ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Okyanuslarda insan etkisi büyüyor! Kimyasal izler her yerde

Duygu Göktürk - | Son Güncelleme Tarihi:
Okyanuslarda insan etkisi büyüyor! Kimyasal izler her yerde

Kaliforniya Üniversitesi, Riverside'ın öncülüğünde yürütülen araştırma, okyanuslarda insan yapımı kimyasalların etkisinin tahmin edilenden çok daha yaygın olduğunu ortaya koydu. Araştırma ekibi, okyanus kimyasının artık büyük oranda insan faaliyetlerinden kaynaklanan bileşiklerle şekillendiğini vurguladı. Uzmanlar, bu kimyasalların deniz yaşamı ve ekosistemler üzerindeki uzun vadeli etkilerinin henüz tam olarak bilinmediğine dikkat çekti.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Kaliforniya Üniversitesi, Riverside'dan (UCR) bilim insanları, dünya genelindeki okyanuslarda insan yapımı kimyasalların varlığının giderek arttığını gösteren kapsamlı bir araştırmaya imza attı. On yıl boyunca Pasifik, Atlantik ve Hint Okyanusu'ndan toplanan 2.300'den fazla deniz suyu örneği üzerinde yapılan incelemeler, okyanus kimyasının artık büyük ölçüde insan kaynaklı kimyasallar tarafından şekillendiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, deniz yüzeyinde görülen plastik atıkların ve sıcaklık artışlarının ötesinde, suda çözünmüş ve çoğu zaman gözle tespit edilemeyen binlerce sentetik kimyasalın okyanus ekosistemini tehdit ettiğini belirtti. Özellikle kıyı bölgelerinde organik maddenin önemli bir kısmının insan faaliyetlerinden gelen kimyasallardan oluştuğu tespit edildi. Bilim insanları, bu kimyasal kirliliğin deniz yaşamı ve karbon döngüsü üzerindeki etkilerinin henüz tam olarak anlaşılamadığını vurguladı.

UCR araştırmacıları: Kimyasal kirlilik okyanus ekosistemini tehdit ediyor

UCR Biyokimya Yardımcı Doçenti Daniel Petras ve ekibi, araştırmanın sonuçlarının endişe verici boyutlara ulaştığını açıkladı. Petras, deniz yüzeyindeki plastiklerin ve sıcaklık değişimlerinin uzun süredir izlendiğini, ancak görünmez kimyasal kirliliğin boyutunun şimdiye kadar göz ardı edildiğini ifade etti. Araştırmada, insan yapımı organik moleküllerin kıyı sularında tespit edilen sinyallerin yüzde 20'sine kadarını oluşturduğu, nehir ağızlarında ise bu oranın yüzde 50'yi geçtiği belirtildi. Açık okyanusta bile insan kaynaklı kimyasalların oranı yüzde 0,5 ile yüzde 1 arasında değişti. Toplamda 248 farklı insan kaynaklı bileşenin tüm örneklerde medyan olarak toplam sinyalin yüzde 2'sini oluşturduğu tespit edildi. Bu oran ilk bakışta düşük gibi görünse de, küresel ölçekte okyanuslara karışan kimyasal miktarının devasa boyutlara ulaştığına dikkat çekildi. Kimyasal kirliliğin sadece pestisitler ve ilaçlarla sınırlı olmadığı, endüstriyel kimyasalların ve plastiklerin de büyük paya sahip olduğu vurgulandı. Araştırmacılar, bu kimyasalların deniz karbon döngüsü ve ekosistem fonksiyonları üzerinde henüz tam olarak belirlenemeyen etkiler yaratabileceğini belirtti.

