ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Horlayan biriyle aynı yatağı paylaşanların sağlığını tehdit eden 5 kritik tehlike

Horlayan bir eşin yanında uyumanın zararsız bir rahatsızlık olduğu düşünülse de uzmanlar bunun hafıza kaybından hormonal dengesizliğe, sinirlilikten ilişki sorunlarına kadar ciddi sonuçlara yol açabileceğini ortaya koydu. İngiltere'de yetişkin nüfusun yüzde 40'ının horladığı ve horlayan eşe sahip kişilerin yüzde 75'inin uyku kalitesinden şikâyetçi olduğu belirlendi.

Helin Kaya - | Son Güncelleme Tarihi:
Horlayan biriyle aynı yatağı paylaşanların sağlığını tehdit eden 5 kritik tehlike

Horlayan bir eşin yanında geceyi geçirip ertesi gün stresli, odaklanamayan ya da unutkan bir halde uyandınız mı hiç? Horlama oldukça yaygın bir durum olduğu için çoğu zaman tedavi edilmeden bırakılıyor ve masum bir sıkıntı olarak değerlendiriliyor. Oysa alanında uzman isimlere göre, horlayan birinin yanında uyumak ciddi sağlık sorunlarına kapı aralıyor. Dental uyku tıbbı alanında uzmanlaşmış diş hekimi Dr. Clare Simon, horlamanın uyku sırasında üst solunum yollarındaki yumuşak dokuların titreşmesinden kaynaklandığını belirtti. British Snoring and Sleep Apnoea Association (BSSAA) verilerine göre İngiltere'de yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 40'ı horlama sorunu yaşıyor ve bu durum kadınlara kıyasla erkeklerde çok daha sık görülüyor. Sleep Foundation'ın ABD'de gerçekleştirdiği bir ankete göre ise horlayan bir eşe sahip kişilerin yüzde 75'i uykularının olumsuz etkilendiğini ifade etti. Peki horlama eşler üzerinde tam olarak ne gibi etkiler bırakıyor ve bu konuda neler yapılabilir?

Horlama hafızayı ve odaklanmayı nasıl etkiliyor?

Aerox Health bünyesinde danışman ortodontist ve uyku uzmanı olarak görev yapan Prof. Ama Johal, horlayan birinin eşinin durumdan o denli etkilenebildiğini ve son çare olarak kalkıp ayrı bir odada uyumaya gittiğini anlattı. Johal, "İnsanlar olarak uyku olmadan fiziksel olarak işlev görmemiz mümkün değil" dedi. Gece boyunca vücudumuz genellikle 90 dakikalık döngüler halinde farklı uyku aşamalarından geçiyor. Bu döngünün derin aşamaları, bedenin fiziksel olarak kendini onarması açısından büyük önem taşıyor. BSSAA'nın açıklamalarına göre, uyku sık sık bölündüğünde kişi bu restoratif aşamalarda yeterli süre geçiremiyor. Bu da yatakta uzun saatler geçirilmiş olsa bile yorgun uyanmaya neden oluyor. Beyin, gün içinde edinilen bilgileri uyku sırasında işliyor ve depoluyor. Horlayan bir eş yüzünden sürekli uyanmak bu süreci kesintiye uğratıyor, dolayısıyla odaklanma ve hafıza doğrudan zarar görüyor.

Bölünen uyku aynı zamanda hormon düzenlemesini de olumsuz etkiliyor. Bu durum enerji seviyelerinde düşüşe ve motivasyon kaybına yol açıyor. Uyku, stres ve duygusal tepkileri yöneten beyin sistemlerinin dengelenmesinde de kritik bir rol üstleniyor. Bu sistemler bozulduğunda kişi çok daha sinirli hale geliyor ve stresle baş etme kapasitesi belirgin biçimde azalıyor. Horlama sorununun günlük yaşama etkisini bizzat deneyimleyen 29 yaşındaki Meg Warren, eski eşinin horlamasının kendisini uyanık tuttuğu dönemleri anlattı. Meg, "Horlamadan kaynaklanan bir uyanışın ardından inanılmaz derecede tetikte ve gergin hissederdim" dedi. Bir hayır kurumunda medya görevlisi olarak çalışan Meg, gece boyunca eşini dürtüklediğini ve sırtüstü yatmaktan vazgeçirmeye çalıştığını aktardı. "Sabahları uyuşuk ve sersem uyanırdım, bazen o kadar kötü olurdu ki sanki akşamdan kalkmış gibi hissederdim" diye ekledi.

