Trump'ın seçim planına Yüksek Mahkeme'den engel! Oy pusulaları postayla gönderilecek
ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın postayla oy pusulalarının gönderimini sınırlama girişimini reddetti. Karar, seçim güvenliği ve seçmen hakları açısından ülke genelinde geniş yankı uyandırdı. Cumhuriyetçi ve Demokrat yetkililer arasında tartışma büyürken, milyonlarca seçmenin oy kullanma hakkı korundu.

ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın postayla gönderilen oy pusulalarının dağıtımını sınırlandıran tartışmalı planını reddetti. Pazartesi günü açıklanan bu karar, 2026 ara seçimlerinde oy kullanma yöntemlerinde köklü değişiklikler öngören ve milyonlarca seçmeni doğrudan etkileyen öneriye karşı verildi. Yüksek Mahkeme'nin çoğunluğu, ABD Posta Servisi'ne oy pusulalarını tutma yetkisi verecek prosedürün uygulanmasına izin vermedi. Seçim yetkilileri ve çeşitli eyaletlerden yöneticiler, bu tür bir değişikliğin seçim sürecinde kaosa ve büyük çaplı seçmen kaybına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu. Kararın ardından, seçim güvenliği ve demokratik katılım konularında ABD genelinde yeni bir tartışma başladı.
Yüksek Mahkeme: Trump'ın seçim hamlesine geçit yok
Yüksek Mahkeme, Trump yönetiminin oy pusulalarını postayla gönderme prosedüründe son dakika değişiklikler yapma talebini üç cümlelik kısa bir kararla reddetti. Mahkeme, yönetimin "iddiasının esasları üzerinde başarılı olma olasılığının düşük" olduğunu vurguladı. Kararda ayrıntılı bir gerekçe yer almasa da, alınan bu karar, ABD Posta Servisi'ne milyonlarca oy pusulasını tutma yetkisi tanıyacak ve seçmenlerin haklarını doğrudan etkileyecek bir düzenlemeye karşı net bir tavır olarak yorumlandı. Cumhuriyetçi ve Demokrat yetkililer arasında ayrışma sürerken, özellikle bazı Cumhuriyetçi seçim yetkilileri bile önerinin kaos yaratabileceği ve seçmenlerin haklarının zarar görebileceği görüşünü paylaştı. Mahkeme üyelerinden Samuel Alito ve Clarence Thomas karara karşı oy kullandı ve oy pusulası prosedürlerinde değişikliğin seçim dolandırıcılığını önlemek için önemli olduğunu savundu. Ancak çoğunluğun görüşü, seçmenlerin oy hakkı üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerin, yönetimin iddialarından daha ağır bastığı yönünde oldu.
Demokrat eyaletlerden ve oy hakları gruplarından karara destek
Trump'ın önerisine karşı çıkan Demokratik yönetimli eyaletler ve oy hakları savunucuları, Yüksek Mahkeme'nin kararını memnuniyetle karşıladı. Colorado Eyalet Sekreteri Jena Griswold, "Trump'ın 2026 seçimlerini sabote etme girişimi başarısız oldu" açıklamasında bulundu. Kaliforniya Başsavcısı Rob Bonta ise kararın "demokrasimiz için bir zafer ve hukukun üstünlüğünün güçlü bir onayı" olduğunu belirtti. Bu eyaletler ve sivil toplum kuruluşları, Trump'ın girişimini, postayla oy sistemine yönelik uzun süredir devam eden asılsız dolandırıcılık iddialarının bir uzantısı olarak değerlendirdi. Ayrıca, önerinin teknik altyapı eksiklikleri ve zarflarda yapılacak değişiklikler nedeniyle milyonlarca seçmenin oy hakkını riske atabileceği vurgulandı. ABD Posta Servisi'nin yeni kuralı uygulayacak kapasitede olmadığı ve seçimlere çok kısa bir süre kala bu tür değişikliklerin ciddi aksaklıklara yol açacağı ifade edildi.
