ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Uzmanlar mutluluğu sabote eden 7 alışkanlığı açıkladı

Talha Gül - | Son Güncelleme Tarihi:
Uzmanlar mutluluğu sabote eden 7 alışkanlığı açıkladı

Ruh sağlığı uzmanları, mutluluğu olumsuz etkileyen ve günlük yaşamda sıkça karşılaşılan yedi toksik alışkanlığı belirledi. Uzmanlar, bu alışkanlıkların hem psikolojik hem de fiziksel sağlık üzerinde ciddi etkileri olabileceğini vurguluyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Türkiye'de yeni yıl yaklaşırken, birçok kişi hayatında olumlu değişiklikler yapmak ve daha mutlu bir yaşam sürmek için kararlar alıyor. Ancak uzmanlar, mutluluğu gölgeleyen ve çoğu zaman farkında olmadan sürdürülen bazı toksik alışkanlıkların, hedeflere ulaşmayı zorlaştırdığını belirtiyor. Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar, özellikle 2025 yılına girerken, bireylerin mutluluğunu sabote eden yedi temel alışkanlığı ve bunlardan kurtulmak için uygulanabilecek pratik önerileri paylaştı. Bu alışkanlıkların, hem ruhsal hem de fiziksel sağlık üzerinde önemli etkileri olduğu vurgulanıyor.

Yatmadan önce ekran başında geçirilen süre mutluluğu azaltıyor

Uzmanlar, özellikle yatmadan önce uzun süre telefon veya bilgisayar ekranına bakmanın, zihni gereğinden fazla uyararak gevşemeyi zorlaştırdığını ifade ediyor. Psikiyatrist Dr. Zishan Khan, bu alışkanlığın uykuya dalmayı güçleştirdiğini ve kaliteli uykunun önüne geçtiğini belirtti. Dr. Khan, "dijital gün batımı" adını verdiği bir yöntemi öneriyor. Buna göre, yatmadan 30 ila 60 dakika önce tüm ekranlardan uzaklaşmak, yerine kitap okumak, günlük tutmak veya meditasyon gibi sakinleştirici aktivitelerle ilgilenmek gerekiyor. Ayrıca, telefonun yatak odasından tamamen çıkarılması ve geleneksel bir alarm saati kullanılması, dinlenmeye geçişi kolaylaştırıyor. Böylelikle, bireyler günün stresinden uzaklaşarak daha kaliteli bir uykuya sahip olabiliyor ve mutluluk düzeyleri artıyor.

Fiziksel aktivite eksikliği ruh sağlığını olumsuz etkiliyor

Modern yaşamın getirdiği yoğun iş temposu ve evdeki sorumluluklar, düzenli egzersiz yapmayı çoğu kişi için zorlaştırıyor. Ancak uzmanlar, hareketsizliğin stres, kötü ruh hali ve çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırladığını vurguluyor. Dr. Khan, fiziksel aktivitenin yalnızca yoğun spor anlamına gelmediğini, gün içinde kısa yürüyüşler yapmak, molalarda basit egzersizler uygulamak veya yoga gibi hafif aktivitelerle de hareketliliğin sağlanabileceğini belirtti. İş yerinde veya evde kısa süreli fiziksel aktiviteler, hem beden hem de zihin sağlığı için büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre, bu tür küçük değişiklikler bile mutluluk seviyesini artırmada etkili oluyor.

İş yerinde mola vermemek verimliliği ve mutluluğu düşürüyor

Türkiye'de pek çok çalışan, iş yoğunluğu nedeniyle molalarını atlamayı alışkanlık haline getiriyor. Ruh sağlığı uzmanı Kiana Shelton, dinlenmenin kazanılması gereken bir ödül olmadığını, aksine her bireyin buna hakkı olduğunu vurguladı. Shelton, kısa da olsa verilen molaların hem zihni hem de bedeni yenilediğini, bu sayede iş verimliliğinin ve genel mutluluğun arttığını ifade etti. Uzmanlar, molalarda esneme hareketleri yapmak, su içmek veya kısa süreli dışarı çıkmak gibi basit uygulamaların dahi ruh sağlığı üzerinde olumlu etkiler yarattığını belirtiyor. Molaların ihmal edilmesi ise zamanla tükenmişlik hissine ve motivasyon kaybına yol açabiliyor.

Ani alışveriş alışkanlığı hem cüzdanı hem ruh sağlığını etkiliyor

Uzmanlar, plansız ve ani alışverişlerin sadece maddi kayıplara değil, aynı zamanda zihinsel yorgunluğa da yol açtığını belirtiyor. Dr. Khan, "24 saat kuralı"nı uygulamanın bu alışkanlığı kontrol altına almak için etkili bir yöntem olduğunu söyledi. Buna göre, ihtiyaç duyulmayan bir ürünü satın almadan önce en az bir gün beklemek ve gerçekten gerekip gerekmediğini değerlendirmek gerekiyor. Ayrıca, alışveriş uygulamalarını telefondan silmek, alışveriş isteği uyandıran sosyal medya hesaplarını takipten çıkmak ve pazarlama e-postalarından ayrılmak da ani harcamaları azaltmada yardımcı oluyor. Uzmanlar, bu önlemler sayesinde hem finansal stresin hem de ruhsal yükün hafifletilebileceğini vurguluyor.

