ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

1.300 can kaybının ardından Nepal BM'den 20 milyon dolar iklim tazminatı istedi

Nepal, geçtiğimiz ay yaşanan ölümcül sel felaketinin ardından uluslararası topluma seslenerek 20 milyon dolar tazminat ve iklim adaleti talebinde bulundu. Ülke liderleri, Nepal'in küresel iklim krizine en az katkı yapan ülkelerden olmasına rağmen en ağır bedeli ödediğini vurguluyor.

Kubilay Dikmen - | Son Güncelleme Tarihi:
1.300 can kaybının ardından Nepal BM'den 20 milyon dolar iklim tazminatı istedi

Nepal'de geçtiğimiz ay meydana gelen yıkıcı sel felaketi, ülke genelinde derin bir acı ve kayıp yaşattı. 26 Ağustos'ta bir dağ buzulunun çökmesiyle başlayan felaket, Rasuwa ve Nuwakot bölgeleri başta olmak üzere Çin'in Tibet bölgesine kadar yayıldı. Bu olayda 1.300'den fazla insan hayatını kaybetti, 5.000'den fazla kişi ise hâlâ kayıp. Nepal hükümeti, küresel iklim değişikliğinin yol açtığı bu felaketin ardından uluslararası topluma seslenerek "iklim adaleti" ve 20 milyon dolar tazminat talebinde bulundu. Ülkenin liderleri, Nepal'in küresel sera gazı emisyonlarına katkısının yok denecek kadar az olduğunu, ancak iklim krizinin en ağır sonuçlarını kendilerinin yaşadığını belirtiyor.

Cumhurbaşkanı Paudel'den uluslararası topluma: "Somut adımlar atılmalı"

Nepal Cumhurbaşkanı Ramchandra Paudel, ulusa hitaben yaptığı konuşmada, uluslararası topluma iklim adaleti konusunda güçlü bir çağrıda bulundu. Paudel, sadece Nepal değil, ekolojik olarak savunmasız tüm ülkelerin sesinin duyulması ve bu ülkelere yönelik somut, etkili adımların atılması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı, yaşanan felaketin ardından ulusal birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekti, toplumun yaralarını sarmak için tüm kesimlerin bir araya gelmesi gerektiğini ifade etti. Paudel, "Bu zaman, siyasi tartışmaların değil, yeniden inşa ve toparlanmanın zamanı" diyerek, ulusal yas ilan edilen günde kayıpları anma ve geleceğe umutla bakma çağrısı yaptı.

Nepal'den Birleşmiş Milletler'e 20 milyon dolarlık tazminat talebi

Nepal Maliye Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı, 2015 Paris Anlaşması kapsamında Birleşmiş Milletler'e ortak bir mektup göndererek, iklim değişikliğinin neden olduğu kayıp ve zararlar için 20 milyon dolar tazminat istedi. Bu talep, 2022'de kurulan BM Kayıp ve Zarar Fonu'nun ilk projeleri için fon açığı yaşadığı bir döneme denk geldi. Fonun 2.8 milyar dolarlık finansman açığı, iklim adaleti taleplerinin karşılanmasında ciddi bir engel oluşturuyor. Nepal hükümeti, bu tazminatın yardım veya hayırseverlik olarak değil, iklim adaleti perspektifiyle değerlendirilmesini istiyor. Dışişleri Bakanı Shisir Khanal da, "Biz, yaratmadığımız bir küresel krizin en ağır bedelini ödüyoruz" sözleriyle bu talebin arkasında durdu.

İklim adaleti kavramı ve Nepal'in haklı isyanı

Nepal, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 0.1'inden daha azına katkıda bulunuyor ve elektrik üretiminin büyük bölümünü yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor. Ancak Himalayalar'daki coğrafi konumu nedeniyle, iklim değişikliği ve ekstrem hava olaylarına karşı en savunmasız ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Son yaşanan felaket, hızlı küresel ısınma ve Himalayalar'daki buzul kaybının etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Hindu Kush Himalaya dağ silsilesindeki buzullar, 2011-2020 yılları arasında önceki on yıla göre yüzde 65 daha hızlı eridi. Bu durum, Nepal'in Hindistan ve Çin arasında sıkışmış buzul alanlarında buz hacminin üçte birinin otuz yılda kaybolmasına yol açtı. Nepal merkezli iklim aktivistleri, ülkenin yaşadığı kayıpların, küresel toplumu iklim değişikliğiyle mücadelede daha hızlı ve kararlı adımlar atmaya zorlaması gerektiğini savunuyor.

