ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

İran'dan Hürmüz Boğazı'nda su altı kablo resti! Küresel internet tehlikede

Duygu Göktürk - | Son Güncelleme Tarihi:
İran'dan Hürmüz Boğazı'nda su altı kablo resti! Küresel internet tehlikede

İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen stratejik su altı internet kabloları üzerinden dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden ücret talep etmeye hazırlanıyor. Bu adım, küresel veri trafiği ve finans sistemleri için ciddi bir tehdit oluştururken, bölgedeki internet altyapısının güvenliğiyle ilgili endişeleri artırdı. Hürmüz Boğazı'ndaki su altı kabloları üzerindeki İran baskısının, hem bölge ülkelerini hem de dünya ekonomisini etkilemesi bekleniyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

İran, Hürmüz Boğazı'nın altından geçen hayati öneme sahip su altı internet kabloları üzerinde yeni bir ekonomik ve stratejik baskı kurmaya hazırlanıyor. Tahran, Avrupa, Asya ve Basra Körfezi arasında milyarlarca dolarlık veri ve finans trafiği taşıyan bu kabloları kullanan küresel teknoloji devlerinden ücret talep etme planını gündeme taşıdı. İranlı askeri yetkililer ve devlet bağlantılı medya, Google, Microsoft, Meta ve Amazon gibi dev şirketlerin İran yasalarına uyum göstermemesi halinde, kablo trafiğinin kesilebileceği yönünde net olmayan ancak ciddi tehditler savurdu. Geçtiğimiz hafta Tahran'daki yasama organında, Arap ülkelerini Avrupa ve Asya'ya bağlayan denizaltı kablolarını hedef alan bir plan detaylı biçimde ele alındı. İran'ın bu hamlesi, Hürmüz Boğazı üzerindeki jeopolitik avantajını, enerji ihracatı dışında, küresel iletişim ve veri akışı üzerinde de baskı unsuru olarak kullanma arayışının bir parçası olarak öne çıkıyor.

İranlı yetkililerden teknoloji devlerine kablo ücreti uyarısı

İran Silahlı Kuvvetleri'nden Ebrahim Zolfaghari, geçtiğimiz hafta X platformunda yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan geçen internet kabloları üzerinden ücret alınacağını açıkça belirtti. İran Devrim Muhafızları'na yakın medya organları ise, ülkeden geçen denizaltı kablolarının geçişi için lisans ücretleri alınacağını, bakım ve onarım haklarının ise yalnızca İranlı firmalara verileceğini duyurdu. Bu durum, Google, Microsoft, Meta ve Amazon gibi teknoloji devlerinin İran yasalarına uymalarını gerektirecek. Ancak, ABD'nin İran'a yönelik katı yaptırımları nedeniyle, bu şirketlerin Tahran'a doğrudan ödeme yapması yasal olarak mümkün görünmüyor. Bu nedenle, şirketler İran'ın açıklamalarını gerçek bir politika değişikliği yerine, siyasi bir şov olarak değerlendirme eğiliminde. Yine de İran'ın devlet bağlantılı medya kuruluşları, küresel veri iletiminde trilyonlarca doları ilgilendiren kabloların zarar görebileceği ve bunun dünya genelindeki internet bağlantısını sekteye uğratabileceği uyarısında bulundu. İran'ın bu tehditleri, Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik konumunu küresel ekonomiye maliyet yükleyecek bir koz olarak kullanma niyetini gözler önüne seriyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki su altı kabloları: Küresel bağlantı için kırılgan nokta

Hürmüz Boğazı, küresel internet ve finans akışının belkemiği olan denizaltı kablolarının geçtiği en kritik bölgelerden biri. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Habtoor Araştırma Merkezi'nden Mostafa Ahmed'e göre, uluslararası operatörler uzun süredir İran sularından kaçınmaya çalışsa da, Falcon ve Gulf Bridge International (GBI) adlı iki büyük kablo İran kara sularından geçiyor. Bu kablolar, Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan veri trafiğinin önemli bir kısmını taşıyor. Alan Mauldin'in yönettiği telekom araştırma firması TeleGeography'nin verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen kablolar 2025 itibarıyla küresel bant genişliğinin %1'inden azını temsil etse de, bu kablolarda yaşanacak bir kesinti, özellikle Orta Doğu ve Asya'daki ülkeler için ciddi internet ve finansal hizmet aksaklıklarına yol açabilir. Bölgedeki internet altyapısının zarar görmesi, Hindistan'ın devasa dış kaynak endüstrisini milyarlarca dolarlık kayıplara sürükleyebilirken, Doğu Afrika'nın bazı bölgelerinde de internet kesintileri yaşanabilir. Ayrıca, askeri iletişim, bankacılık, yapay zeka bulut altyapısı, uzaktan çalışma ve akış hizmetleri gibi birçok hayati sistem bu kablolar üzerinden işliyor. Uzmanlar, İran'ın askeri kapasitesiyle su altı kablolarını hedef almasının zincirleme bir 'dijital felaket' yaratabileceği konusunda uyarıyor.

