ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Trump'ın "öfkesi" bireysel mi?

HABER MERKEZİ - | Son Güncelleme Tarihi:
Trump'ın "öfkesi" bireysel mi?

İran savaşı, ABD-İsrail ilişkilerinde turnusol oldu. İki ülke, İran'a yönelik saldırılarda güçlü bir ortaklık pozisyonu sergilese de gelinen durum itibarıyla “hayati, sarsılmaz, vazgeçilmez” denilen ilişkiler daha yüksek sesle sorgulanıyor. Bu bakımdan ABD Başkanı Donald Trump'ın, “Netanyahu'ya öfkelendim. İsrail'in sürekli Lübnan ile savaşması beni rahatsız etti” sözleri derin bir anlam taşıyor. İşte detaylar...

Kapat

HABERİN DEVAMI

Tarih 4 Kasım 1979, Tahran'daki Amerikan Büyükelçiliği basıldı, 52 Amerikalı elçilikte rehin alındı. 444 gün süren kriz iki ülkeyi savaşın eşiğine getirdi ama savaş olmadı.

O krizin bıraktığı olumsuz miras Amerika Birleşik Devletleri-İran ilişkilerini etkiledi. Aradan 45 yıl geçti.

İki ülke ilişkileri hiç iyi bir raya oturmasa da fiili bir çatışma yaşanmadı. Ta ki 2. Trump döneminde İran saldırısı ete kemiğe bürünene kadar.

Trump'ın İran'a yönelik saldırısında şüphesiz İsrail Başbakanı Netanyahu'nun girişimleri vardı.

Kamuoyunda onun Trump'ı savaşa ikna ettiğine dair güçlü argümanlar ortaya çıktı.

Trump bunu kabul etmese de Amerikan halkı tarihinde ilk kez İsrail'in desteğiyle Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'ı bombaladığına şahitlik etti.

Amerika Birleşik Devletleri-İsrail cephesi bugüne kadar güçlü bir ortaklık görüntüsü verdi.

Ancak savaşın geldiği noktada kesin bir askeri zafere ulaşılamaması, bunun yanında savaş ekonomisinin etkileri sarsılmaz ortaklık tablosuna ağır hasar verdi.

TRUMP'IN NETANYAHU'YA ÖFKELENDİM SÖZLERİ

"Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın Netanyahu'ya öfkelendim", "İsrail'in sürekli Lübnan'la savaşması beni rahatsız etti" söylemleri de bu anlamda analize değer bir konu.

Zira bu ifadeler anlık bir duygusal patlamayı ifade etmiyor, Amerikan siyasetinde ve toplum nezdinde oluşan öfke patlamasına işaret ediyor. Amerikalı yetkililerin her İsrail ziyaretinde aidiyet vurgusu üzerinden yaptığı İsrail güzellemelerini hatırlayın.

"YAHUDİ OLARAK BURADAYIM" DEMİŞTİ

Örneğin, eski Dışişleri Bakanı olan Antony Blinken, 12 Ekim 2023'de İsrail'i ziyaretinde bir Yahudi olarak buradayım demişti.

Ya da daha yakın tarihe gidelim. Beyaz Saray Sözcüsü Caroline Levitt, Amerika Birleşik Devletleri 250 yıl önce Hristiyan ve Yahudilerin ortak değerleri üzerine kuruldu diyerek, tarihi gerçeklikle hiçbir şekilde örtüşmeyen bir argümanla İsrail ortaklığını savunmuştu.

Şimdiye kadar bu söylemler Amerikan siyasetinde etkin olan önce İsrail tezinin yansımasıydı elbette.

Bugün Trump'ın Netanyahu'ya öfkelendim sözleri de Amerikan siyaseti ve kamuoyundaki sert bir sorgulamanın dışa vurumu.

Zira Trump Netanyahu ismini zikretse de artık Siyonist barbarlığın Amerikan ekonomisine de yıkım getirdiği gerçeğini görmek zorunda kaldı. Bir yandan Amerika Birleşik Devletleri'nin yıkılmaz olduğu mitini ayakta tutmaya çalışırken, diğer yandan bölgede savaşı bitirmenin gayretlerini sürdürüyor.

İSRAİL'İN POLİTİKALARI ABD'NİN İMAJINA GÖLGE DÜŞÜRÜYOR

Ancak İsrail'in saldırgan politikaları Trump'ın büyük Amerika Birleşik Devletleri imajına gölge düşürüyor.

İsrail'e verilen koşulsuz desteğin Amerikan çıkarlarına yarardan çok zarar verdiği gerçeği artık ağır basıyor.

Trump'ın açıklamaları da işte bu zemine oturuyor.

Bu sözler Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Siyonist lobi için işlerin artık hiç de kolay olmayacağını gösteriyor.

Netanyahu bunu yapmak için 40 yıldır beklediğini söyledi. Görünen o ki sonunda kendisine katılacak kadar aptal ve pervasız bir başkan buldu.


Etiketler:
Trump ABD Netanyahu