Günde 10 bin adım hedefi bilimsel bir gerçek değil! İşte 1960'lardan kalan şehir efsanesini bitiren araştırma
British Journal of Sports Medicine'de yayımlanan yeni bir çalışma, İngiltere, İskoçya ve Galler'den 100 bini aşkın kişinin verilerini analiz ederek, yürüyüşte adım sayısı kadar hızın da erken ölüm riskini düşürmede etkili olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, 'günde 10 bin adım' hedefinin tek başına yeterli olmadığını, yürüyüş temposunun da en az adım kadar önemli olduğunu vurguladı.

İngiltere, İskoçya ve Galler'de 100 binden fazla orta yaşlı bireyin yürüyüş alışkanlıklarını inceleyen yeni bir araştırma, yürüyüşte adım sayısı kadar hızın da erken ölüm riskini azaltmada önemli rol oynadığını gösterdi. British Journal of Sports Medicine'de yayımlanan çalışmaya göre, yalnızca günlük adım hedeflerine ulaşmak değil, aynı zamanda tempoyu artırmak da sağlık açısından belirleyici etkiye sahip. Araştırmacılar, katılımcıların yedi gün boyunca taktığı aktivite takip cihazlarından elde edilen verilerle, hem günlük adım sayısını hem de yürüyüş hızını ayrıntılı biçimde analiz etti. Sonuçlar, hızlı yürüyen kişilerin, aynı adım sayısına sahip ancak daha yavaş yürüyenlere kıyasla daha düşük ölüm riski taşıdığını ortaya koydu. Bu bulgular, adım sayısına odaklanan geleneksel yaklaşımın ötesine geçilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Stamatakis: '10 bin adım şart değil, hızınızı artırın'
Çalışmanın ortak yazarı ve Monash Üniversitesi'nde fiziksel aktivite, yaşam tarzı ve popülasyon sağlığı profesörü olan Emmanuel Stamatakis, günde 10 bin adım hedefinin bilimsel bir zorunluluk olmadığını, bu hedefin aslında 1960'larda Japonya'da başlatılan bir pedometre kampanyasına dayandığını hatırlattı. Stamatakis, özellikle yaşlılar, vardiya işçileri veya hareket kısıtlılığı olanlar için bu sayının ulaşılması güç bir hedef olabileceğini belirtti. Ona göre, günde 4 bin adım atan ve bu adımları bilinçli şekilde atan bir kişi de sağlığı için önemli bir katkı sağlıyor. Stamatakis, yürüyüşte hızın, adım sayısının ötesinde bir fayda yarattığını, hızlı yürüyemeyenlerin ise daha fazla adım atarak benzer yararlar elde edebileceğini ifade etti. Ayrıca, tempolu yürüyüşte dakikada yaklaşık 100 adımın orta yoğunlukta yürüyüş için ortalama bir ölçüt olabileceğini, ancak bu sayının kişisel özelliklere göre değişebileceğini de vurguladı.
UK Biobank verileri: Hızlı yürüyüş erken ölüm riskini azaltıyor
Araştırmanın temelini oluşturan UK Biobank verileri, 2013 ile 2015 yılları arasında toplanan ve katılımcıların yedi gün boyunca taktığı aktivite takip cihazlarından elde edilen hareket bilgilerini içeriyor. Bilim insanları, günlük adım sayılarını dört kategoriye ayırdı: 5.000'in altında, 5.000-7.500 arası, 7.500-10.000 arası ve 10.000'in üzerinde. Ayrıca, her bireyin günün en aktif 30 dakikasındaki en hızlı adım atma temposu, yani "zirve-30 kadansı" da hesaplandı. Sekiz yıl süren takipte, hem toplam adım sayısının hem de yürüyüş hızının ölüm riskini düşürdüğü görüldü. Özellikle, günde 5.000 adımın altında kalanlar arasında, dakikada en az 80 adım atanların ölüm riski, daha yavaş yürüyenlere göre belirgin şekilde daha düşük çıktı. En düşük erken ölüm riski ise, 7.500-10.000 adım arası atanlarda gözlendi; ancak bu seviyenin altındaki kişilerde, hızlı yürüyüşün riski azaltıcı etkisi daha da ön plana çıktı. Araştırmacılar, yürüyüş rutininin kişisel özelliklere ve yaşam tarzına uygun şekilde düzenlenmesinin önemine dikkat çekti.
