ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Kanser tedavisinde yeni bir yöntem! Kurbağa bağırsağındaki bakteri tümörleri tamamen yok etti

Japonya'da yapılan çalışmada, Japon ağaç kurbağasının bağırsağından izole edilen Ewingella americana bakterisinin tek doz enjeksiyonla farelerdeki kolorektal tümörleri tamamen ortadan kaldırdığı görüldü. Yaklaşımın insanlarda güvenliği ve etkinliği henüz bilinmiyor.

Ayşegül Gedik - | Son Güncelleme Tarihi:
Kanser tedavisinde yeni bir yöntem! Kurbağa bağırsağındaki bakteri tümörleri tamamen yok etti

Japonya'daki bilim insanları, Japon ağaç kurbağasının bağırsağından izole edilen Ewingella americana bakterisinin farelere tek doz enjeksiyonla verildiğinde kolorektal tümörleri tamamen ortadan kaldırabildiğini keşfetti. Bulgular, tümör hücrelerine doğrudan saldırı ile bağışıklık sisteminin etkinleştirilmesini birleştiren bir mekanizmaya işaret ediyor. Ancak yaklaşım hâlâ deneysel aşamada ve insanlarda güvenli ya da etkili olduğu kanıtlanmış değil.

Bilim insanları, disbiyoz olarak bilinen bağırsak mikrobiyomundaki dengesizliklerin bazı kanserler de dahil olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu uzun süredir biliyor. Bağırsak mikroorganizmaları ile kanser arasındaki ilişki karmaşık bir yapı taşıyor. Diyet lifi daha sağlıklı bir bağırsak ortamını destekleyebilir ve kolorektal kanser riskinin azalmasıyla ilişkilendirilebilirken kırmızı ve işlenmiş etin fazla tüketimi artan riskle bağlantılı.

Araştırmacılar, bazı mikroorganizmaların tümörleri tedavi etmek için kullanılabilecek araçlara dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğini inceliyor.

Kanser tedavisinde doğrudan bakteriyel saldırı

Mikrobiyomun kanser tedavisindeki rolünü inceleyen çalışmaların çoğu, bağırsak mikroorganizmalarının bileşimini değiştirmek veya dışkı mikrobiyota nakli uygulamak gibi dolaylı yöntemlere odaklandı. Bilim insanları ayrıca bağırsak bakterilerinin mevcut kanser tedavilerinin etkinliğini nasıl etkilediğini araştırıyor.

Japan Advanced Institute of Science and Technology'den (JAIST) Eijiro Miyako liderliğindeki ekip ise farklı bir strateji izleyerek tümörlere doğrudan saldırabilecek tek tek bakterileri belirlemeye çalıştı.

Bilim insanları, üç Japon hayvanının sindirim sisteminden 45 bakteri suşu izole edip kültüre aldı. Bu hayvanlar Japon ağaç kurbağası (Dryophytes japonicus), Japon ateş karınlı semenderi (Cynops pyrrhogaster) ve Japon çayır kertenkelesiydi (Takydromus tachydromoides).

Seçilen bakteri suşları daha sonra kolorektal tümörleri bulunan farelere damar yoluyla verildi. Araştırmacılar takip eden haftalarda tümörlerin tepkisini ve hayvanların sağlık durumunu izledi.

Tek dozla tam tümör yanıtı görüldü

Gut Microbes dergisinde yayımlanan sonuçlar, dokuz bakteri suşunun belirgin tümör karşıtı aktivite gösterdiğini ortaya koydu. Japon ağaç kurbağasından izole edilen Ewingella americana ise en güçlü sonuçları verdi.

İncelenen fare modelinde damardan verilen tek doz, yüzde 100 tam yanıt oranı sağladı. Bu oran, deney kapsamında tedavi edilen tüm farelerde tümörlerin tamamen ortadan kalktığı anlamına geliyor. Sonuç küçük ve kontrollü bir hayvan çalışmasında elde edildi; bakterinin insanlarda kanseri tedavi edebildiğini göstermiyor.

