ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Tam elektrikli araç rekorda! Elektrikli araçlara bakış nasıl? Uzmanı 24'e anlattı

Ayşegül Gedik - | Son Güncelleme Tarihi:
Tam elektrikli araç rekorda! Elektrikli araçlara bakış nasıl?  Uzmanı 24'e anlattı

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu, 24 TV'de katıldığı Reel Ekonomi programında, Türkiye'de elektrikli otomobiller, ekonomik katkısının yanı sıra toplumsal kimlik ve teknolojik dönüşümün de önemli bir göstergesi haline geldi.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu, 24 TV'de katıldığı Reel Ekonomi programında Türkiye'de elektrikli otomobiller, yalnızca çevre dostu bir ulaşım alternatifi olmanın ötesine geçerek, ekonomik katkı ve toplumsal dönüşümün önemli bir parçası haline geldi. Son yıllarda elektrikli araçlara olan ilgi hızla artarken, bu teknolojik yeniliğin toplumun farklı kesimlerince nasıl algılandığı, yapılan araştırmalarla daha net bir şekilde ortaya konuyor. Eğitim ve yaş gibi demografik faktörler, elektrikli otomobillere yönelik bakış açılarında belirleyici rol oynarken, Türkiye'nin yerli otomobil vizyonu da özellikle yaşça büyük kesimlerde güçlü bir karşılık buluyor.

ELEKTRİKLİ ARAÇLAR ANA AKIM TERCİHE DÖNÜŞTÜ

Geçmişte erken benimseyenlerin ön plana çıktığı bir alan olan elektrikli otomobiller, bugün hem Türkiye'de hem de dünyada ana akım ulaşım tercihlerinden biri haline gelmiş durumda. Kullanıcılar artık yalnızca çevreye duyarlılık nedeniyle değil, düşük kullanım maliyetleri ve gelişmiş teknolojik özellikleri sayesinde de bu araçlara yöneliyor. Türkiye, Avrupa'da elektrikli araç satışlarında dördüncü sıraya yükselerek, Avrupa Birliği ortalamasını yakalamış durumda. Satışlardaki bu artış, elektrikli otomobillerin Türkiye pazarında kalıcı bir yer edindiğini gösteriyor.

Şarj istasyonu bulma zorlukları ve uzun bekleme süreleri gibi altyapı sorunları hâlâ devam ediyor. Buna rağmen, Arida Survey'in 2980 kişiyle gerçekleştirdiği araştırma, elektrikli araçların ekonomik etkisinin toplumun farklı kesimlerinde nasıl algılandığına dair çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırmada, eğitim düzeyi ve yaş grupları başta olmak üzere, siyasi tercihlerin de elektrikli otomobillere bakışta etkili olduğu görülüyor.

ELEKTRİKLİ ARAÇLARA BAKIŞ NASIL?

Kocaeli Üni. Öğr. Üy. Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu 24 TV'ye anlattı.

EĞİTİM VE YAŞ GRUPLARINA GÖRE FARKLILAŞAN ALGI

Araştırma sonuçlarına göre, eğitim seviyesi yükseldikçe elektrikli araçların ekonomiye katkısına dair iyimserlik de artıyor. Yüksek eğitimli bireyler, elektrikli otomobilleri yalnızca bir ulaşım aracı olarak değil, aynı zamanda Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak bir teknolojik sıçrama olarak değerlendiriyor. Bu kesimler, küresel yeşil enerji dönüşümüne ve teknolojik gelişmelere daha entegre oldukları için elektrikli araçların ülke ekonomisine sağlayacağı katma değeri daha net görebiliyor.

Öte yandan, eğitim seviyesi daha düşük olan gruplarda ise elektrikli otomobillere yönelik bakış daha temkinli ve kararsız. Bu gruplar, teknolojik dönüşümün geleneksel sanayi ve istihdam üzerindeki etkileri konusunda belirsizlik yaşıyor. Elektrikli araçların istihdamda olası kayıplara yol açıp açmayacağı veya mevcut ekonomik şartlarda erişilebilir olup olmadığı gibi sorular, bu kesimlerde daha fazla öne çıkıyor.

Yaş grupları açısından bakıldığında ise ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. 55 yaş ve üzerindeki bireyler, elektrikli otomobillere daha olumlu yaklaşırken, 18-34 yaş arasındaki gençler daha temkinli bir tutum sergiliyor. Gençler için elektrikli araçlar, yüksek satın alma maliyetleri ve altyapı eksiklikleri nedeniyle ulaşılması zor bir teknoloji olarak algılanabiliyor. Buna karşılık, yaşça büyük kesimler, Türkiye'nin yerli otomobil vizyonuna duydukları özlem ve bu vizyonun yarattığı ulusal prestij algısıyla elektrikli araçlara daha sıcak bakıyor.

KİMLİKSEL BİR DÖNÜŞÜM VE TOPLUMSAL AYRIŞMA

Türkiye'de elektrikli otomobiller, teknik bir yenilik olmanın ötesinde, toplumsal kimlik ve aidiyet duygusunun da bir parçası haline gelmiş durumda. Araştırma sonuçları, eğitimli ve yaşça büyük muhafazakâr kesimlerin elektrikli araçları ekonomik bir devrim olarak gördüğünü ortaya koyarken, gençler ve muhalif seçmenler ise daha çok bekle-gör yaklaşımıyla sürece mesafeli yaklaşıyor. Bu durum, elektrikli otomobillerin toplumda farklı kimlik ve değerlerle ilişkilendirildiğini gösteriyor.

Yerli otomobil vizyonu, özellikle 55 yaş üstü grupta güçlü bir karşılık buluyor. Bu kesim, Türkiye'nin otomotiv sektöründe kendi markasını yaratma çabasını tarihsel bir özlemle sahipleniyor ve elektrikli araçları ulusal bir başarı olarak görüyor. Ayrıca, çevreye karşı daha korumacı bir yaklaşım da bu grupta elektrikli otomobillere olan ilgiyi artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.

KÜRESEL PAZAR VE TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM

Dünya genelinde elektrikli araçlar hızla yaygınlaşırken, 2026 yılı itibarıyla yollarda yaklaşık 120 milyon elektrikli otomobilin olacağı tahmin ediliyor. Küresel pazar büyüklüğünün ise 500 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu gelişmeler, elektrikli araçların artık donanımdan ziyade yazılım ve teknolojik standartlar üzerinden değerlendirildiği yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.

Elektrikli otomobiller Türkiye'de yalnızca bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda toplumsal kimliğin, ekonomik vizyonun ve teknolojik dönüşümün bir simgesi haline gelmiş durumda. Toplumun farklı kesimlerinde bu dönüşüme dair algılar değişiklik gösterse de, Türkiye'nin elektrikli araç pazarındaki yükselişi ve yerli otomobil vizyonu, ülkenin gelecekte bu alanda daha da söz sahibi olacağının işaretlerini veriyor.


Etiketler:
elektrikli araç Kocaeli üniversite otomotiv teknoloji