Uyandığınızda telefonunuza uzanmayın! Beyninizi kandırıyor

Uzmanlar, sabah uyanır uyanmaz telefona bakmanın enerji seviyelerini ve uyku kalitesini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Araştırmalar, Amerikalı yetişkinlerin %44'ünün bu alışkanlığa sahip olduğunu ortaya koyarken, psikologlar ve sinirbilimciler sabah telefon kullanımının beyin işlevi, ruh hali ve sirkadiyen ritim üzerinde ciddi sonuçlar yarattığına dikkat çekiyor.
Sabah uyanır uyanmaz telefona sarılan milyonlarca kişi, bu alışkanlığın sağlığı üzerindeki etkilerinin farkında değil. Uzmanlar, özellikle sabahın ilk dakikalarında telefon ekranına bakmanın, enerji seviyelerini düşürdüğünü, odaklanmayı zorlaştırdığını ve gün boyu sürebilecek bir sersemlik hissine yol açtığını belirtiyor. Son araştırmalar, Amerikalı yetişkinlerin %44'ünün sabah uyanır uyanmaz ilk 10 dakikada telefonunu kontrol ettiğini gösteriyor. Psikologlar ve sinirbilimciler, bu yaygın alışkanlığın sadece kısa süreli bir 'ben zamanı' olmadığını, aksine günün geri kalanında zihinsel yorgunluk, motivasyon kaybı ve uyku kalitesinde bozulma gibi ciddi sonuçlara yol açtığını vurguluyor.
Psikolog Vigliotti: 'Sabah kaydırma dopamin ve kortizol dengesini bozuyor'
New York merkezli grup terapisi uygulaması SelfWorks'ün kurucusu olan lisanslı psikolog Dr. Amy Vigliotti, sabah uyanır uyanmaz telefon ekranında geçirilen zamanın, beyinde dopamin ve kortizol seviyelerinde ani dalgalanmalara neden olduğunu açıkladı. Vigliotti, "Sabah saatlerinde telefonunu kaydırmak, dopaminin hızlı bir şekilde artmasına yol açıyor. Ancak bu yükselişi, kısa sürede temel seviyenin altına inen bir düşüş takip ediyor. Sonuç olarak kişi, günün geri kalanında daha fazla uyarıcı arayışına giriyor, dikkat dağınıklığı ve odaklanma kaybı yaşıyor," dedi. Uzmanlar, sabah saatlerinde maruz kalınan bilgi bombardımanının, beynin doğal uyanma sürecini sekteye uğrattığını ve vücudun güne yavaşça geçiş yapma ihtiyacını engellediğini belirtiyor. Ayrıca, sabah saatlerinde alınan bildirimler ve haber başlıkları, kortizol seviyesinde ani bir artışa yol açarak, stres hormonunun gereğinden fazla salgılanmasına neden oluyor. Vigliotti, bu durumun kişide kaygı ve huzursuzluk hissini tetiklediğini, günün geri kalanında ise motivasyonun ve duygusal dengenin bozulduğunu ifade etti.
Nevada Üniversitesi'nden Hines: 'Sirkadiyen ritim ve uyku sağlığı tehdit altında'
Nevada Üniversitesi'nde görev yapan sinirbilimci ve psikolog Dustin Hines, sabahları telefon ekranından yayılan mavi ışığın, vücudun doğal biyolojik saatini düzenleyen sirkadiyen ritim üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtti. Hines, "Doğal ışık yerine ekranlara erken maruz kalmak, sirkadiyen sabitleme sinyallerini zayıflatır ve uyku zamanlamasını bozar," dedi. Sabah güneş ışığının, kortizol salınımını doğal bir şekilde artırarak enerji seviyesini yükselttiğini vurgulayan Hines, telefon ekranından gelen yapay ışığın ise melatonini baskılamaya yetmediğini ve kişide sabah sersemliği yarattığını söyledi. Uzmanlar, sabahları telefon kullanımıyla başlayan günlerde, gece uykuya dalma süresinin uzadığını, uyku kalitesinin düştüğünü ve gün boyunca bilişsel işlevlerin olumsuz etkilendiğini kaydetti. Hines'e göre, telefonun yatak odasının dışında tutulması, hem uykuya geçiş sürecini hem de sabah uyanma anını daha sağlıklı ve verimli hale getiriyor.
Sosyal medya ve bildirimler ruh halini olumsuz etkiliyor
Sabah saatlerinde sosyal medya içerikleriyle karşılaşmak, kişinin ruh halini günün başında belirleyebiliyor. Özellikle Instagram gibi platformlarda gösterilen reklamlar, başkalarının idealize edilmiş yaşamları ve gündeme dair olumsuz haberler, sabahın erken saatlerinde stres seviyesini artırıyor. Dr. Vigliotti ve Prof. Hines, bu tür içeriklerin gün boyu sürecek bir olumsuzluk ve motivasyon kaybı yarattığını belirtiyor. Araştırmalar, sabah telefon kullanımıyla başlayan günlerde, bireylerin daha az motive olduğunu, dikkatlerinin dağıldığını ve duygusal olarak dengesiz hissettiklerini ortaya koyuyor. Uzmanlar, sabah saatlerinde alınan yüksek yoğunluklu bilgi ve uyarıcıların, günün geri kalanında sürdürülebilir odaklanmayı ve duygusal dengeyi zorlaştırdığını ifade ediyor.