Uzmanlar: 'En önemli unsur tutarlılık ve kişisel tempo'
Harvard Üniversitesi'nden Prof. Daniel Lieberman, araştırmanın gözlemsel niteliğine işaret ederek, hızlı yürüyüşün ölüm riskini doğrudan azaltıp azaltmadığının kesin olarak söylenemeyeceğini, ancak bulguların mantıklı olduğunu belirtti. Lieberman, egzersiz dozunun büyüklük, yoğunluk ve sıklık gibi üç ana unsurun birleşiminden oluştuğunu, yalnızca adım sayısına odaklanmanın yeterli olmayacağını vurguladı. Saskatchewan Üniversitesi'nden Prof. Phil Chilibeck ise, hızlı yürüyüş süresinin yavaş yavaş artırılmasını önerdi ve yürüyüşün eğlenceli hale getirilmesinin alışkanlık kazandırmada etkili olabileceğini söyledi. Uzmanlar, her bireyin kondisyonuna, yaşına ve sağlık durumuna göre en uygun yürüyüş temposunu bulmasının önemli olduğunu, hızlı yürüyüşün zorlayıcı olduğu durumlarda ise adım sayısını artırmanın mantıklı bir alternatif oluşturduğunu ifade etti. Ayrıca, herhangi bir sağlık sorunu olanların egzersiz yoğunluğunu artırmadan önce doktorlarına danışmaları gerektiği belirtildi.
Yürüyüş alışkanlığı uzun vadede sağlık getiriyor
Çalışmada öne çıkan bir diğer önemli nokta ise, yürüyüşte tutarlılığın ve sürdürülebilirliğin, kısa süreli motivasyonlardan çok daha fazla sağlık yararı sağladığı oldu. Uzmanlar, Ocak ayında başlanan kısa süreli egzersiz dönemlerinin aksine, yıl boyunca düzenli ve kişiye uygun tempoda yapılan yürüyüşlerin erken ölüm riskini düşürmede etkili olduğunu söylüyor. Hızlı yürüyüş, zaman kısıtlı kişiler için pratik bir çözüm sunarken, adım sayısını artırmak da benzer faydalar sağlayabiliyor. Sonuç olarak, yürüyüş rutininin bireysel ihtiyaçlara ve yaşam tarzına göre şekillendirilmesi, en iyi sağlık sonuçlarına ulaşmada anahtar rol oynuyor. British Journal of Sports Medicine'de yayımlanan bu kapsamlı araştırma, yürüyüşte hızın ve adım sayısının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
Uzmanlar, yürüyüş alışkanlığını günlük yaşamın bir parçası haline getirmenin, uzun vadede kalp-damar hastalıkları ve erken ölüm riskini azaltmada kritik önemde olduğunu belirtiyor. Hangi tempoda yürünüyor olursa olsun, tutarlı ve sürdürülebilir bir yürüyüş rutini oluşturmak, sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Araştırma, kişilerin kendi kondisyonuna ve yaşam koşullarına uygun yürüyüş temposunu bulmasının, adım sayısı kadar önemli olduğunun altını çiziyor. Böylece, herkesin kendi kapasitesine göre hareket ederek sağlığını koruması mümkün hale geliyor.
- Popüler Haberler -
Sabah kahvesinden önce neden su içmelisiniz?
Günde sadece 2-3 saat uyuyarak yaşamak mümkün mü? Bilim insanları uykuyu kontrol eden şalteri buldu!
Tansiyonu düşüren o süper meyve ortaya çıktı! İlaçlar kadar etkili mi?
Smoothie için taze mi yoksa donmuş meyve mi daha sağlıklı?
Kan şekerinizi dengelemek bu kadar kolay mı?
Günde 1 avokado karın yağını yeniden şekillendiriyor



