Takvim hazır ama önce tasfiye olmalı... Terörsüz Türkiye mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak gördüklerini belirterek, “Devlet olarak bir yol haritamız, takvimlendirmemiz var yasanın uygulanmaya başlaması için örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerek” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aralarında TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel ve AKŞAM yazarı Turgay Güler'in de olduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Başkan Erdoğan, Terörsüz Türkiye süreci için "Bu tür olaylarda zaman vermek, bir takvim ortaya koymak, zamanlamak mümkün değil. Süreci bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Ancak elbette devlet olarak bir yol haritamız, planımız, takvimlendirmemiz var" dedi.
Bişkek dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan'ın açıklamaları özetle şöyle:
"(Terörsüz Türkiye sürecinde) Geldiğimiz noktada Meclisimizin ortaya koyduğu güçlü mutabakat önemlidir, çok kıymetlidir. Yasanın uygulanmaya başlaması için örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı belli. Süreç dar kalıplara hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusu. Meseleye devlet ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı buna göre atıyoruz. Milletimiz de Terörsüz Türkiye'ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerek. Biz meseleye dar çerçeveden bakamayız. Samimi, sorumlu, sağduyulu olacağız. Kardeşliğimizi koruyacağız. Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz."
SÜRECİ MİLLET MAYALADI
"Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin ölçüsüz söylemleri olabilir. Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem kaosa katkı sağlar. Milletimizin bu tür tahriklere karşı bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır, maya tutmuştur. İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değil. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna "Büyük Türkiye Mutabakatı" diyoruz."
FESİH KARARINI İZLİYORUZ
"(YPG/PYD'nin tasfiyesi) Karardan kardeş Suriye halkı adına memnuniyet duydum. Kararın sahada uygulamasını hem Suriye tarafı hem de çok uzun bir sınır hattı bulunan bir komşu ülke olarak biz elbette takip ediyoruz. Suriye'de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemli. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, zor süreçleri başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı. Silahın, şiddetin devri artık kapanmalı. Türkiye olarak Suriye konusunda dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz. Suriye'nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söyledik."
AMERİKA DA FARKINA VARDI
"Neticede haklı çıktık. Amerika da artık Suriye'nin gerçeklerinin farkına vardı. Suriye halkı çok ağır bedeller ödedi ama vatanlarına sahip çıktılar. Şimdi de bütün Suriye'yi inşa etmek için çalışıyorlar. Bu konuda bütün komşu ve Suriye'ye dost ülkeleri Suriye'nin yeniden inşa ve imarına yardımcı olmaya davet ediyorum. Suriye'nin iç barışına darbe vurmak isteyenlere alan açılmaması şart."
İTTİFAKTAKİ DENGELER ELEŞTİRİYİ ZORLAŞTIRIYOR
"(Mekke İttifakı'nda) İstanbul'daki toplantı çok önemliydi. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşımımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları da ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması var. Askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayii önemli bir işbirliği alanı. Askeri operasyonel işbirliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması gibi teknik konular ele alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi, birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle, güçlenerek devam edeceğiz."
ŞİT BATI'DAN KOPMAK DEĞİL
"Şanghay İşbirliği Teşkilatı, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ediyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşerî coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Şanghay İşbirliği Teşkilatı'yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus da, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Hep söylediğimiz üzere, en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz. ŞİT ile ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da mümkün. Türkiye'nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı'ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz, 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır."
PUTİN DE BARIŞ İSTİYOR
"Sayın Putin ile ikili bir görüşme yaptık. Özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu. Görüşme çok verimliydi, çok samimi bir havada geçti. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de, Sayın Putin'in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki; Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin'e de ifade ettik. Savaşın değil barışın kazanacağı bir gerçek."
GÖZÜMÜZ YOK GÖZÜ OLANI DA AFFETMEYİZ
"Yunanistan'la iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş'tan Yunanistan'a bir ses versek duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi, yapıcı davranan taraf olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Yunanistan'ın şunu artık anlaması lazım; Türkiye'nin kimsenin toprağında gözü yoktur, ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye'nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını kim acziyet olarak okuyorsa, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir."
- Popüler Haberler -
Kontrolü 3. kaptana bırakıp uyudular
Gemi faciasında kaptan Mustafa Öz ihmaller zincirinin odağında!
Gülistan'ı köprüden mi aldılar... Eski komutan ve eşi tutuklandı
Üsküdar'da 4 CHP'li meclis üyesi AK Parti'ye katıldı
Trump: Hürmüz Boğazı'nı kontrol ediyoruz, İran ekonomisi çöküyor
Üsküdar'da 4 CHP'li meclis üyesi AK Parti'ye geçti: Amacımız daha fazla hizmet



