ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Ergenlerde hafta içi ve hafta sonu uyku farkı kaygıyla bağlantılı çıktı

Southampton Üniversitesi'nin yürüttüğü geniş çaplı araştırmada, hafta içi ve hafta sonu uyku düzenleri arasında büyük farklar yaşayan gençlerin kaygı düzeylerinin daha yüksek olabileceği tespit edildi. Uzmanlar, sosyal jet lag'ın gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisine dikkat çekerek aileleri ve okulları uyku düzeni konusunda destek olmaya çağırıyor.

Hasan Köseoğlu - | Son Güncelleme Tarihi:
Ergenlerde hafta içi ve hafta sonu uyku farkı kaygıyla bağlantılı çıktı

Southampton Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen uluslararası bir meta-analiz, ergenlik dönemindeki gençlerin hafta içi ve hafta sonu arasında değişen uyku alışkanlıkları ile kaygı düzeyleri arasındaki ilişkiyi gözler önüne serdi. Araştırmada, 12 ila 18 yaş aralığındaki gençlerin hafta içi ve hafta sonu uyku saatlerinde yaşadıkları farklılıkların, sosyal jet lag olarak adlandırılan biyolojik ve sosyal saat uyumsuzluğuna yol açtığı belirtildi. Bu uyumsuzluğun, gençler arasında kaygı belirtilerinin hafif de olsa artmasına neden olabileceği ortaya çıktı. Uzmanlar, düzenli uyku programlarının gençlerin ruh sağlığını korumada önemli bir rol üstlendiğini vurguladı.

Southampton Üniversitesi ekibi: 235 bin gençte sosyal jet lag ve kaygı bağlantısı inceledi

Southampton Üniversitesi'nden Dr. Hannah Ravenhall ve Dr. Sarah Chellappa'nın liderliğindeki ekip, daha önce yayımlanmış çalışmaları sistematik biçimde tarayarak 18 araştırmayı analiz etti. Bu çalışmaların 12'si, toplamda 235 bin 526 genç katılımcının verileriyle meta-analize dahil edildi. Araştırmacılar, hafta içi ve hafta sonu uyku saatlerindeki farklılıkların, sosyal jet lag'ın ne kadar yaygın olduğunu ve bunun kaygı semptomlarıyla nasıl bir ilişki sergilediğini mercek altına aldı. Bulgular, sosyal jet lag yaşayan gençlerde kaygı düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha yüksek olduğunu gösterdi. Her ne kadar korelasyonun büyüklüğü düşük olsa da, bu bağlantının gençlerin günlük yaşam kalitesi ve ruh sağlığı açısından göz ardı edilemeyecek bir öneme sahip olduğu vurgulandı. Araştırmada, Hindistan dışında tüm verilerin yüksek gelirli ülkelerden elde edildiği, bu nedenle sonuçların her coğrafyada aynı şekilde geçerli olmayabileceği de belirtildi.

Dr. Ravenhall: 'Düzenli uyku, gençlerin ruh sağlığını destekliyor'

Çalışmanın baş yazarı Dr. Hannah Ravenhall, elde edilen bulguların sadece toplam uyku süresinin değil, uyku zamanlamasının da gençlerin kaygı düzeylerinde etkili olabileceğini gösterdiğini ifade etti. Dr. Ravenhall, "Hafta boyunca ve hafta sonlarında düzenli yatma ve kalkma saatlerini korumak, gençlerin ruh sağlığını olumlu yönde etkileyebilir" değerlendirmesinde bulundu. Bununla birlikte, tüm sorumluluğun sadece gençlerde ya da ailelerde olmadığını, okul saatleri ve sosyal taleplerin de uyku düzeni üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Dr. Ravenhall, toplumsal sistemlerin gençlerin biyolojik uyku ihtiyaçlarını daha iyi karşılaması gerektiğini, özellikle ortaokul başlangıç saatlerinin gözden geçirilmesinin faydalı olabileceğini belirtti. Ayrıca, sosyal jet lag'ın kaygının nedeni olup olmadığının netleşmesi için uzun vadeli ve çok boyutlu araştırmalara ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.

