ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Kız babası olmak ilişkileri güçlendiriyor! Araştırmaya göre kız çocuğu olan babalar eşlerine daha bağlı

Rutgers Üniversitesi İşletme Fakültesi'nin yeni araştırmasında, kız çocukları olan babaların partnerlerine karşı daha güçlü romantik bağlılık ve destek gösterdiği ortaya çıktı. Araştırma, aile içi ilişkilerde çocuğun cinsiyetinin etkisini gözler önüne sererken, bulgular aile dinamikleri ve ebeveynlik üzerine yeni tartışmalar başlatıyor.

Celal Musalli - | Son Güncelleme Tarihi:
Kız babası olmak ilişkileri güçlendiriyor! Araştırmaya göre kız çocuğu olan babalar eşlerine daha bağlı

Rutgers Üniversitesi İşletme Fakültesi bünyesinde yürütülen yeni bir araştırmada, kız çocukları olan babaların, erkek çocukları olan babalara kıyasla partnerlerine daha güçlü romantik bağlılık ve destek gösterdiği tespit edildi. ABD merkezli araştırma, farklı aile yapılarındaki 184 ebeveynin katılımıyla gerçekleştirildi ve bulgular, çocuğun cinsiyetinin aile içi ilişkilerde önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, kız çocuğu sahibi olmanın, babaların eşleriyle olan ilişkilerinde daha fazla bağlılık, tatmin ve güven duygusu geliştirdiğini belirledi. Bu sonuçlar, aile dinamiklerinde çocuğun cinsiyetinin etkisine dair yeni soruları gündeme getirirken, uzmanlar bulguların tüm aile yapıları için geçerli olmayabileceğini vurguladı.

Profesör Durante: 'Kız çocukları babalarda psikolojik değişim yaratıyor'

Çalışmanın baş araştırmacılarından Rutgers İşletme Okulu Kadınlar İş Merkezi profesörü Kristina Durante, kız çocuklarının aile içi ilişkilere etkisi üzerine dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Durante, "Kız çocuğuna sahip olmak, birincil ebeveyn ilişkisini koruyucu bir etki yaratıyor gibi görünüyor" diyerek, kız çocukları olan babaların partnerlerine karşı daha yüksek bağlılık seviyelerine ulaştığını aktardı. Araştırmada, babaların kız çocuk sahibi olduktan sonra psikolojilerinde belirgin değişimler yaşadığı gözlemlendi. Özellikle romantik bağlılık, güven, yakınlık ve partner desteği gibi unsurlarda artış kaydedildi. Profesör Durante, babaların kızlarına model oluşturma isteğinin, partnerlerine olan tutumlarını da olumlu yönde etkileyebileceğini belirtti. Bu durumun, kız çocuklarının bir ilişkide erkekten ne beklemesi gerektiğine dair ilk izlenimi babalarından almalarından kaynaklanabileceği düşünülüyor. Araştırma, babaların partnerlerine olan davranışlarının, kızlarının gelecekteki ilişki beklentilerini şekillendirmede önemli bir rol oynayabileceğine işaret etti.

184 ailede kız çocukları babaların romantik bağlılığını artırdı

Araştırmanın ilk aşamasında, her biri 18 yaşından küçük yalnızca bir çocuğa sahip olan ve çocuğun diğer biyolojik ebeveyniyle halen birlikte olan 101 baba ve 83 anneyle görüşmeler yapıldı. Bulgulara göre, kız çocukları olan babalar, partnerlerine karşı erkek çocukları olan babalardan daha fazla romantik bağlılık, tatmin ve güven bildirdi. Yakınlık ve tutku düzeylerinde de benzer bir eğilim gözlemlendi, ancak bu farklılıklar bazı faktörler hesaba katıldığında daha az belirgin hale geldi. Anneler ise çocuklarının cinsiyetine göre partnerlerine yönelik benzer bir değişim göstermedi. Bu da, kız çocuklarının ailedeki romantik ilişkiyi otomatik olarak iyileştirdiği anlamına gelmiyor; ancak babaların, kız çocukları olduğunda ilişkilerine daha fazla yatırım yaptığı sonucunu güçlendiriyor. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların yalnızca tek çocuklu ve birlikte yaşayan aileler için geçerli olduğunu, farklı aile yapılarında benzer desenlerin görülmeyebileceğini vurguladı.

