ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Yetişkinlerin %95'inde bulunan virüse karşı yeni umut

ABD'de Fred Hutchinson Kanser Merkezi ve Washington Üniversitesi uzmanları, dünya genelinde yetişkinlerin yüzde 95'ini etkileyen Epstein-Barr virüsüne karşı yeni bir antikor geliştirdi. Bu gelişme, virüsün yol açtığı ciddi sağlık risklerine karşı önleyici ve koruyucu tedavi arayışında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Mahmut Keşan - | Son Güncelleme Tarihi:
Yetişkinlerin %95'inde bulunan virüse karşı yeni umut

ABD'nin önde gelen araştırma merkezlerinden Fred Hutchinson Kanser Merkezi ile Washington Üniversitesi'nde görev yapan bilim insanları, dünya genelinde yetişkinlerin neredeyse tamamının taşıdığı Epstein-Barr virüsüne (EBV) karşı yeni bir antikor geliştirdi. Şubat ayında duyurulan bu buluş, virüsün bağışıklık sistemini hedef alan iki önemli proteinine karşı etkili antikorların üretildiğini ortaya koydu. Araştırmanın sonuçları, EBV'nin neden olduğu enfeksiyonlar ve uzun vadede yol açtığı kanser türleri ile multipl skleroz gibi ciddi hastalıklara karşı umut yarattı.

Fred Hutchinson ve Washington Üniversitesi ekibi: EBV'nin zayıf noktası hedef alındı

Bilim insanları, EBV'nin insan vücudunda yaşam boyu kalabilen ve çoğunlukla belirti göstermeden ilerleyen bir virüs olmasına rağmen, bazı kişilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını vurguladı. Özellikle bağışıklık sistemi zayıflamış bireylerde, EBV'nin tekrar aktif hale gelerek kanser ve diğer komplikasyonlara neden olduğu biliniyor. Araştırma ekibi, virüsün yüzeyinde bulunan gp350 ve gp42 isimli iki proteine karşı yeni antikorlar geliştirdi. Bu proteinler, EBV'nin bağışıklık sisteminin ana unsurlarından olan B hücrelerine tutunmasını ve onları enfekte etmesini sağlıyor. Bilim insanları, bu proteinlerin işlevini engelleyen antikorların, virüsün vücutta yerleşmesini ve ilerleyen dönemlerde yeniden aktifleşmesini önleyebileceğini belirtti. Geliştirilen antikorlar, insan bağışıklık sistemine benzer yapıda olan fareler üzerinde test edildi ve bu deneylerde, özellikle bir antikorun EBV enfeksiyonuna karşı güçlü bir koruma sağladığı gözlemlendi.

Yeni antikorlar, kemik iliği ve organ naklinde EBV riskini azaltabilir

Epstein-Barr virüsü, çoğu kişide belirgin bir hastalığa yol açmasa da, bağışıklık sistemi baskılanan hastalarda ciddi komplikasyonlara neden olabiliyor. Özellikle organ ve kemik iliği nakli yapılan hastalarda, EBV'nin tetiklediği nakil sonrası lenfoproliferatif bozukluklar (PTLD) önemli bir risk oluşturuyor. Araştırmacılar, geliştirdikleri antikorların bu tür komplikasyonlara karşı koruyucu olabileceğini vurguladı. EBV'nin vücutta yaygın olmasından dolayı, ona karşı etkili ve spesifik antikorlar üretmek uzun süredir bilim dünyasının gündemindeydi. Bu yeni çalışmada, genetik olarak insan antikorlarını üretebilen farelerin kullanılması, hedefe yönelik ve insan vücudu tarafından kabul edilebilecek antikorların geliştirilmesini sağladı. Laboratuvar ortamında izole edilen 10 yeni antikorun, özellikle bir tanesinin EBV'ye karşı umut verici bir koruma sunduğu belirtildi. Uzmanlar, bu buluşun, nakil hastalarında EBV enfeksiyonunu önlemek ve bağışıklık sisteminin baskılanması gerekliliğini azaltmak için önemli bir potansiyel taşıdığını ifade etti.

Bilim insanlarından EBV'ye karşı yeni tedavi yaklaşımı ve gelecek adımlar

Çalışmanın başında yer alan biyokimyacı Andrew McGuire, EBV'nin B hücreleriyle etkileşime girme biçiminin, ona karşı etkili antikorlar geliştirmeyi zorlaştırdığını belirtti. Ancak yeni teknolojiler ve insan antikorları üretebilen farelerle yapılan deneyler sayesinde, virüsün zayıf noktalarını hedef alan antikorlar geliştirildi. Patobiyolog Crystal Chhan ise hem EBV'ye karşı hem de diğer patojenlere karşı koruyucu antikorlar üretme konusunda yeni bir yaklaşımın doğrulandığını açıkladı. Araştırmanın bir diğer önemli yönü ise, geliştirilen antikorların, henüz EBV ile karşılaşmamış ve nakil için bağışıklık sistemi baskılanan çocuklar başta olmak üzere, riskli gruplarda kullanılabilme potansiyeli. Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Rachel Bender Ignacio, EBV enfeksiyonunu önlemenin, PTLD riskini azaltabileceğini ve bağışıklık sistemine daha az baskı uygulanmasını sağlayabileceğini dile getirdi. Bilim insanları, bundan sonraki aşamada antikorların insanlarda güvenliğini test etmek ve klinik denemelere başlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca, EBV'ye karşı aşı geliştirme çabaları da devam ediyor.

Epstein-Barr virüsüne karşı geliştirilen bu yeni antikorlar, hem bilim dünyası hem de yüksek risk grubundaki hastalar için önemli bir umut kaynağı oldu. Araştırmanın ilerleyen aşamalarında klinik denemelerden elde edilecek sonuçlar, EBV'nin yol açtığı ciddi hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
Epstein-Barr virüsü antikor Fred Hutchinson Kanser Merkezi Washington Üniversitesi bağışıklık sistemi