Çin vatandaşlarının yurt dışına çıkışını zorlaştıran yeni kurallar yürürlüğe girdi
Çin hükümeti, vatandaşlarının yurtdışına çıkışını düzenleyen yeni kuralları devreye aldı. Yetkililer kararın ulusal güvenliği korumak için alındığını savunurken, uzmanlar ve hak grupları Çin'in vatandaşları üzerindeki kontrolünü daha da artırdığını belirtiyor. Yeni kısıtlamalar, özellikle yurt dışında Çin'in çıkarlarına zarar verdiği düşünülen kişileri ve teknoloji alanında ihlalde bulunanları hedef alıyor.

Çin hükümeti, vatandaşlarının ülke dışına çıkışını düzenleyen kapsamlı yeni kuralları yürürlüğe koydu. Salı günü uygulamaya giren bu düzenlemeler, özellikle yurt dışında Çin'in ulusal güvenliğine veya çıkarlarına zarar verdiği düşünülen kişilere yönelik katı önlemler içeriyor. Yeni uygulamaya göre, bu kişilere üç yıla kadar yurtdışına çıkış yasağı getirilebilecek. Ayrıca, teknoloji ithalat ve ihracatına ilişkin düzenlemeleri ihlal edenler de benzer şekilde yurtdışına seyahat etmekten men edilebilecek. Çinli yetkililer, bu adımların ülkenin egemenliği ve güvenliğini korumak için atıldığını belirtirken, uluslararası gözlemciler ve insan hakları savunucuları, kararların Çin'in vatandaşları üzerindeki kontrolünü daha da sıkılaştırdığı görüşünde birleşiyor.
Çin yönetimi: 'Ulusal güvenlik için zorunlu adım'
Çin yönetimi, yeni seyahat kısıtlamalarının sıradan vatandaşların özgürlüğünü hedef almadığını, aksine yüksek riskli ülkelere gitmeyi planlayan ya da alışılmadık seyahat kalıplarına sahip bireyler için önleyici bir tedbir olduğunu savunuyor. Hükümete bağlı "Piyao" platformu, yeni kuralların kamuoyunda yanlış anlaşıldığını, esas amacın yurtdışında yasa dışı kumar ve dolandırıcılık gibi faaliyetlere katılımı önlemek olduğunu açıkladı. Yetkililer, bu düzenlemelerle ulusal sanayi ve teknolojik güvenliğin de korunacağını vurguladı. Ancak, uygulamanın kapsamı ve kriterleri konusunda netlik olmaması, Çin'in seyahat kısıtlaması politikalarını tartışmalı hale getiriyor. Özellikle kamu görevlileri ve devlet işletmesi çalışanları, uzun süredir pasaportlarını teslim etmek ve yurtdışına çıkmak için özel izin almak zorunda kalıyor. Hükümetin bu uygulamaları, vatandaşların hangi ülkelere ve ne amaçla seyahat edebileceği konusunda ciddi belirsizlikler yaratıyor.
Çıkış yasağı verileri rekor seviyeye ulaştı
Çin'de vatandaşlara uygulanan çıkış yasaklarında son yıllarda dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Hak grubu Safeguard Defenders'ın BBC'ye sunduğu verilere göre, 2016 yılında yalnızca 89 çıkış yasağı kayıtlara geçerken, bu sayı 2023'te 188 bin 760'a yükseldi. Medeni davalarla ilgili çıkış yasağı oranı ise 2019 ile 2025 arasında 30 kat artarak %0,23'ten %7,3'e çıktı. Uzmanlar, gerçek rakamların resmi istatistiklerin çok üzerinde olabileceğine dikkat çekiyor. Georgetown Üniversitesi Asya Hukuku Merkezi İcra Direktörü Profesör Tom Kellogg, Çin'in bu yeni kurallarla yurtdışındaki vatandaşlarının ne söylediği ve ne yaptığı üzerinde baskı kurmayı amaçladığını savunuyor. Kellogg, bazı durumlarda devlet güvenlik yetkililerinin doğrudan pasaport vermeyi reddettiğini, bu yolla hükümete yönelik eleştirileri ve hak savunuculuğu faaliyetlerini engellemeye çalıştığını belirtiyor. Bu tür uygulamalar, Çin'in ideolojik kontrolünü artırma çabası olarak yorumlanıyor ve Mao Zedong dönemindeki kapalı toplum yapısına benzetiliyor.