BM fonundaki açık ve uluslararası hukukun etkisi

Birleşmiş Milletler'in Kayıp ve Zarar Fonu, ilk iklim iyileştirme projeleri için gereken finansmanın çok gerisinde. 2.8 milyar dolarlık açık, Nepal gibi ülkelerin tazminat taleplerinin karşılanmasını zorlaştırıyor. Amsterdam Üniversitesi'nden Prof. Joyeeta Gupta, iklim adaleti ilkesinin, iklim değişikliğinin orantısız etkilediği savunmasız topluluklara yönelik ahlaki ve etik bir yükümlülük olduğunu belirtiyor. Uluslararası Adalet Divanı'nın 2025'te vereceği danışma görüşünde, uluslararası hukukta tüm devletlerin iklim zararlarını önleme yükümlülüğü vurgulanacak. Her ne kadar bu görüş yasal olarak bağlayıcı olmasa da, Nepal hükümetinin taleplerine uluslararası düzeyde destek sunabilecek bir referans noktası oluşturuyor. Ancak, gelişmiş ülkelerin tazminat ödemeye isteksizliği, iklim adaleti uygulamalarında büyük bir engel olarak öne çıkıyor.

İklim adaleti için toplumsal birlik ve iç reform çağrısı

Nepal'in iklim adaleti talebi sadece uluslararası alanda değil, ülke içinde de tartışılıyor. Ünlü rapçi ve başbakan Balendra Shah'ın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bu konuyu gündeme getirmesi bekleniyor. İklim aktivistleri, Nepal'in bütçesinin önemli bir kısmının iklim değişikliğiyle mücadeleye ayrıldığını ve bu nedenle sağlık, eğitim ve kalkınma alanlarında kaynak sıkıntısı yaşandığını belirtiyor. Aktivist Shreya KC, BM'nin Kayıp ve Zarar Fonu'ndan sağlanacak desteğin, kredi değil, tazminat olarak dağıtılması gerektiğini savunuyor. Diğer yandan, iklim savunucusu Tanuja Pandey, içsel adalet olmadan gerçek iklim adaletine ulaşılamayacağını vurguluyor. Nepal'de iklim değişikliğiyle mücadelede toplumsal dayanışma ve iç reformların da öncelikli hale getirilmesi gerektiği konuşuluyor.

Gelişmekte olan ülkeler için emsal olabilir mi?

Nepal'in iklim adaleti ve tazminat talebi, sadece kendi sınırlarını aşan bir mesele olarak görülüyor. Prof. Gupta, Nepal'in bu süreçte bir emsal oluşturma çabasında olduğunu, ancak gelişmiş ülkelerin tazminat ödemeye yanaşmamasının büyük bir engel olduğunu belirtiyor. Özellikle deniz seviyesindeki yükselme ve muson desenlerindeki değişiklikler nedeniyle benzer felaketlerin yaşanması, diğer gelişmekte olan ülkelerin de benzer taleplerle gündeme gelmesine yol açabilir. Ada devletleri gibi tamamen yok olma riskiyle karşı karşıya olan ülkeler için bu tartışmalar hayati önem taşıyor. Nepal'in yaşadığı felaket, fosil yakıtların aşamalı olarak terk edilmesi ve küresel iklim mücadelesinin hızlandırılması gerektiği konusunda güçlü bir argüman sunuyor.

Nepal'de ulusal yas ve birlik mesajı

26 Ağustos'taki sel felaketinin ardından Nepal, 1.300'den fazla kaybı anmak için ulusal yas günü ilan etti. Cumhurbaşkanı Paudel, bu vesileyle topluma birlik ve dayanışma çağrısı yaptı. "Bu, bölünme zamanı değil. Birbirimizi suçlama veya siyasi çekişmelere kapılma zamanı da değil" diyen Paudel, yeniden inşa, rehabilitasyon ve ekonomik toparlanma için toplumsal dayanışmanın önemini vurguladı. Nepal'in yaşadığı bu acı, ülkenin iklim adaleti mücadelesinde uluslararası arenada daha güçlü bir ses olmasına neden oldu. Ülke, hem iç reformlarla hem de uluslararası taleplerle iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine karşı direnç geliştirmeye çalışıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
Nepal iklim adaleti sel felaketi BM tazminat iklim değişikliği