ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

İklim krizi yılan istilasını tetikliyor dünya alarma geçti

Büşra Mutlu Çevik - | Son Güncelleme Tarihi:
İklim krizi yılan istilasını tetikliyor dünya alarma geçti

DSÖ'nün öncülüğünde yürütülen geniş çaplı araştırma, iklim değişikliğinin zehirli yılanların yaşam alanlarını hızla değiştirdiğini ortaya koydu. Dünya genelinde 508 tıbbi olarak önemli yılan türünün yeni risk bölgelerine doğru hareket ettiği saptandı. Sağlık sistemleri ve antivenom tedarik zincirleri için kritik uyarılar yapıldı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma, iklim değişikliğinin etkisiyle zehirli yılanların küresel dağılımında önemli kaymalar yaşandığını gösterdi. Bilim insanları, 508 tıbbi olarak önemli yılan türünün yaşam alanlarını ve bu türlerin insanlarla temas ettiği bölgeleri detaylı biçimde haritalandırdı. Araştırmaya göre, bazı bölgelerde yılan-insan örtüşmesi artarken, sağlık sistemlerinin mevcut antivenom stokları hızla yetersiz hale gelebilir. DSÖ, yeni risk bölgeleri ve değişen habitatlar konusunda sağlık otoritelerini uyardı.

Anna Pintor ve DSÖ ekibi: 508 zehirli yılan türü için haritalama tamamlandı

DSÖ Göz Ardı Edilen Tropikal Hastalıklar Kontrolü Departmanı'ndan biyolog Anna F. V. Pintor liderliğindeki ekip, bugüne kadar tıbbi açıdan en tehlikeli kabul edilen 508 yılan türünün yaşadığı alanları ilk kez bu kadar ayrıntılı biçimde haritaladı. Bu çalışma, kamuya açık veri tabanları, müze koleksiyonları, saha gözlemleri, bilimsel yayınlar ve doğrulanmış sosyal medya paylaşımlarından elde edilen kayıtların titizlikle analiz edilmesiyle gerçekleştirildi. 30'dan fazla yılan uzmanı, elde edilen verileri gözden geçirerek şimdiye kadarki en büyük yılan konum veri setini oluşturdu. Her bir yılan türünün gözlemleri; iklim, bitki örtüsü, toprak yapısı ve insan nüfusu verileriyle karşılaştırıldı. Elde edilen bilgilerle, araştırmacılar hem mevcut hem de gelecekteki habitat uygunluğunu modelledi. Bu modellemeye, karbon emisyonlarının yüksek seyrettiği bir senaryoda 2050 ve 2090 yılları için öngörülen iklim değişikliği projeksiyonları da eklendi. Sonuç olarak, gelecekte hangi yılanların hangi bölgelerde yaşayacağına dair bir küresel atlas ortaya çıktı.

Yılan-insan örtüşmesi: Sahra Altı Afrika ve Hindistan'da risk tırmanıyor

Çalışmada, yılan-insan örtüşmesi endeksi oluşturularak, bir yılan türünün potansiyel olarak bulunabileceği bölgede yaşayan insan sayısı hesaplandı. Araştırma, Sahra Altı Afrika ve Hindistan'ın yanı sıra Güney Asya kuşağında bu örtüşmenin en yüksek seviyede olduğunu gösterdi. Orta ve Güney Amerika ile Orta Doğu'da ise daha küçük, ancak önemli risk cepleri tespit edildi. Her yıl yaklaşık 130.000 insan yılan ısırığı nedeniyle hayatını kaybederken, 400.000'den fazla kişi kalıcı sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor. Bu vakaların büyük kısmı, sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu kırsal bölgelerde yaşanıyor. DSÖ'nün 2030 yılına kadar yılan ısırığı ölümlerini ve engellilik oranını yarıya indirme hedefi bulunuyor. Ancak, yılan-insan örtüşmesinin değişmesiyle birlikte, yardıma en çok ihtiyaç duyulan bölgelerin tespiti daha da zorlaşıyor.