Çin vatandaşları belirsizlik ve baskı altında
Çin'de yeni seyahat kısıtlamalarının uygulamaya girmesiyle birlikte, birçok vatandaşın yurtdışına çıkış hakkı üzerindeki belirsizlikler de arttı. Resmi olarak yazılı veya sözlü bildirim yapılmadıkça, vatandaşlar genellikle pasaport başvurusu sırasında veya yurtdışına çıkmaya çalıştıklarında kısıtlamalarla karşılaşıyor. Pek çok kişi, neden çıkış yasağı verildiğine dair resmi bir belge alamadığını ifade ediyor. Yalnızca Pipi takma adını kullanan 26 yaşındaki bir genç, 2023'te pasaport başvurusunun reddedildiğini ve bunun büyük ihtimalle 2019'daki demokrasi yanlısı protestolara katıldığı için gerçekleştiğini söylüyor. Pipi, Hong Kong'daki protestolar sırasında röportaj verdiğini ve ana karaya döndüğünde devlet güvenlik polisi tarafından sorgulandığını belirtiyor. Yetkililer, kendisine sadece sözlü olarak "Hong Kong meselesi nedeniyle" pasaport alamayacağını iletmiş. Pipi, resmi bir belge verilmediği için idari itiraz hakkını kullanamadığını, ayrıca hapiste kalma korkusuyla konuyu büyütmeye cesaret edemediğini dile getiriyor. Bu örnek, Çin'deki birçok vatandaşın seyahat kısıtlamasıyla ilgili yaşadığı belirsizliği ve baskıyı gözler önüne seriyor.
Kamu çalışanları ve özel sektör de etkileniyor
Çin'deki çıkış yasakları ve seyahat kısıtlamaları, yalnızca siyasi aktivistleri ya da muhalifleri değil, kamu görevlileri ve devlet işletmelerinde çalışanları da doğrudan etkiliyor. Pekin'de bir devlet finans kurumunda çalışan Xiao Wang, meslektaşlarının uzun süredir pasaportlarını teslim etmek ve yurtdışına çıkmak için yöneticilerden izin almak zorunda olduklarını aktarıyor. Özellikle Japonya gibi hassas ülkeler için seyahat izni almak neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda. Müze çalışanı bazı kamu görevlileri ise mesleklerinden dolayı doğrudan pasaport başvurusu dahi yapamıyor. Bu uygulamalar, Çin'in kamu sektöründe çalışanların hareket özgürlüğünü büyük ölçüde sınırladığını gösteriyor. Çıkış kısıtlamalarının kapsamı genişledikçe, toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkisi de artıyor. Çin'in İdari Lisans Yasası'na göre, idari bir otorite lisans vermemeye karar verdiğinde gerekçesini yazılı olarak bildirmek zorunda. Ancak, pratikte bu gerekliliğin çoğu zaman yerine getirilmediği, vatandaşların hak arama yollarının tıkandığı belirtiliyor.
Uzmanlardan seyahat özgürlüğü için uyarı
Çin'in yeni seyahat kısıtlamaları, uluslararası alanda da tepkilere yol açıyor. Profesör Tom Kellogg, bu uygulamaların Çin lideri Xi Jinping'in yönetimi altında artan ideolojik kontrolün bir göstergesi olduğuna dikkat çekiyor. Kellogg'a göre, bugünkü kısıtlamalar Mao Zedong dönemindeki kapalı toplum yapısını hatırlatıyor. O yıllarda Çin, dünyadan büyük ölçüde izoleydi ve uluslararası seyahat, ancak 1990'larda başlayan reformlarla halkın hayatına girmişti. Şimdi ise, artan çıkış yasakları ve belirsiz kriterlerle, Çin vatandaşlarının yurtdışına çıkış hakkı yeniden ciddi biçimde kısıtlanıyor. Uzmanlar, bu gidişatın Çin'in uluslararası imajını ve vatandaşların temel haklarını olumsuz etkilediği uyarısında bulunuyor. Çin Dışişleri Bakanlığı ve göçmenlik yetkilileri ise, konuya ilişkin soruları yanıtsız bıraktı. Son yıllarda seyahat özgürlüğü üzerindeki bu baskının, Çin'in küresel ilişkilerinde de yeni tartışmalara yol açması bekleniyor.
Çin'de uygulamaya giren yeni seyahat kısıtlamaları, yalnızca bireysel özgürlükler açısından değil, ülkenin uluslararası konumu ve toplumsal yapısı bakımından da önemli sonuçlar doğuruyor. Artan çıkış yasakları ve süregelen belirsizlikler, vatandaşların hareket serbestisini kısıtlarken, ülke yönetiminin kontrol mekanizmalarını daha da güçlendirdiği eleştirilerini beraberinde getiriyor. Önümüzdeki dönemde bu düzenlemelerin hem Çin içinde hem de küresel düzeyde tartışılmaya devam edeceği öngörülüyor.
- Popüler Haberler -
ABD, Dünya'nın yörüngesinde uzay silahları konuşlandırdıklarını doğruladı
İsrail basınında Cumhurbaşkanı Erdoğan itirafı: Türkiye zor bir aktöre dönüştü
Litvanya hava sahasında alarm! NATO savaş uçakları bir dronu imha etti
Sosyal medya yasağı genişliyor mu? Hollanda ve İspanya'dan dikkat çeken öneri
Trump, yapay zeka güvenliği endişelerini “saçmalık” diyerek reddetti
Trump'ın seçim planına Yüksek Mahkeme'den engel! Oy pusulaları postayla gönderilecek



