ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Ergenlikteki vücut ağırlığı hücresel yaşlanmayı nasıl etkiliyor?

Finlandiya'da yürütülen ve 40 yılı aşkın süredir devam eden Genç Finlerde Kardiyovasküler Risk Çalışması, ergenlikte yüksek vücut kitle indeksinin (VKİ) biyolojik yaşlanma hızını artırabileceğini ortaya koydu. Araştırma, genetik yatkınlığın da bu süreçte etkili olduğunu gösteriyor.

Tayfun Demirel - | Son Güncelleme Tarihi:
Ergenlikteki vücut ağırlığı hücresel yaşlanmayı nasıl etkiliyor?

Finlandiya'da gerçekleştirilen uzun soluklu bir bilimsel çalışma, ergenlik dönemindeki vücut kitle indeksinin (VKİ) ilerleyen yıllarda biyolojik yaşlanma üzerinde belirleyici bir rol oynayabileceğini gözler önüne serdi. 1980 yılında başlayan ve 40 yılı aşkın bir süre boyunca binlerce katılımcıyı izleyen Genç Finlerde Kardiyovasküler Risk Çalışması'nda, ergenlik çağında daha yüksek VKİ değerlerine sahip olan bireylerin, yetişkinlik dönemlerinde biyolojik yaşlarının kronolojik yaşlarına kıyasla daha hızlı ilerlediği saptandı. Araştırma, biyolojik yaşlanmanın yalnızca dış görünüş ya da hastalık riskiyle sınırlı olmadığını, DNA düzeyinde gerçekleşen ve hücresel yaşlanmayı hızlandıran süreçlerle de bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle genetik olarak yüksek VKİ'ye yatkın bireylerde bu etkinin daha belirgin hale geldiğini vurguladı.

Finlandiya ekibi: Yüksek VKİ biyolojik yaşlanmada kritik faktör

Çalışmanın merkezinde yer alan Finlandiyalı araştırmacılar, çocukluktan yetişkinliğe kadar katılımcıların VKİ değerlerini düzenli aralıklarla takip etti. Özellikle 9 ile 18 yaş arasındaki ergenlik dönemine odaklanan ekip, bu yıllarda yüksek VKİ'ye sahip olmanın, biyolojik yaşlanma hızının artmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirledi. Araştırmada, VKİ'nin yıllar içinde ne kadar hızlı arttığından ziyade, ergenlik süresince ulaşılan VKİ seviyesinin daha etkili olduğu tespit edildi. Yani, hızlı kilo artışından çok, ergenlik boyunca yüksek VKİ'ye sahip olmak yaşlanma sürecini daha fazla etkiliyor. Araştırmacılar, biyolojik yaşlanmayı ölçerken DNA metilasyonu gibi epigenetik göstergeleri temel aldı ve iki farklı 'epigenetik saat' yöntemiyle sonuçlarını doğruladı.

Anni Pitkänen: Genetik yatkınlık yaşlanma riskini yükseltiyor

Jyväskylä Üniversitesi Spor ve Sağlık Bilimleri Fakültesi'nden doktora araştırmacısı Anni Pitkänen, elde edilen bulguların genetik faktörlerin de bu süreçte önemli rol oynadığını gösterdiğini açıkladı. Pitkänen, "Yüksek vücut kitle indeksine genetik olarak yatkın bireylerde, biyolojik yaşlanmanın daha hızlı gelişebileceğine dair güçlü kanıtlar elde ettik" ifadelerini kullandı. Araştırmada, tek bir obezite geninden ziyade, vücut boyutuyla ilişkili yüzlerce genetik varyantın etkisi incelendi. Genetik puanlar, ergenlikteki VKİ farklılıklarının yalnızca küçük bir bölümünü açıklasa da, bu bulgu genlerin yaşlanma sürecinde tek başına belirleyici olmadığını gösteriyor. Mendelyan rastgeleleştirme yöntemiyle yapılan analizlerde de yüksek VKİ'nin biyolojik yaşlanmayı hızlandırabileceği yönünde bulgular elde edildi.

