ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bilim insanlarından dünya genelinde kritik kuru alan uyarısı

Bilim insanları, dünyanın kara alanının yüzde 40'ından fazlasının 2100 yılına kadar kuru alan haline gelebileceği konusunda uyarıyor. Yeni araştırma, iklim değişikliğiyle birlikte kuraklık ve çölleşmenin artacağını, özellikle Avustralya ve Brezilya gibi bölgelerin ciddi risk altında olduğunu ortaya koyuyor. Kuru alanların yayılması, su kıtlığı ve ekosistem kaybı gibi küresel sorunları da beraberinde getirebilir.

Kubilay Dikmen - | Son Güncelleme Tarihi:
Bilim insanlarından dünya genelinde kritik kuru alan uyarısı

Bilim insanları, dünya genelinde kara alanlarının 2100 yılına kadar önemli ölçüde kuraklaşabileceği konusunda uyarıda bulundu. Yapılan son araştırma, iklim değişikliğinin etkisiyle birlikte yüzyılın sonunda kara yüzeyinin yüzde 40'ından fazlasının kuru alan kategorisine girebileceğini gösteriyor. Özellikle Avustralya ve Brezilya gibi ülkelerde ciddi değişiklikler bekleniyor. Uzmanlar, bu genişlemenin su kıtlığı, biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekosistemlerin bozulması gibi sonuçlara yol açabileceğini vurguluyor.

Çin Orman Akademisi: 'Kuru alanlar hızla yayılıyor'

Kuru alan kavramı, yağışların buharlaşma ve bitki transpirasyonu yoluyla kaybedilen suya oranla düşük olduğu bölgeleri ifade ediyor. Çin Orman Akademisi liderliğindeki araştırma ekibi, güncellenmiş iklim modellemeleri ve 1960-2023 yıllarını kapsayan meteorolojik verilerle kuru alanların mevcut dağılımını ve gelecekteki yayılımını analiz etti. Çalışmada, kuraklık indeksi olarak bilinen ve bir bölgedeki yağışın potansiyel buharlaşmaya bölünmesiyle elde edilen AI (Aridity Index) değeri temel alındı. AI değeri 0.65'in altında olan bölgeler kuru alan olarak tanımlandı. Bilim insanlarına göre, şu anda Antarktika hariç dünya kara alanlarının yaklaşık yüzde 38.58'i kuru alan sınıfında yer alıyor. Bu oran, 2071-2100 yılları arasında yüzde 39.31 ile yüzde 40.28 arasında bir seviyeye ulaşabilir. Araştırmacılar, özellikle hiper-kuru bölgelerde, yani Cezayir, Libya ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde artışın belirginleşeceğini belirtiyor.

Kuraklık ve CO2 seviyesi arasındaki karmaşık ilişki

Çalışmada dikkat çeken bir diğer unsur ise atmosferdeki karbondioksit (CO2) seviyelerinin kuru alanların yayılımı üzerindeki etkisi oldu. Genellikle, artan CO2 seviyelerinin iklim değişikliğine olumsuz katkı sağladığı düşünülse de, yeni bulgular CO2'nin bitkilerdeki stomata adı verilen gözenekleri kısmen kapatarak transpirasyon yoluyla su kaybını azalttığını ortaya koyuyor. Bu durum, potansiyel buharlaşma hesaplamalarını değiştiriyor ve önceki tahminlere göre daha düşük kuraklık oranları ortaya çıkıyor. Bilim insanları, geleneksel projeksiyonların çoğunda CO2'nin bu etkisinin göz ardı edildiğini ve bu nedenle daha yüksek kuraklık tahminlerinin elde edildiğini ifade ediyor. Araştırmada kullanılan CO2 ile düzeltilmiş PET (potansiyel buharlaşma) modeli, kuru alanların yayılımında daha gerçekçi bir tablo sunuyor. Yine de, yüzde 40'ı aşan bir kara alanı oranı, gezegenin geleceği açısından ciddi riskler barındırıyor.

Avustralya ve Brezilya'da kuru alan riskinde büyük artış bekleniyor

Analizler, kuru alanların dört ana alt tipe ayrıldığını gösteriyor: yarı kurak, arid, kuru alt-nemli ve hiper-kuru bölgeler. Dünya kara yüzeyinin yüzde 14.72'si yarı kurak, yüzde 11.24'ü arid, yüzde 6.35'i kuru alt-nemli ve yüzde 6.27'si hiper-kuru alanlardan oluşuyor. Özellikle Avustralya, dünyanın en kuru yerleşik kıtası olarak, önümüzdeki yıllarda kuru alan artışının en fazla hissedileceği bölgelerden biri olacak. Avustralya'yı, Brezilya ve Afrika'nın bazı bölgeleri takip edecek. Bilim insanları, bu eğilimin su kaynakları üzerindeki baskıyı artıracağını, tarımsal üretimi ve yerleşim alanlarını tehdit edeceğini belirtiyor. Ayrıca, bu değişikliklerin küresel sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından da büyük bir engel oluşturabileceği ifade ediliyor.

Küresel sürdürülebilirlik için kuru alanlara odaklanma çağrısı

Kuru alanların genişlemesi yalnızca fiziksel coğrafyayı değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sosyal ve ekonomik yapıları da etkiliyor. Su kıtlığının artması, ekosistemlerin bozulması ve çölleşmenin hızlanması, milyonlarca insanın yaşamını doğrudan tehdit ediyor. Çin Orman Akademisi'nden araştırmacılar, kuru alanların yüksek ekolojik hassasiyeti nedeniyle güncellenmiş değerlendirmelere ve iklim uyumunu destekleyecek politikalara acil ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Araştırmanın sonuçları, sürdürülebilir kalkınma için kuru alanların kapsamı ve gelecekteki dağılımı hakkında daha fazla veri toplanmasının ve etkili önlemler alınmasının zorunlu olduğunu gösteriyor. Bilim insanları, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak ve kuru alanların yayılmasını kontrol altına almak için küresel iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
kuru alan iklim değişikliği kuraklık bilim insanları sürdürülebilirlik