ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Uyku bilimcilerinden sağlıklı uyku için karanlık önerisi

Ayşegül Gedik - | Son Güncelleme Tarihi:
Uyku bilimcilerinden sağlıklı uyku için karanlık önerisi

Uyku uzmanları, karanlıkta uyumanın vücudun biyolojik saatini koruduğunu ve sağlıklı bir uyku için kritik rol oynadığını vurguluyor. Maryland ve Ulusal Uyku Vakfı'ndan uzmanlar, karanlıkta uyumakta zorlananlar için pratik öneriler sunuyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Uyku sağlığını korumak isteyenler için uzmanlardan önemli bir uyarı geldi. Maryland'deki Kaiser Permanente'den uyku tıbbı uzmanı Dr. Keisha Sullivan ile Ulusal Uyku Vakfı'ndan klinik psikolog Dr. Joseph Dzierzewski, karanlıkta uyumanın hem biyolojik saat hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını açıkladı. Uzmanlar, karanlıkta uyumakta güçlük çekenlerin bu alışkanlığı edinmesinin mümkün olduğunu belirterek, sağlıklı bir uyku için karanlık ortamın sağlayacağı faydalara ve pratik uyum önerilerine dikkat çekti.

Dr. Sullivan: 'Karanlıkta uyku biyolojik saati koruyor'

Dr. Keisha Sullivan, vücudun biyolojik saatinin uyku düzenini ayarlayabilmek için ışık ve karanlığa ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Özellikle karanlık ortamda uyumak, melatonin hormonunun daha fazla salgılanmasını teşvik ediyor. Melatonin, yalnızca uykuya dalmayı kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda uykunun devamlılığını da destekliyor. Dr. Sullivan'a göre, gece boyunca ışığa maruz kalmak, melatonin üretimini baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor. Bu durum, zaman içinde yüksek tansiyon, tip 2 diyabet ve kilo artışı gibi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Uzmanlar, karanlıkta uyku alışkanlığının vücudun biyolojik ritmiyle uyumlu bir şekilde çalışmasını sağladığını ve uzun vadede sağlığı koruduğunu belirtiyor.

Dr. Dzierzewski: 'Karanlık korkusu biyolojik ve psikolojik kökenli'

Klinik psikolog ve uyku bilimci Dr. Joseph Dzierzewski, bazı kişilerin karanlık ortamda uyumakta zorlandığını, bunun ise hem biyolojik hem de psikolojik nedenlere dayandığını aktarıyor. Karanlık, insan beyninde irkilme tepkisi oluşturabiliyor ve bu durum kaygı seviyesinin yükselmesine yol açıyor. Dr. Sullivan, karanlıkta görme duyusunun devre dışı kalmasıyla birlikte diğer duyuların daha hassas hale geldiğini, tanımlanamayan seslerin ise tehdit olarak algılanabileceğini belirtiyor. Dr. Dzierzewski ise, geçmişte yaşanan korku, stres veya uyanıklık gibi olumsuz deneyimlerin geceyi ve karanlığı daha kaygı verici hale getirdiğini vurguluyor. Ancak uzmanlar, bu rahatsızlığın doğru alışkanlıklarla aşılabileceğini ve karanlıkta uykuya geçişin mümkün olduğunu söylüyor.

Karanlıkta uykuya alışmak için 5 etkili öneri

Uzmanlar, karanlıkta uyku alışkanlığı kazanmak isteyenlere pratik öneriler sunuyor. İlk olarak, yatmadan önce ışıkları bir anda kapatmak yerine aşamalı olarak kısmak tavsiye ediliyor. Bu yöntem, vücudun gece moduna daha doğal bir şekilde geçmesine yardımcı oluyor. İkinci olarak, hafif amber veya kırmızı ışık yayan gece lambaları kullanılabilir. Böylece, uykuya müdahale etmeyen yumuşak bir aydınlatma sağlanmış olur. Üçüncü öneri, tutarlı bir yatma rutini oluşturmak. Her gece aynı saatte yatağa gitmek, beynin karanlıkla birlikte melatonin üretimini artırmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca, kişisel tercihlere göre sıcak bir duş almak, bitki çayı içmek veya sakinleştirici müzik dinlemek gibi rahatlatıcı aktiviteler de rutine eklenebilir. Dördüncü olarak, odanın konforunu artırmak için serin bir ortam ve tanıdık yatak örtüleri kullanılmalı, rahatsız edici sesleri ise kulak tıkaçları veya beyaz gürültü makineleriyle engellemek mümkün. Son olarak, derin nefes alma ve progresif kas gevşemesi gibi gevşeme teknikleri, karanlık ortamda oluşabilecek kaygı ve irkilme tepkisini azaltıyor. Bu teknikler, vücudu rahatlatırken zihni de uykuya hazırlıyor.

Karanlıkta uyku alışkanlığı sağlıklı yaşamı destekliyor

Karanlıkta uyku, yalnızca uyku kalitesini yükseltmekle kalmıyor, aynı zamanda uzun vadede genel sağlığın korunmasına da katkı sağlıyor. Uzmanlar, gece ışığına sürekli maruz kalmanın, özellikle yaşlı yetişkinlerde metabolik rahatsızlık riskini artırdığını ve kilo kontrolünü zorlaştırdığını belirtiyor. Melatonin üretiminin desteklenmesiyle bağışıklık sistemi güçleniyor ve vücut, kendini onarma fırsatı buluyor. Karanlıkta uyku alışkanlığı, modern yaşamda giderek artan yapay ışık kaynaklarının olumsuz etkilerini azaltmak için önemli bir adım olarak görülüyor. Her bireyin kendi ihtiyaçlarına uygun bir uyku ortamı oluşturması, hem ruhsal hem de fiziksel sağlığı olumlu yönde etkiliyor.

Sonuç olarak, karanlıkta uyku alışkanlığı edinmek, sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanların önerilerini dikkate alarak, karanlık bir ortamda uyumaya adapte olmak ve düzenli bir uyku rutini oluşturmak, hem kaliteli uykuya hem de genel sağlıkta belirgin iyileşmelere kapı aralıyor. Karanlıkta uyku, biyolojik saatin düzenlenmesinden stresin azaltılmasına kadar çok sayıda fayda sunuyor ve her yaştan birey için öneriliyor.


Etiketler:
karanlıkta uyku uyku hijyeni melatonin uyku sağlığı uyku uzmanı