Anneler kız çocuklarında daha fazla partner desteği hissetti

Araştırmanın ikinci aşamasında, çocukları büyüdükçe 587 çift uzun süreli olarak takip edildi. Ailelerle doğumdan hemen sonra ve çocukları 1, 3, 5 ve 9 yaşına geldiğinde tekrar görüşmeler yapıldı. Bu aşamada, yalnızca babaların kendi değerlendirmelerine değil, aynı zamanda annelerin algılarına da yer verildi. Anneler, partnerlerinden aldıkları destek düzeyini, sevgi, cesaretlendirme, adalet ve uzlaşma istekliliği gibi unsurlarla birlikte değerlendirdi. Sonuçlar, kız çocukları olan annelerin, erkek çocukları olan annelere kıyasla başlangıçta partnerlerinden daha fazla destek aldığını bildirdiğini gösterdi. Ancak çocuklar büyüdükçe, özellikle dokuz yaş civarında, erkek çocukları olan babaların partner desteğinde artış gözlemlendi ve bu durum baştaki farkı azalttı. Araştırmacılar, destekleyici bir romantik partner olmanın, destekleyici bir ebeveyn olmaktan ayrı tutulması gerektiğini belirtti. Kız çocukları olan babalar, partnerlerine yönelik daha fazla destek gösterdi, ancak ebeveynlik rollerinde belirgin bir fark ortaya çıkmadı. Çalışma, babaların çocuklarının annesine olan tutumlarının, çocuklarının cinsiyetine göre değişebileceğini ortaya koydu.

Doğum sonrası babalarda bağlanma ve tatmin seviyesi yükseldi

Üçüncü analizde ise, bu farklılıkların bebeğin doğumundan önce mi yoksa sonra mı ortaya çıktığı incelendi. Araştırmacılar, ebeveynleri doğum öncesi ve sonrası süreçte takip ederek bağlanma kaygısı ve ilişki tatmini gibi unsurları değerlendirdi. Sonuçlar, doğumdan önce bebeğin cinsiyetinin, ebeveynlerin bağlanma kaygısı üzerinde belirleyici bir etkisi olmadığını gösterdi. Ancak doğumdan sonra, kız çocukları olan babaların bağlanma kaygılarında azalma, ilişki tatmininde ise artış yaşandı. Erkek çocukları olan babalarda ise bu göstergeler sabit kaldı veya azaldı. Kız çocukları olan babalar, doğumdan sonra partnerlerine daha fazla güven, tatmin ve destek bildirdi. Anneler ise bu süreçte, çocuklarının cinsiyetine göre benzer bir değişim göstermedi. Bu bulgular, kız çocuklarının aile içi romantik bağları güçlendirebileceğini, ancak bu etkinin özellikle babalar üzerinde belirgin olduğunu ortaya koydu.

Kız çocukları aile dinamiklerinde neden etkili?

Araştırmacılar, kız çocuklarının babaların partnerlerine yönelik tutumlarını neden etkilediği konusunda kesin bir sonuca ulaşamadı. Bir olasılık, babaların kızlarına iyi bir ilişki modeli sunma isteğiyle partnerlerine daha fazla özen göstermeleri olabilir. Profesör Durante, "Babalar, annelerine nasıl davrandıklarıyla kızlarına neyi beklemeleri ve neyi kabul etmemeleri gerektiğini etkili şekilde öğretiyor" diyerek, baba-çocuk ilişkisinin aile dinamiklerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı. Ayrıca, toplumsal ve kültürel faktörlerin de bu süreçte etkili olabileceği belirtildi. Araştırmada, kız çocuklarının bu farklılıkları fark edip etmediği veya babaların bilinçli olarak davranışlarını değiştirip değiştirmediği ise test edilmedi. Bulgular, kız çocuklarının aile içi ilişkilerde önemli bir değişim yarattığını gösterse de, neden-sonuç ilişkisi konusunda kesin bir yargıya varılamadı. Uzmanlar, bu desenin farklı aile yapılarında ve çok çocuklu ailelerde farklılık gösterebileceği uyarısında bulundu.

Uzmanlar uyarıyor: Bulgular tüm aileler için geçerli olmayabilir

Çalışmanın sonuçları, kız çocukları olan babaların partnerlerine yönelik romantik bağlılık ve destek düzeyinin daha yüksek olduğunu ortaya koysa da, araştırmacılar bulguların genellenmesi konusunda temkinli yaklaşıyor. Araştırma, yalnızca tek çocuklu ve başlangıçta birlikte olan aileler üzerinde yürütüldü. Ayrı ebeveynlere, karma ailelere veya birden fazla çocuğa sahip ailelere doğrudan uygulanamayacak veriler elde edildi. En net çıkarım, kız çocukları olan babaların, partnerleriyle olan romantik ilişkilerine daha fazla yatırım yaptıkları yönünde oldu. Bu desenin neden ortaya çıktığı ise halen belirsizliğini koruyor. Araştırma, ebeveynliğin yetişkinler arasındaki ilişkiyi ve çocuklarla olan bağları nasıl şekillendirdiğine dair önemli bir bakış açısı sunuyor. Uzmanlar, aile içi ilişkilerde çocuğun cinsiyetinin etkisini anlamak için daha fazla kapsamlı araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
kız çocukları baba-çocuk ilişkisi romantik bağlılık aile araştırması Rutgers Üniversitesi