Sosyal jet lag'ın etkileri: Kaygı, biyolojik saat ve okul programları

Bilim insanları, sosyal jet lag'ın gençlerdeki kaygı düzeyini artırmasının arkasında, biyolojik saatin okul ve sosyal hayatın gerektirdiği programlarla uyumsuzluğunun yattığına işaret etti. Ergenlik döneminde vücut saatinin doğal olarak geç saatlere kayması, gençlerin hafta içi erken kalkmak zorunda olduklarında uyku kaybı yaşamalarına yol açıyor. Hafta sonları ise bu kaybı telafi etmek için daha geç yatıp kalkıyorlar. Ancak bu döngü, sosyal jet lag'ın şiddetini artırıyor ve kaygı semptomlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor. Araştırmada, sosyal jet lag'ın kaygıyı artırmasının yanı sıra, kaygı düzeyinin de uyku düzenini bozabileceği, yani ilişkinin çift yönlü olabileceği vurgulandı. Ayrıca, cinsiyet, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi faktörlerin de bu ilişki üzerinde etkili olabileceği belirtildi. COVID-19 pandemisi sırasında yapılan araştırmalarda ise, uzaktan eğitim ve artan stresin gençlerin hem uyku düzenini hem de kaygı seviyelerini etkilediği gözlemlendi.

Farklı ülkelerden gelen veriler ve sosyal jet lag ölçümündeki çeşitlilik

Meta-analize dahil edilen çalışmaların büyük bölümü yüksek gelirli ülkelerde yürütülürken, sadece bir çalışma Hindistan'da gerçekleştirildi. Bu durum, sosyal jet lag ve kaygı ilişkisinin farklı kültürlerde ve eğitim sistemlerinde değişiklik gösterebileceğine işaret ediyor. Ayrıca, araştırmalarda sosyal jet lag'ın ölçülme yöntemleri arasında da farklılıklar bulundu. Bazı çalışmalar uyku düzenini katılımcıların kendi beyanına dayalı olarak ölçerken, bazıları ise bileklik gibi teknolojik cihazlardan elde edilen verileri kullandı. Kaygı düzeyleri ise genellikle öz bildirim yoluyla tespit edildi, bu da sonuçların kesinliği üzerinde sınırlayıcı bir etki yaratabiliyor. Araştırmacılar, sosyal jet lag ve kaygı arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılması için hem öz bildirim hem de objektif ölçüm yöntemlerinin birlikte kullanılmasını öneriyor.

Düzenli uyku için ailelere ve okullara önemli görevler düşüyor

Uzmanlar, sosyal jet lag'ın gençlerin kaygı düzeylerinde küçük de olsa bir artışa yol açtığını gösteren bulguların, aileler, öğretmenler ve politika yapıcılar için uyarıcı nitelikte olduğunu belirtiyor. Düzenli uyku programlarının teşvik edilmesi, gençlerin biyolojik saatlerine uygun okul başlangıç saatlerinin planlanması ve uyku hijyeninin önemi konusunda farkındalık oluşturulması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, ailelerin çocuklarının hafta içi ve hafta sonu uyku düzenleri arasındaki farkı azaltmaya çalışmaları, gençlerin ruh sağlığını korumada etkili olabilir. Okulların ise, gençlerin biyolojik uyku ihtiyaçlarını dikkate alan esnek programlar geliştirmesi öneriliyor. Sağlık profesyonelleri de, sosyal jet lag ve kaygı arasındaki ilişkiyi göz önünde bulundurarak gençlere yönelik ruh sağlığı hizmetlerinde uyku düzenine özel önem verilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Sonuç: Sosyal jet lag ve kaygı arasındaki bağlantı daha fazla araştırma gerektiriyor

Southampton Üniversitesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen bu kapsamlı meta-analiz, sosyal jet lag'ın gençlerde kaygı ile ilişkili olabileceğini ortaya koysa da, bu ilişkinin neden-sonuç bağlantısı henüz netleşmiş değil. Uzmanlar, sosyal jet lag'ın gençlerin ruh sağlığında oynadığı rolü daha iyi anlamak için uzun süreli ve farklı kültürleri kapsayan çalışmalar yapılması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, uyku düzeninin sadece bireysel değil, toplumsal düzeyde de ele alınması, okul programlarından aile rutinlerine kadar çok sayıda faktörün göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanıyor. Sonuçlar, düzenli uyku alışkanlıklarının gençlerin kaygı düzeyini azaltmada ve genel ruh sağlığını korumada önemli bir araç olabileceğine işaret ediyor. Bu nedenle, aileler, okullar ve sağlık profesyonellerinin gençlerin uyku düzenini destekleyecek adımlar atması büyük önem taşıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
uyku düzeni ergen kaygısı sosyal jet lag Southampton Üniversitesi meta-analiz