ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Arkeologlar Galler'de gizemli kadın mezarlığının sırlarını çözüyor

Neslişah Yumak - | Son Güncelleme Tarihi:
Arkeologlar Galler'de gizemli kadın mezarlığının sırlarını çözüyor

Galler'deki Fonmon Kalesi arazisinde yapılan kazılarda, 6. ve 7. yüzyıla tarihlenen ve neredeyse tamamen kadınlardan oluşan 58 iskelet ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, bulunan yapı kalıntıları ve değerli eserler sayesinde bu bölgenin erken dönem bir kadın dini topluluğunun merkezi olduğuna inanıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Cardiff havaalanı yakınlarında yer alan Fonmon Kalesi arazisinde yürütülen arkeolojik kazılar, ortaçağ dönemine ait dikkat çekici bulgularla arkeologları şaşırtmaya devam ediyor. Son dört yıldır bu bölgede sistematik olarak çalışan araştırma ekibi, kireçtaşı ana kayasına oyulmuş sığ mezarlarda gömülü 58 iskeletin kalıntısını tespit etmiştir. Bu bulguların en ilginç yönü, ortaya çıkarılan iskeletlerin neredeyse tamamının kadınlara ait olmasıdır. Kemikleri ve dişleri incelenen bu kadınların zorlu hayatlar yaşadıklarını gösteren izler taşıdığı anlaşılmıştır. Buna karşın, mezarlar arasında bulunan nesneler ve eserler, burada gömülü insanların sosyal statüsünün yüksek olduğunu ve zenginlik ile lüksün bu topluluğun bir parçası olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Gizemli yapı ve dini topluluk hipotezi

Kazıların en son aşamasında ortaya çıkan bulgular, bu ortaçağ mezarlığının gerçek işlevini anlamada çok önemli bir ipucu sağlamıştır. Arkeologlar, mezarlığın merkezinde küçük bir bina gibi görünen bir yapının taslağını keşfetmişlerdir. Yapı taşı parçaları ve yapısal kalıntılar, bunun muhtemelen bir türbe veya şapel olabileceğini güçlü bir şekilde işaret etmektedir. Cardiff Üniversitesi'nden kazı liderliğini yürüten Dr Andy Seaman, bu yapının dini bir topluluk için merkezi bir rol oynamış olabileceğini düşünmektedir. Mezarlar bu merkezi yapının etrafında kümelenmiş şekilde bulunmuş olup, insanların bu özel yapıya mümkün olduğunca yakın gömülmek istediklerinin açık kanıtı görülmektedir. Bazı mezarlarda birkaç kişinin aynı noktaya, farklı zamanlarda gömüldüğü tespit edilmiştir. Cardiff Üniversitesi'nden arkeoloğu Tudur Davies'e göre, bu durum o kadar yaygındır ki, bazı mezarlarda iki, üç hatta dört kişi bulunmaktadır. Bu gömülme uygulaması, insanların bu bölgeyi çok arzu edilen ve kutsal bir yer olarak gördüklerini ve cesetleri aynı alana yerleştirme konusunda herhangi bir tabu duymadıklarını göstermektedir.

Değerli eserler ve yaşam tarzının kanıtları

Mezarlık alanında bulunan eserler, burada gömülü insanların kimliği ve yaşam biçimi hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Cardiff Üniversitesi'nin laboratuvarında incelenen bu bulguların arasında, oldukça gösterişli bir bakır broş yer almaktadır. Koruma uzmanı Nicola Emmerson tarafından dikkatle temizlenen bu broş, muhtemelen bronzdan yapılmış olup, üzerine altın kaplama yapılmış olduğu düşünülmektedir. Broşun uçları yeşil emaye ile süslenmiş durumdadır. Bu tür dekoratif bir broş, bölge için çok özel ve değerli bir bulgu olarak kabul edilmektedir. Bunun yanı sıra, ekip detaylı desenli kemikten yapılmış bir iğne ve geyik boynuzundan karmaşık şekilde oyulmuş bir tarak da ortaya çıkarmıştır. Özellikle ilgi çekici olan, yaklaşık 3 milimetre çapında çok renkli cam boncuklardır. Her biri minyatür bir sanat eseri niteliğinde olan bu boncuklar, muhtemelen giysilere dikilmiş veya bir mücevher parçasına takılmış olmalıdır. Ev eşyaları da bu topluluğun günlük yaşamı hakkında değerli bilgiler vermektedir. Ekmek için un öğütmek amacıyla kullanılan değirmen taşları, yemek ve içmek için kullanılan çanak çömlekler ve cam kaplar, buranın sadece ölüler için değil, aynı zamanda yaşayan bir topluluk tarafından da kullanıldığını açıkça göstermektedir.

Dr Andy Seaman, bu bulguların ışığında, topluluğun kapalı bir yapıda olduğunu ve mezarlığın hemen yanında, toplumun geri kalanından ayrı yaşadığını düşünmektedir. Bu izolasyon, dini bir topluluğun karakteristik özelliği olarak değerlendirilmektedir. Ortaçağ dönemine ait bu bulmacasının parçaları yavaş yavaş bir araya gelmektedir. Ancak hala birçok soru cevap beklemektedir. Bölgede bulunan birkaç erkeğin kalıntısı kimlerdir ve ne amaçla burada gömülmüşlerdir? Bazı çocukların da mezarlıkta bulunması, bu çocukların burada gömülü kadınlardan herhangi biriyle akraba olup olmadığını merak ettirmektedir. Daha da ilginç olan, mezarlıktaki insanların çoğu büyük özenle gömülmüşken, iki kadının bir hendeğe atılmış olması ve bunlardan birinin elleri ve ayakları bağlı olarak bulunmasıdır. Bu iki kadının bu muameleyi hak etmek için ne yapmış olduğu sorusu, araştırmacıları derinden düşündürmektedir.

Erken Hristiyanlık ve tarihin oluşum dönemi

Araştırma ekibi, şu anda bu ortaçağ mezarlığının çok erken Hristiyanlığın bir örneği olup olamayacağını çözmeye çalışmaktadır. Dr Seaman, bu dönemin tarihin henüz yazılmadığı bir zaman dilimi olduğunu vurgulamaktadır. Erken kilise bölgelerini gerçekten anlamak oldukça zordur çünkü bu dönemin kiliselerinin nasıl işledikleri, neye benzedikleri ve nasıl organize edildikleri hakkında çok az bilgi bulunmaktadır. Sonraki dönemlerden bu konular çok iyi bilinmektedir, ancak tarihin bu çok oluşum döneminde, erken Hristiyanlık hakkında çok iyi anlaşılmış ve belgelenmiş bilgiler mevcut değildir. Bu nedenle, Galler'deki bu mezarlık keşfi, arkeologlar için gerçekten heyecan verici bir fırsat sunmaktadır. Kazılar bu yılın ilerleyen dönemlerinde devam edecek olup, daha fazla bulgu ortaya çıkması beklenmektedir. Her yeni keşif, bu gizemli kadın topluluğunun kimliği ve yaşadıkları dönemin erken Hristiyanlık tarihi hakkında daha fazla ışık tutacaktır.


Etiketler:
Galler arkeoloji ortaçağ mezarlığı kadın dini topluluğu Fonmon Kalesi erken Hristiyanlık