaş ilerledikçe eş, arkadaş veya iş çevresinin kaybı da sosyal izolasyonu derinleştiriyor. Zihinsel sağlık sorunları, kişinin ilişkiler kurmasını veya mevcut ilişkilerini sürdürmesini daha da güçleştirebiliyor. Bu döngü, zamanla kırılması daha zor bir hal alıyor ve bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor.

Yalnızlıkla başa çıkmanın yolları: uzmanlardan tavsiyeler

Uzmanlar, yalnızlık ve sosyal izolasyonla mücadelede ilk adım olarak güvendiğiniz birine ulaşmayı öneriyor. Basit bir mesaj, telefon görüşmesi ya da kısa bir sohbet bile bağlantı hissini artırabiliyor. Amaç, yalnızlığı bir anda ortadan kaldırmak değil; iletişim kurmayı ve paylaşımı daha kolay hale getirmek. Ayrıca, düzenli ve anlamlı temasların, ara sıra yapılan büyük sosyal etkinliklerden daha faydalı olduğu belirtiliyor. Gönüllü çalışmalar, egzersiz dersleri, inanç toplulukları ya da hobi grupları gibi ortak ilgi alanlarına sahip etkinliklere katılmak, sosyal bağlantıların güçlenmesine yardımcı olabiliyor. Düzenli olarak aynı insanlarla bir araya gelmek, zaman içinde doğal bir yakınlık ve tanıdıklık oluşturuyor. Uzmanlar, küçük sohbetlerin ötesine geçerek, gerçekten yaşanan duyguları ve düşünceleri paylaşmanın da yalnızlık hissini azaltmada etkili olduğunu vurguluyor. Ayrıca, yabancılarla yapılan kısa ve samimi etkileşimlerin, sosyal becerileri geliştirmeye yardımcı olduğu ve sinir sisteminin güven duygusunu pekiştirdiği ifade ediliyor. Bu tür küçük adımlar, sosyal izolasyonun olumsuz etkilerini azaltmada önemli rol oynuyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
sosyal izolasyon yalnızlık sağlık UK Biobank uzun yaşam