ABD ve İngiltere'de gençlerin umutsuzluğu üç katına çıktı

Dünya çapında yapılan araştırmalar, mutluluğun yaşla birlikte değişim gösterdiğini ortaya koymaktadır. Ancak son 30 yılda bu kalıp tamamen tersine dönmüş, gençler arasında umutsuzluk oranı dramatik biçimde artarken, orta yaş krizi gölgede kalmıştır.
Uzun yıllar boyunca küresel ölçekte yapılan araştırmalar, yaşam boyunca mutluluk düzeylerinin U şeklinde bir eğri izlediğini göstermektedir. Bu modele göre, gençlikte yüksek olan mutluluk seviyesi orta yaşlarda düşmekte, ardından yaşlı yıllarında tekrar yükselişe geçmektedir. Mutsuzluk ve umutsuzluk üzerine yapılan çalışmalar da bu bulguları destekler niteliktedir. Ancak son dönemlerde bu yerleşik kalıp önemli ölçüde değişmiş, gençler arasında umutsuzluk zirvesi görülmeye başlanmıştır.
Küresel veriler yeni trendi ortaya koymaktadır
44 ülkeden toplanan veriler üzerinde yapılan yeni araştırma, geleneksel mutluluk-yaş ilişkisinin temelden değiştiğini göstermektedir. Araştırma bulgularına göre, artık gençler arasında belirgin bir umutsuzluk zirvesi gözlenmekte ve bu oran yaşla birlikte azalmaktadır. Bu değişim, orta yaşlı ve yaşlı insanların daha mutlu hale gelmesinden kaynaklanmamaktadır. Aksine, genç insanların ruh sağlığında meydana gelen bir bozulma, bu yeni trendi tetiklemektedir. Araştırmacılar, bu bulguların politika yapıcılar ve toplum için önemli bir uyarı işareti olduğunu vurgulamaktadır.
Amerika Birleşik Devletleri'nden elde edilen veriler bu değişimi açık biçimde göstermektedir. 1993 ile 2024 yılları arasında ABD'de umutsuzluk düzeylerini ölçmek için her yıl 400 binden fazla kişi ile yapılan kamuya açık sağlık araştırmaları kullanılmıştır. Araştırmada umutsuzluk içinde olan kişiler, ankete katılmadan önceki 30 gün içinde her gün ruh sağlıklarının iyi olmadığını belirten bireyler olarak tanımlanmıştır.
Otuz yılda dramatik artış: Gençlerin umutsuzluğu üç katına çıktı
Araştırma döneminin çoğunda, hem erkek hem de kadın nüfus arasında umutsuzluk seviyeleri en yaşlı yaş grubunda (45-70 yaş) en yüksek bulunmuştur. Orta yaşlı bireyler (25-44 yaş) ise gençlerden (18-24 yaş) daha yüksek umutsuzluk oranı göstermekteydi. Ancak son yıllarda bu durum kökten değişmiştir. Gençler arasında umutsuzluk oranı hızlı bir şekilde yükselişe geçmiştir. Erkekler için bu oran 1993'te yüzde 2,5 iken 2024'te yüzde 6,6'ya ulaşmış, yani ikiden fazla artmıştır. Kadınlar için ise durum daha ciddi görünmektedir; umutsuzluk oranı yüzde 3,2'den yüzde 9,3'e çıkmış, neredeyse üç katına yükselmiştir.
Orta yaşlı insanlar arasında da umutsuzluk belirgin şekilde artmış olmakla birlikte, bu artış gençlere kıyasla daha yavaş gerçekleşmiştir. Kadınlar için umutsuzluk oranı yüzde 4,2'den yüzde 8,5'e, erkekler için ise yüzde 3,1'den yüzde 6,9'a yükselmiştir. Yaşlı erkek ve kadınlar arasında umutsuzluk oranı ise bu 30 yıllık dönem boyunca sadece hafif bir artış göstermiştir.
2023-2024 yıllarına gelindiğinde, yaş grupları arasındaki umutsuzluk seviyeleri kadınlar için tamamen tersine dönmüştür. En genç yaş grubu artık en yüksek umutsuzluk seviyelerine sahipken, en yaşlı yaş grubu en düşük seviyeleri göstermektedir. Erkekler için ise umutsuzluk seviyesi en genç ve orta yaşlı gruplar arasında benzer düzeyde bulunmakta, en yaşlı yaş grubu en düşük oranları göstermektedir.