Kimyasal kirlilik: Günlük alışkanlıkların okyanusa etkisi

Bilim insanları, okyanuslara ulaşan kimyasal kirliliğin kaynağının çoğunlukla günlük yaşamda kullanılan ürünler olduğunu açıkladı. Temizlik malzemeleri, kişisel bakım ürünleri, gıda ambalajları ve otomobil kimyasalları gibi maddeler, yağmur sularıyla birlikte kanalizasyon sistemlerine karışarak nehirler aracılığıyla denizlere taşınıyor. UCR ekibinden Jarmo Kalinski, "Karada kullandığımız şeyler kaybolmuyor, genellikle okyanusta son buluyor" sözleriyle bu sürecin önemini vurguladı. Araştırmada, mercan resifleri gibi görece temiz kabul edilen bölgelerde dahi insan kaynaklı kimyasal izlerine rastlandığı belirtildi. Özellikle atık su arıtma sistemlerinin yetersiz olduğu bölgelerde kimyasal kirliliğin daha yoğun olduğu gözlemlendi. Bilim insanları, kimyasal kirliliğin plastik kirliliğiyle birleşerek okyanus ekosisteminde yeni ve karmaşık sorunlara yol açtığını ifade etti. Ayrıca, bu kimyasal bileşiklerin bir kısmının geleneksel moleküller ile mikroplastikler arasında bir geçiş oluşturduğu, bu nedenle kirliliğin sınırlarının giderek belirsizleştiği kaydedildi.

Okyanus kimyasında ölçüm zorlukları ve veri eksikliği

UCR araştırmacıları, okyanus kimyasındaki bu değişimi tespit etmenin teknik açıdan büyük zorluklar içerdiğini belirtti. Farklı laboratuvarların farklı analiz yöntemleri kullanması, elde edilen verilerin karşılaştırılmasını güçleştiriyor. Bu nedenle ekip, yüksek çözünürlüklü kütle spektrometrisi ve gelişmiş hesaplama araçlarıyla, bugüne kadar yapılmış en kapsamlı kıyı okyanusu kimyası analizlerinden birini gerçekleştirdi. Araştırmada, Kuzey Amerika ve Avrupa'dan elde edilen verilerin ağırlıkta olduğu, Güneydoğu Asya, Hindistan, Avustralya ve Güney Yarımküre'nin ise yeterince temsil edilmediği belirtildi. Uzmanlar, veri eksikliğinin sorunun olmadığı anlamına gelmediğini, aksine bu bölgelerdeki kimyasal kirliliğin boyutunun henüz bilinmediğini ifade etti. Ayrıca, insan kaynaklı kimyasalların uzun vadede deniz yaşamı, besin zincirleri ve ekosistem dayanıklılığı üzerindeki etkilerinin halen belirsizliğini koruduğu vurgulandı. Bilim insanları, bu araştırmanın okyanus kimyasındaki insan etkisini daha iyi kavramak için önemli bir temel oluşturduğunu belirtti.

Günlük tercihlerle okyanusları korumak mümkün

Araştırma sonuçları, okyanuslarda biriken kimyasalların günlük ürünler ve alışkanlıklarla doğrudan bağlantılı olduğunu gösterdi. UCR ekibinden Daniel Petras, kişisel olarak plastik kullanımını azaltmaya, aşırı ambalajdan kaçınmaya ve işlenmiş gıdalardan uzak durmaya başladığını ifade etti. Bilim insanları, bireysel tercihlerde yapılacak küçük değişikliklerin bile okyanus kimyası üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini vurguladı. Okyanusların uzak ve ulaşılmaz görünebileceğini belirten araştırmacılar, ancak her bir bireyin günlük seçimlerinin denizlere ulaştığını ve kalıcı etki bıraktığını hatırlattı. Uzmanlar, okyanus kimyasını korumak için plastik tüketiminin azaltılması, atık yönetiminin iyileştirilmesi ve kimyasal kullanımının sınırlandırılması gerektiğini savundu. Sonuç olarak, okyanuslarda insan kaynaklı kimyasal kirliliğin boyutları her geçen gün artarken, bu sorunun çözümü için hem bireysel hem de toplumsal düzeyde adımlar atılması gerektiği ifade edildi.

Okyanus kimyasındaki insan kaynaklı değişim, yalnızca bilim insanlarının değil, tüm toplumun dikkatini gerektiriyor. Araştırma, okyanusların geleceği için acil önlem alınmasının önemini ortaya koyarken, bireysel ve kolektif sorumlulukların altını çizdi. Uzmanlar, okyanus ekosisteminin korunması için herkesin bilinçli tercihler yapmasının kritik olduğunu belirtti.


Etiketler:
okyanus kimyası kimyasal kirlilik insan etkisi deniz ekosistemi Kaliforniya Üniversitesi