ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Dev virüsler canlılık sınırını zorluyor! Bilim dünyası şaşkın

Ayşegül Gedik - | Son Güncelleme Tarihi:
Dev virüsler canlılık sınırını zorluyor! Bilim dünyası şaşkın

Harvard ve Kyoto Üniversitesi'nden bilim insanlarının yürüttüğü araştırma, dev virüslerin amip konukçularının protein üretim mekanizmalarını kontrol edebildiğini ortaya koydu. Bu bulgu, dev virüslerin canlılık tanımındaki yerini yeniden tartışmaya açtı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Harvard Tıp Okulu ve Kyoto Üniversitesi'nden araştırmacıların ortaklaşa yürüttüğü yeni bir çalışma, dev virüslerin amip konukçularının protein üretim süreçleri üzerinde beklenenden çok daha fazla kontrol sahibi olduğunu gösterdi. Bu bulgu, dev virüslerin canlı ve cansız arasındaki sınırı nasıl zorladığına dair tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Özellikle "dev virüsler" olarak adlandırılan bu mikroorganizmaların, protein sentezi gibi hücresel faaliyetlerin yönetiminde aktif rol oynayabilecekleri anlaşıldı. Araştırmanın sonuçları, bilim dünyasında büyük yankı uyandırırken, canlılık tanımının yeniden ele alınması gerektiği yönünde görüşler de öne sürüldü.

Dev virüsler ve protein sentezi üzerindeki etkileri

Dev virüsler, genellikle konukçu hücrelerin protein üretim mekanizmalarına bağımlı olarak bilinir. Ancak son araştırmalar, bu virüslerin genomlarında protein sentezine doğrudan müdahale edebilecek genler taşıdığını ortaya koydu. Harvard Tıp Okulu'ndan Max Fels ve ekibi, amipleri enfekte eden mimivirus türü dev virüslerin, enfeksiyon sırasında konuk hücrelerin protein sentez makinelerini kendi lehlerine yönlendirdiğini tespit etti. Araştırmacılar, enfekte olmuş amip hücrelerinden ribozomları izole ederek, bu yapılarla ilişkili viral proteinleri belirledi. Elde edilen bulgular, dev virüslerin konukçunun protein üretim kapasitesini, özellikle kendi yapısal proteinlerinin sentezi için artırabildiğini gösterdi. Bu durum, dev virüslerin sadece konukçularına bağımlı pasif varlıklar olmadığını, aksine aktif şekilde hücresel süreçleri manipüle edebildiklerini ortaya koydu.

Yapılan deneylerde, dev virüslerin protein sentezini kontrol eden genleri devre dışı bırakıldığında, yeni virüs parçacıklarının üretiminin 100.000 kat azaldığı gözlemlendi. Bu çarpıcı sonuç, dev virüslerin enfeksiyon sürecinde protein sentezini yönetme yeteneğinin, viral çoğalmanın başarısı için kritik öneme sahip olduğunu kanıtladı. Ayrıca, bu kontrolün besin yetersizliği ve oksidatif stres gibi zorlu çevre koşullarında dahi sürdürülebilmesi, dev virüslerin adaptasyon kabiliyetini de gözler önüne serdi.

Canlılık tanımı yeniden mi şekilleniyor?

Dev virüsler ilk kez 2003 yılında Birleşik Krallık'ın Bradford kentinde keşfedilen ve "mimivirus" adı verilen bir mikroorganizma ile bilim dünyasının dikkatini çekmişti. Bu virüsler, tipik bakterilerden daha büyük boyutlara ve karmaşık yapılara sahip olmalarıyla biliniyor. Genomlarında yüzlerce gen bulunduran dev virüsler, bazı genleriyle konukçu hücrelerin protein sentez sistemine doğrudan müdahale edebiliyor. Bu özellik, virüslerin canlılık sınırında yer alıp almadığına dair tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Virginia Tech Üniversitesi'nden Frank Aylward, dev virüslerin evrimsel süreçte konukçu organizmalardan geniş bir hücresel makine yelpazesi edindiğini belirtti. Aylward'a göre, özellikle amip gibi tek hücreli organizmaların iç ortamındaki dalgalanmalar, dev virüslerin protein sentezini esnek şekilde kontrol etmesini avantajlı kılıyor. Bu sayede virüsler, değişken çevre koşullarında bile çoğalmalarını sürdürebiliyor. Araştırmacılar, dev virüslerin bu yetenekleri nasıl kazandığı konusunda ise iki farklı görüşe sahip. Bir grup bilim insanı, dev virüslerin yok olmuş hücresel yaşam formlarından türediğini savunurken; diğerleri ise bu virüslerin konukçularından gen çalan sıradan virüslerden evrildiğini düşünüyor.

Yanıt bekleyen sorular ve gelecek araştırmalar

Çalışma, dev virüslerin canlı sistemler üzerindeki etkilerini gözler önüne sererken, halen yanıtlanmamış birçok soruyu da gündeme getirdi. Mimivirusun yaklaşık 1000 farklı proteini kodlayan geniş bir genomu bulunmasına rağmen, bu proteinlerin büyük çoğunluğunun işlevleri henüz tam olarak bilinmiyor. Özellikle dev virüslerin enfeksiyon döngüsü boyunca protein üretimini ne kadar hassas bir şekilde düzenlediği, bilim insanlarının üzerinde durduğu önemli bir konu olarak öne çıkıyor. Kyoto Üniversitesi'nden Hiroyuki Ogata, dev virüslerin uzun zamandır canlı sistemlerin evriminde pasif oyuncular olarak görüldüğünü, ancak yeni bulguların bu algıyı değiştirdiğini ifade etti. Ogata, dev virüslerin yaşam alanları arasında genellikle sabit kalan moleküler sistemleri yeniden şekillendirme kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.

Sonuç olarak, dev virüsler ve onların konukçuları arasındaki karmaşık ilişki, canlılık tanımının sınırlarını yeniden çiziyor. Bilim insanları, dev virüslerin protein sentezi üzerindeki kontrol yeteneğinin, hem evrimsel süreç hem de biyolojik çeşitlilik açısından önemli sonuçlar doğurabileceği görüşünde birleşiyor. Gelecekte yapılacak araştırmalar, dev virüslerin biyolojisi ve canlılık kavramı üzerine yeni bakış açıları kazandırabilir.


Etiketler:
dev virüsler mimivirus protein sentezi amip bilimsel keşif