Telefonu yatak odasının dışında bırakmak uyku kalitesini artırıyor
Uyku sağlığı uzmanları, telefonun gece yatak odasında bulundurulmamasının, sabah kaydırma alışkanlığını azaltmak için etkili bir yöntem olduğunu söylüyor. Gece boyunca telefonun başka bir odada şarj edilmesi, yatma zamanı ertelemesini önlerken, sabah saatlerinde de dikkatin dağılmasını engelliyor. Prof. Hines, "Telefonunuzu yatak odasının dışında tutmak, hem uykuya dalma sürecinde hem de sabah uyanma sırasında beyne gereksiz bilişsel ve duyusal uyarım gelmesini önler," dedi. Bu çevresel değişikliğin, sirkadiyen ritmin korunmasına ve dikkat istikrarının sağlanmasına yardımcı olduğu belirtildi. Uzmanlar, özellikle sabah saatlerinde doğal ışığa maruz kalmanın ve hareket etmenin, hem enerji seviyesini yükselttiğini hem de uyku kalitesini artırdığını vurguluyor.
Güne doğal ışık ve hareketle başlamak öneriliyor
2024 yılında yapılan bir araştırmada, sabah saatlerinde güneş ışığına çıkan bireylerin, uyku verimliliğinde artış ve gece uyanmalarında azalma yaşadığı tespit edildi. Düzenli sabah güneş ışığı, D vitamini seviyesini yükselterek, hem uyku kalitesini hem de kardiyovasküler sağlığı olumlu etkiliyor. Uzmanlar, sabah saatlerinde egzersiz yapmanın, beyin sapı ve kortikal uyanıklık sistemlerini kontrollü bir şekilde aktive ettiğini ve dijital içeriklerin yarattığı anlık tatminin aksine, sürdürülebilir odaklanma ve iyi bir ruh hali sağladığını belirtiyor. Sabahları dışarıda yürüyüş yapmak veya hafif egzersizlerle güne başlamak, telefon ekranından alınan hızlı dopamin artışı yerine, daha dengeli ve kalıcı enerji seviyeleri sunuyor. Eğer dışarı çıkmak mümkün değilse, sabahın ilk dakikalarında haberlere veya mesajlara bakmadan kendine zaman ayırmak, zihinsel olarak güne daha hazırlıklı başlamayı sağlıyor.
Uzmanlardan sabah alışkanlıklarını değiştirme çağrısı
Psikiyatrist ve uyku tıbbı uzmanı Dr. Alex Dimitriu, sabah saatlerinde telefona uzanmanın, beynin doğal uyanma sürecini bozduğunu ve gece uykusunu olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Dimitriu, "Sabah, zihnin ve bedenin temiz bir sayfa ile güne başladığı kısa ve değerli bir penceredir. Bu zamanı, dışsal uyarıcılardan uzak, kendi ihtiyaçlarınıza odaklanarak değerlendirin," dedi. Dr. Vigliotti ise, sabah ilk 20 dakikada telefona bakmamanın, güne daha odaklanmış ve niyetli bir başlangıç yapılmasına yardımcı olduğunu söyledi. Uzmanlar, sabah alışkanlıklarında yapılacak basit değişikliklerin, enerji seviyeleri, ruh hali ve genel sağlık üzerinde büyük farklar yaratabileceğini vurguluyor. Sabah saatlerinde telefon kullanımını azaltmak, doğal ışık almak ve hareket etmek, hem zihinsel hem de bedensel sağlığı güçlendiriyor.
Sonuç olarak, sabah uyanır uyanmaz telefona bakmak, kısa vadeli bir rahatlama sunsa da, uzun vadede enerji seviyeleri, odaklanma, ruh hali ve uyku kalitesi üzerinde olumsuz etkilere yol açıyor. Uzmanlar, bu alışkanlığı terk ederek, güne doğal ışık ve hareketle başlamanın, hem gün içindeki verimliliği hem de genel sağlık durumunu önemli ölçüde iyileştireceğine dikkat çekiyor.
- Popüler Haberler -
Jean pantolonlarınızı farkında olmadan mahvediyorsunuz? Bu hatayı hemen bırakın!
Sağlıklı beslenme neden işe yaramıyor? Cevap düşündüğünüzden farklı olabilir
Dövmelerdeki gizli tehlike! Bağışıklık sistemi risk altında
Uzmanlardan süpermarket kasalarında gizli alışveriş tuzağı uyarısı
Çim bakımı uzmanlarından yabani otlarla mücadelede 5 etkili yöntem
Her gün süt içmek vücudunuz için neden şart? İşte yanıt