Horlama ilişkileri nasıl yıpratıyor?

Meg Warren, horlamanın ilişkisini ciddi biçimde sınadığını itiraf etti. "Her zaman birlikte yaşasaydık, dayanılmaz horlama geceleri için mutlaka yedek bir yatak odasına ihtiyacımız olurdu" dedi. Dr. Clare Simon da bir eşin horlamasından kaynaklanan parçalı uykunun sinirlilik ve tartışmalara zemin hazırladığını vurguladı. Ayrı odalarda uyuma kararı alınması durumunda ise çiftler arasındaki yakınlığın azaldığına dikkat çekti. 52 yaşındaki gazeteci Anna-Louise Dearden, eşinin horlaması nedeniyle zaman zaman farklı bir odada uyuduğunu söyledi. Bu seçeneğe sahip olmanın, horlama özellikle şiddetli olduğu gecelerde yeterli dinlenmeyi önceliklendirmesine imkân tanıdığını belirtti. Anna-Louise, "Kötü bir gece uykusunun ardından uyanırsanız daha fazla yersiniz, çok daha sinirli olursunuz" dedi. Horlama yüzünden gece sık sık uyandığını ancak kulak tıkacı kullanmanın hayatını değiştirdiğini ifade etti. Kulak tıkaçları sayesinde eşiyle aynı yatağı paylaşırken gürültünün büyük bölümünü duyamadan uyuyabildiğini aktardı.

Uzmanlardan horlama için somut çözüm önerileri

Hem Dr. Simon hem de Prof. Johal, horlama sorununa karşı yapılabilecek pek çok şey olduğunu vurguladı. Ancak her şeyden önce, eşinizin sadece horlayıp horlamadığını ya da uyku apnesi yaşayıp yaşamadığını ayırt etmenin büyük önem taşıdığını belirttiler. Simon, "Yapmak istemeyeceğiniz şey, altta yatan ciddi bir solunum bozukluğunu gözden kaçırırken kişiyi sadece gece daha sessiz hale getirmeye çalışmak" diye uyardı. Uyku apnesinin belirtileri arasında uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durması ve yeniden başlaması, nefeste duraklamalar, gece boğulma hissi, sık uyanma ve sabah baş ağrıları yer alıyor. Bu durumla karşılaşılması halinde Sürekli Pozitif Hava Yolu Basıncı (CPAP) cihazı ya da bazı vakalarda cerrahi müdahale önerilebiliyor.

Basit horlama durumlarında ise yaşam tarzı değişiklikleri belirgin fark yaratabiliyor. Simon, kilo vermenin, sigarayı bırakmanın, yatmadan önce alkol tüketimini azaltmanın ve uyku pozisyonunu değiştirmenin etkili yöntemler arasında olduğunu söyledi. Sırtüstü yerine yan yatarak uyumanın horlamayı önemli ölçüde azaltabildiğini vurguladı. Ayrıca eşinize bir pratisyen hekime başvurmasını önermenin de doğru bir adım olacağını belirtti. Doktor, daha kapsamlı tavsiyeler sunabilir ya da hastayı bir uzmana yönlendirebilir. Bir uzman, horlamaya burun tıkanıklığı veya alerjilerin neden olduğu durumlarda bu sorunların tedavisini önerebilir. Bunun yanı sıra alt çeneyi nazikçe öne iterek hava yolunu açık tutan özel ağız koruyucuları da etkili çözümler arasında yer alıyor.

Prof. Johal: 'Çiftler horlama ile çok uzun süre mücadele ediyor'

Prof. Ama Johal, çok sayıda çiftin horlama sorunuyla gereğinden uzun süre baş başa kaldığını ve bunun hem ilişkilerini hem de genel iyilik hallerini derinden etkilediğini söyledi. Johal, "Önemli olan şu: Dışarıda yardım var, tek yapmanız gereken ona ulaşmak" dedi. Uzmanlar, horlama sorununun hafife alınmaması gerektiğini ve erken müdahalenin hem sağlık hem de ilişki açısından kritik sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha hatırlattı. Horlama yalnızca horlayan kişiyi değil, yanında uyuyan eşi de fiziksel ve psikolojik olarak yıpratıyor. Bu nedenle çiftlerin sorunu birlikte ele alması ve profesyonel destek araması büyük önem taşıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
horlama uyku apnesi uyku sağlığı horlama tedavisi çift ilişkisi