ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Çocuklarda obezite hesabı değişti! Oranlar belirgin biçimde düşüyor

Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsü öncülüğünde yürütülen geniş kapsamlı araştırma, çocuklarda obezite tanımında köklü bir değişikliğe işaret ediyor. Yalnızca BMI'ya bakılarak obez sayılan birçok çocuğun aslında sağlık sorunu taşımadığı ortaya çıktı. Yeni tanım, klinik obezite ile BMI arasındaki önemli farkları gözler önüne seriyor.

Büşra Mutlu - | Son Güncelleme Tarihi:
Çocuklarda obezite hesabı değişti! Oranlar belirgin biçimde düşüyor

Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsü (MCRI) tarafından yürütülen ve yedi yüksek gelirli ülkeden 786 binden fazla kişinin verisinin incelendiği yeni araştırma, çocuklarda obezite tanımına dair önemli bulgular ortaya koydu. Araştırma, yalnızca vücut kitle indeksi (BMI) esas alınarak obez kabul edilen çocukların büyük kısmında, obeziteyle bağlantılı herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığını gösterdi. Çalışmada, klinik obezite tanımı yalnızca fazla vücut yağının değil, aynı zamanda en az bir sağlık sorununun da bulunmasını gerektiriyor. Bu yaklaşım, çocuklarda obezite teşhisinde önemli bir değişimi beraberinde getiriyor. Araştırmanın verileri, 1996 ile 2023 yılları arasında Avustralya, Kanada, Estonya, Finlandiya, Hollanda, Birleşik Krallık ve ABD'den elde edilen 11 farklı katılımcı grubunun 44 değerlendirmesini kapsıyor. En genç katılımcıların dört, en yaşlıların ise 85 yaş ve üzerinde olduğu çalışmada, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde BMI'ya göre obez sayılan çocukların çoğunun klinik obeziteye sahip olmadığı belirlendi. Uzmanlar, bu bulguların çocuklarda obeziteye yönelik tedavi ve önleme stratejilerini yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekiyor.

Dr. Danielle Longmore: 'BMI tek başına yeterli değil'

MCRI'den pediatrik endokrinolog Dr. Danielle Longmore ve ekibi, araştırmada BMI'nın ötesine geçen yeni bir klinik obezite tanımını test etti. Bu tanıma göre, bir kişinin obez kabul edilebilmesi için yalnızca vücut kitle indeksinin yüksek olması yetmiyor; aynı zamanda obeziteyle ilişkili en az bir sağlık sorununun da bulunması gerekiyor. Bu sağlık sorunları arasında yüksek tansiyon, anormal kan şekeri veya kolesterol, karaciğer ve böbrek problemleri, uyku apnesi, eklem sorunları ile temel günlük aktivitelerde kısıtlamalar yer alıyor. Araştırma kapsamında dört ila 17 yaş arasındaki 97 binden fazla çocuk incelendi. Sonuçlara göre, çocukluk ve ergenlik döneminde yalnızca %2.1 ila %4.9 arasında değişen oranlarda çocuk klinik obeziteye sahipken, BMI'ya göre bu oran %7 ila %10.8'e ulaşıyor. Özellikle dört ve beş yaşındaki çocuklar arasında, klinik obezite oranı %3.7'de kalırken, BMI'ya göre obez sayılanların oranı %8.8'e çıktı. Bu durum, BMI'nın tek başına obezite tanısı için yeterli olmadığını ve çocukların gereksiz yere 'obez' etiketiyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Dr. Longmore, "Bu tanım, sağlık profesyonellerinin pratikte zaten gözlemlediği farklılıkları daha iyi yansıtıyor. Benzer BMI değerlerine sahip çocukların sağlık riskleri birbirinden oldukça farklı olabilir" dedi. Araştırmada, özellikle yüksek tansiyonun klinik obeziteye sahip çocuklar arasında yaygın olduğu da vurgulandı; dört ila dokuz yaş arasındaki klinik obeziteye sahip çocukların %87.3'ünde yüksek sistolik kan basıncı tespit edildi. Uzmanlar, bu verilerin çocukluk döneminde obeziteye bağlı sağlık risklerinin daha doğru belirlenmesini sağladığı görüşünde birleşiyor.