İklim değişikliği ve habitat kaybı: Yılan türleri yeni bölgelere göç ediyor

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, iklim değişikliğinin etkisiyle yılan türlerinin yaşam alanlarında yaşanan dramatik kaymalar oldu. Analizler, yılanların daha yüksek enlemlere doğru hareket ettiğini ve sıcaklık değişimlerine bağlı olarak Kuzey Yarımküre'de kuzeye, Avustralya'da ise güneye doğru kaydığını ortaya koydu. Örneğin, ABD'deki pamuk yılanı tarihsel yaşam alanının dışına çıkarken, ölümcül Asya türü çok bantlı krait kuzeye, Çin'e doğru ilerliyor. Avustralya'da ise ölümcül yılanlar, kurak iç kesimlerden kıyı bölgelerine yöneliyor. Bazı türler ise habitatlarını kaybediyor. Kıvrak yılan, 2090 yılına kadar önemli bir alan daralmasıyla karşı karşıya kalacak. Buna karşın, Doğu ve Batı Afrika'da birçok ısırık vakasına yol açan siyah boyunlu tüküren kobra, kıtanın genelinde yayılacak. Ancak genel tabloya bakıldığında, yılanların yarısından fazlasının 2090'a kadar hem yaşam alanı hem de insanlarla temas ettiği bölgelerde ciddi düşüşler yaşayacağı öngörülüyor.

Antivenom tedarik zinciri: Yanlış stoklar ölümcül sonuçlar doğurabilir

Zehirli yılan ısırıklarının tedavisinde kullanılan antivenomlar, genellikle belirli yılan türlerine veya bölgesel gruplara yönelik üretiliyor. Bir klinikte bulunan antivenom, sadece hedeflenen yılan türünde etkili oluyor. Yanlış antivenomun kullanılması ise tedavide zaman kaybına ve ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Araştırmaya göre, yılan türlerinin iklim değişikliği nedeniyle yeni bölgelere göç etmesi, antivenom tedarik zincirlerinde ciddi bir revizyon ihtiyacını ortaya çıkardı. Örneğin, bugün nadiren bakır yılanı vakası gören Kuzey Carolina'daki bir klinik, 20 yıl sonra bu tür vakalarla daha sık karşılaşabilir. Aynı şekilde, Kenya'da pamuk yılanı vakalarını tedavi eden bir hastane, ilerleyen yıllarda tüküren kobra vakalarında artış yaşayabilir. Pintor'un ekibi, elde edilen veri setini DSÖ'nün kamuya açık platformunda ülke bazında erişime açtı. Böylece, sağlık bakanlıkları ve klinikler, yılan-insan örtüşmesinin arttığı bölgelerde uygun antivenom stoklarını önceden planlayabilecek.

Ekosistem dengesi ve yılanların korunması: Kaybedilen türler yeni riskler doğuruyor

Yılanların sadece tehlike unsuru olarak görülmesi yanıltıcı olabilir. Çünkü yılanlar, kemirgen popülasyonunu kontrol ederek tarım alanlarının korunmasına ve hastalıkların yayılmasının önlenmesine katkı sağlıyor. Ayrıca birçok besin ağının merkezinde yer alıyorlar. Ancak, DSÖ'nün verilerine göre, tıbbi açıdan önemli yılan türlerinin üçte birinden fazlası zaten tehdit altında, yakın tehdit altında veya hakkında yeterli bilgi bulunmayan kategoride yer alıyor. İklim değişikliğiyle birlikte, özellikle alanı dar olan ve kaçacak yeri kalmayan türler daha büyük risk altında. Bu durum, kırsal toplulukların bağlı olduğu ekosistemlerde dengenin bozulmasına yol açabilir. Yeni haritalama çalışması, Hindistan, Çin ve güneydoğu ABD gibi ülkelerde sağlık sistemlerinin ve çevre politikalarının gelecekteki riskleri öngörerek hareket etmesini mümkün kılıyor. Risk haritasının güncellenmesiyle, sağlık otoriteleri ve politika yapıcılar, yılan-insan örtüşmesinin arttığı bölgelerde önleyici tedbirler alabilecek.

Sonuç olarak, DSÖ'nün öncülüğünde tamamlanan bu araştırma, iklim değişikliğinin yılanların yaşam alanlarını ve insan sağlığını nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor. Zehirli yılanların yeni bölgelere doğru göç etmesi, hem sağlık sistemlerinde hem de ekosistemlerde önemli değişikliklere yol açabilir. Uzmanlar, antivenom tedarik zincirlerinin güncellenmesi ve risk haritalarının düzenli olarak gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Gelecekte yılan ısırıklarının yol açacağı sağlık sorunlarının azaltılması için, küresel iş birliği ve bilimsel veriye dayalı politika geliştirilmesi kritik önem taşıyor.


Etiketler:
iklim değişikliği zehirli yılan DSÖ antivenom yılan-insan örtüşmesi