Deneysel karşılaştırmalarda Ewingella americana, anti-PD-L1 bağışıklık kontrol noktası tedavisi ve bir kemoterapi formülasyonu olan lipozomal doksorubisine göre daha güçlü tümör karşıtı sonuçlar verdi.

Bu bulgular umut verici olsa da bakterinin klinik uygulamada standart kanser tedavilerinden üstün olduğunu kanıtlamıyor. İnsan hastalardaki etkinliği ve güvenliği bilinmiyor.

Bakteri tümörlere iki yoldan saldırdı

Ewingella americana'nın dikkat çekici özelliği, birbirini tamamlayan iki mekanizma üzerinden etkili olabilmesi.

Bakteri, oksijenin sınırlı olduğu ortamlarda büyüyebiliyor. Bu özellik, oksijence fakir tümör bölgelerinde birikmesine ve çoğalmasına imkân tanıyor. Bakteri burada kanser hücrelerine zarar veren sitotoksik etkiler gösteriyor.

Bakteri ayrıca tedavi edilen farelerde bağışıklık tepkisini uyararak T hücrelerini, B hücrelerini ve nötrofilleri tümöre çekiyor. Bu bağışıklık hücreleri kanserli dokunun yok edilmesine katkıda bulunabiliyor.

Araştırmacılar, uygulamanın ardından tümörlerdeki bakteri yoğunluğunun önemli ölçüde arttığını belirledi. Bağışıklık tepkisi, tümör karşıtı aktiviteyi güçlendiren iltihaplanma sinyali moleküllerini de içeriyordu.

Doğrudan bakteriyel aktivite ile bağışıklık uyarımının birleşimi, deneylerde gözlemlenen güçlü yanıtları açıklayabilecek olası bir mekanizma sunuyor.

Farelerde geçici iltihap görüldü

Araştırmacılar, Ewingella americana'nın neden öncelikli olarak tümör dokusunda biriktiğini de inceledi. Tümör ortamındaki düşük oksijen düzeyi, anormal kan damarları, yerel olarak baskılanmış bağışıklık savunmaları ve bakterilerin büyümesini destekleyen metabolik koşullar bu davranışın açıklanmasına yardımcı olabilir.

Çalışmada bakteri kan dolaşımından hızla temizlendi ve 24 saat içinde kan örneklerinde tespit edilemez hâle geldi. Araştırmacılar karaciğer, akciğerler ve böbrekler dahil incelenen sağlıklı organlarda bakteriyel kolonizasyon tespit etmedi.

Tedavi edilen farelerde hafif ve geçici iltihabi tepkiler görüldü. Araştırmacılar, 60 günlük gözlem süresince kronik toksisiteye dair kanıt bildirmedi.

Bu bulgular umut verici bir klinik öncesi güvenlik profiline işaret ediyor ancak canlı Ewingella americana enjeksiyonunun insanlarda güvenli olduğunu göstermiyor. Yaklaşımın tıbbi tedavi olarak değerlendirilmesinden önce daha büyük hayvan çalışmaları, ayrıntılı güvenlik incelemeleri ve klinik araştırmalar yapılması gerekecek.

Araştırmacılar, bakterinin meme kanseri, pankreas kanseri ve melanom dahil diğer katı tümörlere karşı da etkili olup olamayacağını incelemeyi planlıyor. Bakterinin özellikle mevcut tedavilere zayıf yanıt veren tümörlerde kemoterapi veya immünoterapiyle birleştirilip birleştirilemeyeceği de araştırılacak.

Keşif, doğada bulunan mikroorganizmaların tedavi potansiyelini ortaya koyuyor. Japon ağaç kurbağasının bağırsağında yaşayan bir bakteri, farelerdeki kolorektal tümörlere karşı güçlü etkiler gösterdi. Bu sonuçların insanlar için güvenli ve etkili kanser tedavilerine dönüştürülüp dönüştürülemeyeceği ise henüz yanıtlanmış değil.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
kolorektal kanser Ewingella americana kanser araştırmaları bağırsak mikrobiyomu bakteri tedavisi immünoterapi Japonya