Yetişkinlerde klinik obezite oranı yaşla birlikte artıyor

Çalışmanın dikkat çekici bir diğer bulgusu ise, yaş ilerledikçe klinik obezite oranlarının BMI'ya göre daha yüksek seviyelere ulaşması oldu. 35 ila 44 yaş grubunda katılımcıların %26.3'ü BMI'ya göre obez kabul edilirken, klinik obezite oranı %15.1'de kaldı. Ancak 65 ila 74 yaş aralığında durum tersine döndü; bu yaş grubunda klinik obezite oranı %52'ye yükselirken, BMI'ya göre obez olanların oranı %34.4 olarak kaydedildi. Bu bulgu, yaşlı yetişkinlerde obeziteyle ilişkili sağlık sorunlarının daha yaygın hale geldiğini gösteriyor. Ayrıca, preklinik obezite olarak tanımlanan, aşırı vücut yağına sahip ancak henüz sağlık sorunu yaşamayan bireylerin oranı da orta yaş grubunda en yüksek seviyeye çıktı. Cinsiyetler arasında da belirgin farklar ortaya çıktı; 35 ila 44 yaş arasında erkeklerin %18.6'sı, kadınların ise %13.9'u klinik obeziteye sahipken, 65 ila 74 yaş aralığında kadınlarda bu oran %57.1'e, erkeklerde ise %44.1'e yükseldi. Araştırmacılar, bu değişimin, yaşlılıkta yüksek tansiyon, uyku apnesi ve eklem sorunlarının artmasıyla bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bazı gruplarda vücut yağının ölçüm yöntemi de sonuçları etkiledi; örneğin bel-yükseklik oranı, vücut yağ yüzdesine göre daha fazla kişiyi aşırı yağlı olarak tanımladı. Bu nedenle, klinik obezite tanımının uygulanmasında kullanılan ölçümlerin ve sağlık kriterlerinin büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.

Obezite tanımındaki değişiklik tedavi stratejilerini etkileyebilir

Araştırmanın ortaya koyduğu yeni klinik obezite tanımı, obezitenin değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi konusunda önemli sonuçlar doğurabilir. Dr. Longmore, bu ayrımın kilo verme ilaçları, diyet önerileri ve genel tedavi yaklaşımlarının belirlenmesinde etkili olacağını belirtti. BMI ile tanımlanan obezite, yalnızca ağırlık ve boy oranına dayanırken, klinik obezite tanımı sağlık durumunu da hesaba katıyor. Bu yeni yaklaşım, gereksiz tedavi ve ilaç kullanımının önüne geçmeyi hedefliyor. Ancak araştırmacılar, preklinik obeziteye sahip çocukların ileride klinik obeziteye geçip geçmeyeceği konusunda henüz kesin bir bilgi bulunmadığını da ifade etti. Araştırmanın çoğunlukla farklı yaş gruplarının karşılaştırılmasına dayandığı, aynı bireylerin yıllar içindeki sağlık durumunun izlenemediği belirtildi. Ayrıca, katılımcı gruplarının tümü tanımdaki her sağlık sorununa ilişkin veriye sahip olmadığından, bazı klinik obezite vakalarının gözden kaçmış olabileceği uyarısı yapıldı. Araştırmanın büyük bölümü yüksek gelirli ve çoğunluğu Beyaz olan popülasyonlar üzerinde gerçekleştirildiği için, sonuçların daha çeşitli gruplara ya da düşük gelirli ülkelere doğrudan uyarlanamayabileceği de vurgulandı. MCRI Enflamatuar Kökenler Grubu Başkanı Prof. David Burgner, "Obeziteyle ilişkili sağlık komplikasyonlarının belirtilerini gösteren çocukları anlamak, gelecekteki önleme ve tedavi stratejilerini geliştirmek için kritik" dedi. Burgner ayrıca, aynı kişileri uzun yıllar boyunca takip eden yeni çalışmalara ihtiyaç olduğunu, böylece klinik obezitenin ne kadar yaygın olduğunun daha net anlaşılabileceğini belirtti. Gelecekte yapılacak bu tür araştırmalar, aşırı vücut yağına sahip ancak sağlık sorunu olmayan çocukların, yetişkinlikte bu sorunları geliştirip geliştirmediğini de ortaya koyabilir.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
obezite çocuk sağlığı BMI Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsü klinik obezite