Suriye ve Rusya arasında üs krizi nasıl çözüldü?

Suriye Dışişleri Bakanlığı, Rusya ile yaklaşık bir buçuk yıldır süren müzakerelerin ardından Akdeniz kıyısındaki Hmeimim hava üssü ve Tartus deniz üssünün geleceğine ilişkin kritik bir anlaşmaya varıldığını duyurdu. Anlaşmayla birlikte her iki üssün kontrolü Suriye'nin sivil yönetimine geçerken, Moskova'nın bölgedeki askeri varlığı yeniden şekillendirildi.
Suriye ve Rusya, doğu Akdeniz'deki iki stratejik üssün geleceği konusunda uzun soluklu müzakerelerin ardından nihayet bir anlaşmaya vardı. Suriye Dışişleri Bakanlığı'nın Pazar günü yaptığı açıklamaya göre, Lazkiye yakınlarındaki Hmeimim hava üssü ile Tartus'taki deniz üssünün Moskova tarafından askeri amaçlı kullanımı sona erdi. Anlaşma, Suriye'nin bu iki kritik noktanın kontrolünü kendi sivil yönetimi bünyesine almasını öngörüyor. Böylece Rusya'nın Suriye kıyı şeridindeki askeri varlığı köklü bir biçimde yeniden düzenleniyor. Yaklaşık bir buçuk yıl süren görüşmelerin en somut sonucu olarak değerlendirilen bu gelişme, iki ülke arasındaki ilişkilerde yepyeni bir dönemin kapısını araladı.
Hmeimim ve Tartus üsleri eğitim merkezine dönüşüyor
Varılan anlaşmanın detaylarına bakıldığında, Suriye'nin Hmeimim hava üssünün tam kontrolünü ele geçirdiği görülüyor. Tartus limanındaki ticari rıhtım da aynı şekilde Suriye'nin sivil yönetimine devredildi. Her iki bölgedeki askeri tesisler ise bundan böyle "ortak eğitim ve yeterlilik merkezleri" olarak faaliyet gösterecek. Suriye Dışişleri Bakanlığı bu düzenlemeyi, Rus varlığının Suriye kıyısı boyunca yeniden yapılandırılması şeklinde tanımladı. Bakanlık yaptığı yazılı açıklamada, bu adımın yaklaşık bir buçuk yıl önce başlayan müzakerelerdeki en önemli ilerlemeyi temsil ettiğini vurguladı. Rusya ise anlaşmaya ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapmadı ve konuya dair sessizliğini korudu. Hmeimim ve Tartus üsleri, yıllarca Rusya'nın doğu Akdeniz'deki en kritik askeri dayanak noktaları olarak işlev görmüştü; dolayısıyla bu devir, bölgesel güç dengelerini de doğrudan etkileyen bir hamle niteliği taşıyor.
Rusya'nın Suriye'deki askeri rolü: Esad döneminden bugüne
Rusya, 2011 ile 2024 yılları arasında Suriye'de yaşanan iç savaş boyunca devrik Devlet Başkanı Beşar Esad'ın en güçlü siyasi ve askeri müttefiki konumundaydı. Moskova, Esad rejimini İslamcı liderliğindeki silahlı muhalefete karşı hem diplomatik hem de askeri olarak destekledi. Bu dönemde Suriye'nin şimdiki geçici Devlet Başkanı Ahmad al-Sharaa, muhalefetin önde gelen militan liderlerinden biri olarak ön plana çıkıyordu. Çatışma süresince Hmeimim hava üssü ve Tartus deniz üssü, Rusya'nın Akdeniz'deki en stratejik askeri noktaları olarak büyük önem taşıdı. Ancak Esad'ın devrilmesine yol açan şimşek hızındaki ayaklanma sırasında Moskova doğrudan müdahale etme yoluna gitmedi. Buna karşın Rusya, uzun yıllar iktidarda kalan Suriyeli lidere ve ailesine sığınma hakkı tanıyarak son bir destek sağladı. Esad'ın iktidardan düşmesinin ardından Suriye topraklarında kalan Rus askeri birlikleri de kademeli olarak ülkeden çekildi ve bu süreç, Moskova'nın bölgedeki askeri varlığının fiilen zayıflamasına neden oldu.
Al-Sharaa'nın Moskova ziyaretleri ve yeni denge arayışı
Suriye'nin yeni yönetimi, Esad sonrası dönemde Rusya ile güçlü ikili bağları sürdürme hedefini açıkça ortaya koydu. Geçici Devlet Başkanı Ahmad al-Sharaa, iktidara gelmesinin ardından Devlet Başkanı Vladimir Putin'i Moskova'da iki ayrı ziyaretle bir araya geldi. Bu görüşmelerde Hmeimim ve Tartus üslerinin geleceği, masadaki en hassas ve tartışmalı konuların başında geldi. Şam yönetimi bir yandan Moskova ile köprüleri korurken, diğer yandan Batı dünyası ve bölgesel aktörlerle de ilişkilerini hızla güçlendirdi. Esad'ın devrilmesinin ardından Suriye, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkeleriyle yeniden yakınlaştı. Esad'ın protestolara yönelik sert müdahalesi döneminde Şam ile diplomatik bağlarını koparan komşu Arap ülkeleri de ilişkilerin normalleşmesi yönünde adımlar attı.
Washington'dan yaptırım kaldırma kararı, Macron'dan tarihi Şam ziyareti
Suriye'deki rejim değişikliğinin ardından uluslararası arenada da önemli gelişmeler yaşandı. Washington, Suriye üzerindeki felç edici yaptırımların büyük bölümünü kaldırma kararı aldı ve bu adım, ülkenin ekonomik toparlanması açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Temmuz ayında Suriye'ye tarihi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret sırasında iki ülkenin 14 yıl aradan sonra ilk kez karşılıklı büyükelçi atayacağı duyuruldu ve diplomatik ilişkilerin tam anlamıyla yeniden tesis edilmesi yolunda somut bir adım atıldı. Tüm bu gelişmeler, Suriye'nin uluslararası topluma yeniden entegre olma sürecinin hız kazandığını gösteriyor. Hmeimim ve Tartus üslerine ilişkin Rusya ile varılan anlaşma da bu geniş çaplı diplomatik dönüşümün en dikkat çekici halkalarından birini oluşturuyor. Suriye, hem Doğu hem de Batı ile dengeli ilişkiler kurma stratejisiyle yeni dönemde bağımsız bir dış politika çizgisi izleme kararlılığını ortaya koyuyor.
- Popüler Haberler -
İran: ABD ablukayı devam ettirirse Hürmüz Boğazı güvenli bir güzergah olmayacaktır
İran: Mekke Ortak Savunma Anlaşması'ndan endişe duymamız için bir neden bulunmuyor
Etna Yanardağı'nın patlamasıyla oluşan kül bulutu uçuşları aksattı
Dünyada giderek daha az sebze yetiştiriliyor! Bu durum sağlığımızı nasıl etkiliyor?
Brooklyn Beckham yine gündemde! Okyanus suyuyla pişirdiği makarna tartışma yarattı
YouTube TV ve Disney+ yayın dünyasında dengeleri değiştiriyor