Yaş ve ruh sağlığı ilişkisinin temelden değişmesi
Bu eğilimler, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaş ve umutsuzluk arasındaki ilişkiyi tamamen dönüştürmüştür. 2009 ile 2018 yılları arasında umutsuzluk, yaşla birlikte bir kambur şekli göstermekteydi. Ancak 45 yaşından önceki dönemde, özellikle 20'li yaşların ortasından itibaren umutsuzlukta meydana gelen hızlı yükseliş, umutsuzluğun yaşam döngüsü profilini temelinden değiştirmiştir. Bu durum, 2019 ile 2024 yılları arasında kambur şeklinin artık belirgin olmadığı anlamına gelmektedir.
Umutsuzluk en genç grup için en çok artmış olmakla birlikte, aynı zamanda 45 yaşına kadar olan tüm bireyler için de artış göstermiştir. Buna karşılık, 45 yaşın üzerindeki nüfus için umutsuzluk oranları değişmeden kalmıştır. İngiltere'de yapılan araştırmalar da benzer eğilimleri ortaya koymaktadır. İngiltere Hane Halkı Uzunlamasına Araştırması ve Yıllık Nüfus Araştırması verilerine dayanarak yapılan umutsuzluk ve kaygı analizleri, aynı trendi göstermektedir. Ayrıca Global Minds Projesi'nden elde edilen veriler, 2020 ile 2025 yılları arasında başka 42 ülkede de umutsuzluk oranının yaşla birlikte azaldığını göstermektedir.
Nedenleri hala araştırılmakta, ancak ipuçları ortaya çıkmaktadır
Bu dramatik değişikliklerin altında yatan nedenleri anlamaya yönelik araştırmalar devam etmektedir. Umutsuzluktaki büyüme, COVID-19 pandemisinden birkaç yıl öncesine dayanmaktadır. Ancak pandemi, gençlerin ruh sağlığındaki artan bozulma oranına önemli ölçüde katkıda bulunmuş olabilir. Pandemi döneminde sosyal izolasyon, belirsizlik ve ekonomik endişeler gençlerin psikolojik durumunu olumsuz yönde etkilemiş olması muhtemeldir.
Gençlerin ruh sağlığındaki kötüleşme ile internet ve akıllı telefonların yoğun kullanımı arasında bir bağlantı tanımlayan artan bir kanıt kütlesi bulunmaktadır. Bazı araştırmalar, akıllı telefon kullanımının gerçekten de gençlerin ruh sağlığının kötüleşmesinin bir nedeni olduğunu öne sürmektedir. Akıllı telefonlara erişimi sınırlayan araştırmalar, yetişkinlerin kendi bildirdikleri refah halinde önemli iyileşmeler bulmuştur. Sosyal medya platformlarında geçirilen uzun saatler, karşılaştırma kültürü ve siber zorbalık gibi faktörler gençlerin psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir.
Ancak ekran süresi katkıda bulunan bir faktör olsa bile, gençler arasında artan umutsuzluğun tek veya hatta başlıca nedeni olması pek olası değildir. Henüz hakemli inceleme yapılmamış çok yeni araştırmalar, ücretli çalışmanın genç insanları kötü ruh sağlığından koruma gücünde bir azalmaya işaret etmektedir. Geçmişte ücretli işte çalışan gençler, işsiz veya çalışamayan kişilere göre daha iyi ruh sağlığına sahip olma eğiliminde olmuştur. Ancak son zamanlarda bu koruyucu etki zayıflamış, genç çalışanlar arasında da umutsuzluk oranları artmaya başlamıştır.
Tanımladığımız bu değişikliklerin tam nedenleri henüz tam olarak anlaşılmamış olsa da, politika yapıcıların gençler arasında artan umutsuzluk konusunu herhangi bir refah stratejisinin merkezine yerleştirmeleri ihtiyatlı olacaktır. Gençlerin ruh sağlığını iyileştirmek, toplumun genel refahı ve ekonomik istikrarı için kritik bir öneme sahiptir. Bu konuda kapsamlı politikalar, eğitim programları ve ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi gerekmektedir.
- Popüler Haberler -
İran'dan Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararı... "Geçmeye çalışan her gemiye saldıracağız"
Misillemeler peş peşe devam ediyor! İran: düşmanları pişman edeceğiz
Trump'tan gerilimi yükseltecek açıklama: İran'a asıl darbeyi henüz indirmedik!
ABD-İsrail saldırısında Hamaney'in eşi de hayatını kaybetti
Avustralya'dan Orta Doğu kararı
Lübnan'dan Hizbullah kararı