Epigenetik saatler ve biyolojik yaşlanmanın ölçümü

Araştırmacılar, biyolojik yaşlanmayı anlamak için DNA üzerindeki metilasyon kalıplarını inceledi. Bu metilasyonlar, genlerin çalışmasını düzenleyen kimyasal işaretler olarak biliniyor ve zamanla farklılaşarak biyolojik yaşın tahmin edilmesini sağlıyor. Çalışmada kullanılan iki epigenetik saatten biri, bireyin biyolojik olarak beklenenden daha yaşlı mı yoksa genç mi olduğunu saptarken; diğeri ise yaşlanma hızını yıllık bazda ölçtü. Özellikle DunedinPACE adlı epigenetik saat, yüksek VKİ ile hızlanmış yaşlanma arasındaki bağlantıyı en net şekilde ortaya koydu. Bu bulgular, biyolojik yaşın kronolojik yaştan bağımsız olarak değişebileceğini ve ergenlikteki VKİ'nin ileriki yıllarda hücresel düzeyde yaşlanmayı etkileyebileceğini gösteriyor.

Genetik ve çevresel etkenler birlikte etkili

Çalışmada genetik yatkınlığın yanı sıra, çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin de biyolojik yaşlanma sürecinde rol oynadığına dikkat çekildi. Araştırmacılar, genetik riskin yalnızca bir kısmını oluşturduğunu, ergenlik ve yetişkinlik dönemindeki ağırlık kalıplarının da önemli olduğunu belirtti. Özellikle, ergenlikte yüksek VKİ'ye sahip bireylerin yetişkinlikte de bu eğilimi sürdürdüğü ve bunun yaşlanma hızına katkı sağladığı vurgulandı. Mendelyan rastgeleleştirme analizleri, genetik yatkınlık ile biyolojik yaşlanma arasındaki ilişkinin, yetişkinlikteki VKİ dikkate alındığında zayıfladığını gösterdi. Bu da, ergenlik dönemindeki yüksek VKİ'nin tamamen bağımsız bir risk faktörü olmayabileceğini, daha uzun süreli vücut ağırlığı kalıplarının biyolojik yaşlanma üzerinde etkili olduğunu ortaya koydu.

Çalışmanın sınırları ve genel geçerliliği

Finlandiya'da yürütülen bu araştırmanın bazı sınırlamaları da bulunuyor. VKİ, vücut yağ oranı ve dağılımı gibi detayları yansıtamayan bir ölçüt olduğu için, sonuçlar farklı popülasyonlarda aynı şekilde geçerli olmayabilir. Ayrıca, analizde yer alan katılımcıların tamamı Avrupa kökenliydi ve bazı dönemlerde katılımcı sayısında azalmalar yaşandı. Bu nedenle, elde edilen bulguların evrensel olarak genellenmesi için daha geniş ve farklı popülasyonlarda benzer çalışmaların yapılması gerektiği belirtildi. Araştırmacılar, projenin 40 yılı aşkın sürede yürütülmesi nedeniyle bazı katılımcıların çalışmadan ayrıldığını, bu durumun da sonuçlar üzerinde etkili olabileceğini ifade etti.

Erken dönem kilo kontrolünün önemi vurgulandı

Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, ergenlikteki vücut ağırlığının gelecekteki sağlık riskleriyle olan bağlantısı oldu. Araştırmacılar, biyolojik yaşlanmanın belirgin bir hastalık ortaya çıkmadan önce gelecekteki sağlık risklerini öngörebileceğini belirtti. Bu nedenle, ergenlik döneminde sağlıklı ağırlık kalıplarının oluşturulması ve sürdürülmesi, ileriki yaşlarda biyolojik yaşlanmanın yavaşlatılmasında önemli bir rol oynayabilir. Anni Pitkänen, "Çalışmamız, yaşam boyu aşırı kilo ve obezitenin önlenmesinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor" diyerek, erken yaşta sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılmasının ileriki yıllarda biyolojik yaşlanma riskini azaltabileceğine işaret etti.

Uzmanlar: Bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulmalı

Her ne kadar ergenlikte yüksek VKİ'nin biyolojik yaşlanma üzerinde etkili olduğu görülse de, araştırmacılar bu ilişkinin kişiden kişiye değişebileceğini vurguladı. Genetik yapı, yaşam tarzı, çevresel faktörler ve bireysel sağlık alışkanlıkları gibi unsurların tümü yaşlanma sürecini şekillendiriyor. Bu nedenle, ergenlikteki kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşvik edilmesi, toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Araştırma, erken dönem ağırlık kalıplarının gelecekteki biyolojik yaşlanma riskini etkileyebileceğini gösterirken, neden-sonuç ilişkilerinin tam olarak anlaşılması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu ortaya koydu.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
ergenlik vücut kitle indeksi biyolojik yaşlanma genetik yatkınlık Finlandiya çalışması