Trump'ın postayla oy planı seçim güvenliğini tehdit etti
Trump yönetimi, önerilen değişikliklerin oy pusulalarını daha güvenli hale getireceğini ve yalnızca uygun seçmenlerin oy kullanmasını sağlayacağını ileri sürdü. Ancak, yirmi kadar Demokratik eyalet ve çok sayıda oy hakları grubu, bu girişimi seçmenlerin temel haklarına yönelik bir tehdit olarak değerlendirdi. ABD Anayasası'na göre, oy verme prosedürlerini belirleme yetkisi eyaletlere ve Kongre'ye ait. Trump'ın planı, eyaletlerin uygun seçmen listelerini ABD Posta Servisi'ne sunmasını ve bu listelerde yer almayanlara oy pusulası gönderilmemesini öngörüyordu. Ayrıca, oy pusulası zarflarında takip barkodları zorunluluğu getirilmesi ve oy hakkı olmayan kişilere pusula gönderen eyalet yetkililerinin federal olarak kovuşturulması gibi maddeler içeriyordu. Ancak, Posta Servisi'nde çalışan bir ihbarcı, sistemin henüz hazır olmadığını ve teknik sorunların kitlesel oy kaybına yol açabileceğini açıkladı. Bu nedenle, hem teknik hem hukuki açılardan öneri büyük tepki topladı.
Federal mahkemeler Trump'ın önerisini defalarca reddetti
Trump yönetimi, postayla oy pusulalarına ilişkin değişiklikleri kabul ettirebilmek için daha önce de Yüksek Mahkeme'ye başvurmuştu. Ancak federal mahkemeler, önerinin seçimlere çok kısa bir süre kala hayata geçirilmesinin kaosa yol açabileceği gerekçesiyle uygulamayı sürekli olarak durdurdu. Washington, DC'deki federal yargıç Carl Nichols, hafta sonu verdiği kararla USPS kuralını askıya aldı. Mahkemenin son kararıyla birlikte, ABD'de postayla oy sistemi üzerindeki belirsizlik büyük ölçüde ortadan kalktı. Yüksek Mahkeme, seçmenlerin karşılaşabileceği potansiyel zararların, yönetimin seçim güvenliği iddialarından daha önemli olduğu sonucuna vardı. Bu karar, seçimlerin adil ve güvenli bir şekilde yürütülmesi için eyaletlerin ve yerel seçim yetkililerinin sorumluluğunun altını bir kez daha çizdi.
ABD'de seçim güvenliği ve postayla oy tartışması devam ediyor
Yüksek Mahkeme'nin bu kararı, ABD'de seçim güvenliği ve postayla oy kullanma yöntemleriyle ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. Trump, 2020 başkanlık seçimlerinden bu yana postayla oy sisteminin güvenli olmadığına dair iddialar ortaya atsa da, bugüne kadar bu iddiaları destekleyecek kapsamlı bir kanıt sunulmadı. Uzmanlar, uygunsuz oy kullanma vakalarının son derece nadir olduğunu ve postayla oy sisteminin milyonlarca seçmenin demokratik haklarını kullanmasını sağladığını vurguluyor. Yüksek Mahkeme'nin son kararı, seçim süreçlerinde ani ve kapsamlı değişikliklerin risklerini ortaya koyarken, seçim güvenliğiyle ilgili tartışmaların 2026 ara seçimlerine kadar ABD gündeminde kalmaya devam edeceği öngörülüyor.
Sonuç olarak, Yüksek Mahkeme'nin Trump'ın postayla oy pusulalarını sınırlama planını reddetmesi, seçim güvenliği ve seçmen hakları açısından tarihi bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Karar, ABD'de demokratik süreçlerin korunması ve seçmenlerin oy hakkının güvence altına alınması yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki süreçte, hem eyaletler hem de federal kurumlar, seçimlerin sağlıklı ve adil bir şekilde yürütülmesi için iş birliği yapmaya devam edecek.
- Popüler Haberler -
İsrail basınında Cumhurbaşkanı Erdoğan itirafı: Türkiye zor bir aktöre dönüştü
Çin vatandaşlarının yurt dışına çıkışını zorlaştıran yeni kurallar yürürlüğe girdi
Trump, yapay zeka güvenliği endişelerini “saçmalık” diyerek reddetti
Trump'ın "müzakereye açığız" söylemine karşılık geldi: İran'ın şartları yerine getirilene kadar görüşme yok
Gazze'de insanlık dramı derinleşiyor: BM'den İsrail'e sert çağrı
Hürmüz Boğazı'nda petrol tankeri faciası: Mayına çarpan 'Algaya' alev alev yandı!