Sınır koymamak tükenmişliğe ve ilişkilerde gerginliğe yol açıyor

İş, aile, arkadaşlıklar veya kişisel projeler söz konusu olduğunda, kapasitenin üzerinde sorumluluk almak Türkiye'de sıkça karşılaşılan bir durum. Dr. Khan, sürekli "evet" demenin ve aşırı taahhütlerde bulunmanın, zamanla tükenmişlik, kırgınlık ve ilişkilerde gerginlik yarattığını belirtti. Yılın başı, mevcut taahhütleri gözden geçirmek ve gerçekten fayda sağlayanlara öncelik vermek için önemli bir fırsat olarak görülüyor. Dr. Khan, bireylerin hedefleri ve değerleriyle uyumlu olmayan görevleri veya ilişkileri azaltmalarını ve kararlı iletişim becerilerini geliştirmelerini tavsiye ediyor. Böylece, hem ruhsal denge korunuyor hem de mutluluk düzeyi artıyor.

Aşırı ekran süresi ve "korku kaydırma" mutluluk üzerinde olumsuz etki bırakıyor

Son yıllarda yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran kullanımının göz yorgunluğuna, zihinsel tükenmişliğe ve mevcut anla bağlantının kopmasına neden olduğunu ortaya koyuyor. Dr. Khan, özellikle sosyal medya ve haber akışlarında sürekli kaydırmanın, bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkilediğini ifade etti. Bu alışkanlıktan kurtulmak için "20-20-20 kuralı" öneriliyor: Her 20 dakikada bir, ekrandan 20 saniye boyunca 20 adım (yaklaşık 6 metre) uzaktaki bir nesneye bakmak gerekiyor. Ayrıca, ekran süresini azaltmak için hobi edinmek ve ekran kullanılmayan zaman dilimleri oluşturmak da tavsiye ediliyor. Uzmanlar, ekran süresinin azaltılmasının mutluluk üzerinde doğrudan olumlu bir etki yarattığını belirtiyor.

Kendine bakım yapmamak hem bireyi hem çevresini olumsuz etkiliyor

Ruh sağlığı uzmanı Shelton, kişinin kendine yeterince zaman ayırmamasının, çevresindeki insanlara da olumsuz yansıyabileceğini belirtti. Shelton'a göre, kendine bakım yapmak için uzun ve pahalı rutinlere gerek yok. Günde beş dakika mindfulness uygulamak, günlük tutmak veya günün olumlu anlarını düşünmek, ruhsal dengeyi korumak için yeterli olabiliyor. Ayrıca, sevilen yemekleri pişirmek, keyif alınan fiziksel aktiviteleri yapmak veya hobilere zaman ayırmak da kişinin mutluluğunu artırıyor. Uzmanlar, kendine bakımın ihmal edilmesinin, zamanla tükenmişlik ve mutsuzluk hissini artırabileceğini vurguluyor.

Alışkanlıkları değiştirmek sabır ve öz şefkat gerektiriyor

Bir alışkanlığı bırakmak veya yenisini kazanmak, çoğu zaman kolay olmuyor. Uzmanlar, bu süreçte kişinin kendisine karşı anlayışlı ve sabırlı olması gerektiğini belirtiyor. Araştırmalara göre, bir alışkanlığın tamamen değişmesi 30 ila 60 gün sürebiliyor. Bu nedenle, başlangıçta zorluk yaşansa da, kişinin kendini suçlamadan ve gerektiğinde küçük ayarlamalar yaparak ilerlemesi öneriliyor. Uzmanlar, öz şefkatin ve esnekliğin, mutluluğu artıran yeni alışkanlıkların kalıcı olmasında önemli bir rol oynadığını ifade ediyor.

Sonuç olarak, Türkiye'de mutluluğu sabote eden bu yedi toksik alışkanlık, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli sonuçlara yol açabiliyor. Uzmanların önerileri doğrultusunda, küçük ama etkili değişiklikler yapmak, daha sağlıklı ve mutlu bir yaşamın kapılarını aralayabilir. Her bireyin kendi yaşamında bu alışkanlıkları gözden geçirmesi ve gerekirse profesyonel destek alması, hem ruhsal hem de fiziksel sağlığın güçlenmesine katkı sağlayacaktır.


Etiketler:
mutluluk toksik alışkanlıklar ruhsal sağlık kişisel gelişim uzman tavsiyesi