İran'ın taktik değişikliği: Asimetrik güçle küresel ekonomi tehditi

İran, Hürmüz Boğazı'ndaki su altı kabloları üzerinden uygulayacağı baskı ile askeri gücünün ötesinde bir güç gösterisine hazırlanıyor. Devlet bağlantılı medya ve yasama organı, Washington'un bölgedeki müttefiklerini hedef alacak asimetrik savaş teknikleri geliştirdiklerini sık sık vurguluyor. İslam Devrim Muhafızları'nın savaşçı dalgıçlar, küçük denizaltılar ve su altı insansız hava araçlarıyla donanmış olması, kablolar için ciddi bir risk oluşturuyor. Mostafa Ahmed, Körfez'de büyük ölçekli bir saldırının birkaç kıtada zincirleme bir 'dijital felaket' yaratabileceğini belirtiyor. İran'ın komşuları, Basra Körfezi'nde internet bağlantısında ağır kesintilerle karşılaşabilir ve bu durum bölgenin kritik petrol ve gaz ihracatını, bankacılık işlemlerini ve finansal ticaretini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, İran'ın vekil güçlerinin Kızıldeniz'de benzer taktiklere başvurması halinde, küresel internet altyapısında çok daha büyük zararlar oluşabilir. 2024'te Yemen'deki İran yanlısı Husiler tarafından vurulan bir geminin batarken denizaltı kablolarını koparması, bölgedeki internet trafiğinin yaklaşık %25'inin kesilmesine yol açmıştı. Bu örnek, Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak bir sabotajın ne kadar geniş çaplı sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne seriyor.

Uluslararası hukuk ve İran'ın Süveyş Kanalı modeli arayışı

İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen denizaltı kabloları için ücret talep etme planını uluslararası hukuk çerçevesinde meşrulaştırmaya çalışıyor. Devlet medyası, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni (UNCLOS) referans gösterirken, Kahire'nin Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan denizaltı kabloları için yıllık yüz milyonlarca dolar gelir elde etmesini örnek olarak öne çıkarıyor. Ancak uzmanlara göre, Süveyş Kanalı Mısır topraklarında açılmış yapay bir su yolu iken, Hürmüz Boğazı doğal bir boğaz statüsünde ve farklı hukuki kurallara tabi. SOAS Üniversitesi'nden uluslararası hukuk profesörü Irini Papanicolopulu, İran'ın mevcut kablolar için döşeme sırasında yapılan sözleşmelere uymak zorunda olduğunu, ancak yeni kablolar için kendi kara sularında döşenip döşenmeyeceğine ve hangi şartlarda döşeneceğine karar verme hakkına sahip olduğunu belirtiyor. Bloomberg Economics'ten Dina Esfandiary ise, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisinin teorik olarak önemli olduğunu, ancak bu tehditlerin pratikte ne kadar etkili olacağının belirsizliğini koruduğunu ifade ediyor.

Bakım ve onarımda yeni zorluklar: Bölgesel internet güvenliği risk altında

Hürmüz Boğazı'ndan geçen su altı kabloları, küresel veri akışının güvenliği açısından kritik önemde. Modern denizaltı kablolarının tek bir optik fiberi, ışık hızında yaklaşık 150 milyon eşzamanlı telefon görüşmesini taşıyabiliyor. Ancak, kablolarda meydana gelen bir arıza, operatörlerin trafiği diğer güzergahlara yönlendirmesiyle genellikle kısa süreli aksaklıklara yol açarken, bölgede süregelen askeri gerilimler ve İran'ın olası sabotaj tehditleri, bakım ve onarım süreçlerini ciddi biçimde zorlaştırıyor. Uzmanlar, arıza durumunda bakım gemilerinin uzun süre hareketsiz kalmak zorunda olduğunu ve bölgede faaliyet gösteren beş bakım gemisinden sadece birinin Basra Körfezi'nde bulunduğunu belirtiyor. İran'ın baskısı altında, Hürmüz Boğazı'ndaki su altı kablolarının onarımı ve güvenliği daha da karmaşık bir hale geliyor. Bu gelişmeler, küresel internet altyapısının kırılganlığını ve bölgesel istikrarsızlığın dünya ekonomisine olan potansiyel etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Sonuç olarak, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki su altı kabloları üzerinden küresel teknoloji devlerine yönelik ücret ve yaptırım tehditleri, yalnızca bölge ülkelerini değil, dünya genelinde milyarlarca insanı etkileyebilecek bir dijital krizin habercisi olarak değerlendiriliyor. Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi, enerji dışında artık veri ve finans trafiğiyle de küresel dengeleri belirleyen bir unsur haline geldi. İran'ın bu yeni hamlesi, uluslararası hukuk, ekonomik çıkarlar ve bölgesel güvenlik arasında karmaşık bir dengeyi gözler önüne sererken, küresel internet altyapısının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.


Etiketler:
Hürmüz Boğazı İran su altı kabloları küresel internet veri trafiği